Belirtilen sebeplerle ---- tarihinden sonra da zararın devam ettiği ispatlamadığından ve bir kere ödeme yapılara davacı zararı karşılanmakla haksız eylem ile zarar arasında illiyet bağının kesildiği, maddi tazminat isteminin unsurlarının bulunmadığı, aksinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleri ile davacı şirketin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı ---- açtığı manevi tazminat davası mirasçıları tarafından takipsiz bırakılmakla bu davacının açtığı manevi tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı --- açtığı manevi tazminat davasına gelinecek olunursa; TBK 58.maddesinde; kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir....
- K A R A R - Dava, takibe konulan senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatı ve haksız icra takibi nedeniyle başlatılan takipte uğranılan manevi zararın tahsili ile haczedilerek açık artırma yolu ile satılan menkullerin piyasa değerinin tespit edilerek istirdadına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacıya cevap vermemiştir. 14.02.2006 tarihli celsede, davalı asil, dava dışı ...’un galerisine gelerek araç almak istediğini söylemesi üzerine 17.06.2003 tarihli harici oto alım sözleşmesi imzaladıklarını, bir kısmı peşin, diğerini davaya konu 4 adet bono vererek karşıladığını, arabayı ...’a teslim ettiğini, davacı ... ile ticari ilişkisi olmadığını belirtmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya icra dosyasındaki senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile % 40 tazminat tutarı 2.160.00....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, kambiyo takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise, manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2016 tarih, 2014/30 E. ve 2016/236 K. sayılı kararında, şirket adına istenen manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği, davacıların haksız haciz nedeniyle üzüldükleri ve manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği gerekçeleriyle ... için 2.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir....
Şti aleyhine başlatılan icra takibi sırasında dava dışı şirket ile oluşturduğu adi ortaklığın .........'ndeki hak edişlerine davalı tarafından haksız yere haciz konulduğunu, bahse konu haczin icra mahkemesince iptal edildiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı şirket ile dava dışı şirketin oluşturduğu adi ortaklığın hak edişlerine davalı tarafından konulan haciz nedeniyle maddi zarara uğrandığı ve davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirket, haksız haciz nedeniyle ticari itibarının zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bu davada öncelikle davalı takip alacaklısının haciz yapmakta haklı olup olmadığının irdelenmesi gerekir. Davalı, dava dışı takip borçlusu olan ..... ........... Hiz. San. Taah. Paz. Ltd. Şti....
etmiştir.Dava, haksız icra takibi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/356 Esas KARAR NO:2023/432 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:20/01/2016 KARAR TARİHİ:23/05/2023 DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının sağlanması maksadıyla ---------dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibi yapıldığını, borçlunun süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ------- karar sayılı ilamı, ------- tarihlerini kapsayan -----rücu talebine havi -----yevmiye nolu ihtarnameleri, --------- esas sayılı icra dosyası nazara alındığında borçlunun itirazının kabul edilebilir vasıfta olmadığını, yargılama sırasında gösterecekleri deliller ışığında bu durumun ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptali ile idare alacağının takip tarihinden itibaren reeskont faizi, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin...
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 25/05/2005 tarihli senede karşılık yapıldığı belirtilen ödemenin 24/05/2005 tarihli davaya konu 4.000 TL bedelli senede karşılık yapıldığının tespit edildiği, davalının cari hesaplarında da bu senet karşılığı ödemenin 06/06/2005 tarihinde yapıldığının belirlendiği, davacının davalıya cari hesap ve senetler karşılığı herhangi bir borcu bulunmadığı halde davalının davacı hakkında haksız yere icra takibine giriştiği ve davacının icra tehdidi altında fiili haciz yaşamamak amacı ile 07/10/2005 tarihinde haciz tutanağında yazılı olan 5.584,75 TL yi haricen davalı alacaklı vekiline ödediği, ayrıca talimat dosyası içeriğinden davacının toplam 67.40 TL daha ödeme yaptığı böylece haksız icra takibi nedeniyle yaptığı ödeme miktarının talep miktarının üzerinde 5.652,15 TL ye ulaştığı, davalı taraf alacaklı olmadığı halde davacı aleyhine icra takibinegirişerek haciz işlemi yaptığı ve davacının iş yerine iki...
Bu nedenle vadesinde ödenmeyen bir borç nedeniyle alacaklının başlattığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu söylenemez. Ancak, borcun ödenmesinden sonra alacaklının icra takip işlemlerine devam etmesi ve bundan sonra eldeki menfi tespit davasının açılmış olması nedeniyle "haksız ve kötüniyetlilik" olgusunun icra takibinden sonra gerçekleşmesi hâlinde de tazminata karar verilip verilemeyeceği hususu tartışılmış ve İİK'nın 72/5. maddesinin borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan "takibin" haksız ve kötüniyetli olmasını aradığı, burada "takibin" denilmekle takip tarihindeki haklılık durumunun esas alındığı, böyle olunca da somut olayda davacı lehine İİK'nın 72/5. maddesindeki tazminat koşullarının oluşmadığı kurul çoğunluğu tarafından kabul edildiğinden bu husus bakımından özel daire kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.” gerekçesiyle direnme kararı kötüniyet tazminatı açısından bozulmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/04/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi ve haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı, davacının menfi tespit davasından faiz istemediğini, ödediği parayı ihtirazı kayıtsız geri aldığını ve yeniden faiz talebinde bulunamayacağını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, faize ilişkin talebin BK.nun 113. maddesi uyarınca reddine, manevi tazminat yönünden kabulüne, 10.000.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı davalı tarafından haksız yere yapılan icra takibi nedeni ile 13.077.438.000 TL. ödemek durumunda kaldığını, açtığı menfi tespit davası ile bunun iadesine karar verildiğini ileri sürerek faiz ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 10.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir....


