Davacı dava dilekçesinde, davalının telefonla tehdit ve hakaretlerine dayalı olarak manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece tazminat miktarı belirlenirken davalının dava dilekçesine konu edilen ve dava tarihinden önce meydana gelen hakaret ve tehdit eylemlerinin yanında dava tarihinden sonra meydana gelen mala zarar verme ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet eylemlerini de değerlendirildiği anlaşılmış olup; talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisideki kağıtlar incelenerek geregi görüşüldü.Dava, hakaret ve tehdit eylemlerine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, tarafların evli olduğunu boşanma aşamasında davalının wathsapp mesaj programını kullanarak hakaret ve tehdit içerir mesajlar yolladığını beyan ederek manevi zararın tazminini istemiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, boşanma davasında davacı yararına manevi tazminata hükmedildiği, ayrıca tazminata karar verilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından ve özellikle dava dilekçesinden davacının davalı tarafından 02/08/2012, 13/08/2012, 03/10/2012, 06/10/2012, 07/10/2012 ve 20/10/2012 tarihlerinde gönderilen mesajlar nedeniyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır....
, borç para vermek, hakaret ve yaralama eylemlerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/365 Esas sayılı dava dosyasında, davacı olan davalının verdiği dava dilekçesi içeriğinde yer alan hakaret niteliğindeki ifadeler nedeniyle ve ayrıca davalının değişik tarihlerdeki tehdit eylemleri nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararların ödetilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı taraf maddi tazminat isteğini atiye terk ettiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile davalı vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden, davalının davacılara yönelik eylemleri nedeniyle Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/211 Esas sayılı dosyası ve Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/1075 Esas sayılı dosyası ile mahkumiyetine karar verildiği, davacılar tarafından bu ceza dosyalarına konu eylemler nedeniyle daha önceden İzmir 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek eş tarafından kadın eşin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden, davalı-davacı kadın eş tarafından ise tazminat miktarları ve reddedilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden birlik görevlerini yapmayan eşine hakaret ve tehdit eden erkek eş ile, eşini evden kovan, birden fazla hakaret ve tehdit mesajı yazan davalı-davacı kadın eşin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşit kusurlu bulunduklarının anlaşılmasına göre davalı-davacı kadın eşin tüm, davacı-davalı erkek eşin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Eşit...
Davacı, davalının kendisine karşı işlediği hakaret, tehdit ve ihkak-ı hak eylemleri nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının davacıya karşı hakaret ve tehdit ettiği, yine ihkak-ı hak suçuna eksik teşebbüsü nedeniyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir....
Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının makul sürat ve özenle yargılama usul yükümlülüğü yönünden de ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde açıklamalara yer verildikten sonra Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi ve usule ilişkin boyutlarının ihlal edildiğine ve katılana net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Anlaşılmaktadır....
Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının makul sürat ve özenle yargılama usul yükümlülüğü yönünden de ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde açıklamalara yer verildikten sonra Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi ve usule ilişkin boyutlarının ihlal edildiğine ve katılana net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Anlaşılmaktadır....
Davacıya yönelik hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle davalılar hakkında ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonrasında davalıların eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Yerel mahkemece; davanın maddi tazminat bakımından reddine; manevi tazminat bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir....
Davacı ve davalı, aynı Devlet Hastanesi'nde hekim olarak çalışmakta olup; kamu görevlisi sıfatını taşımaktadırlar. Asıl davada, hakaret ve tehdit eylemleri; karşılık davada ise, hakaret, tehdit ve süreklilik arzeden yıldırma eylemleri (mobbing) nedeniyle manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur. Kural olarak, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlar hizmet kusuruna ilişkindir. Hizmet kusuruna dayanan tazminat istemlerinin de, idari yargı yerinde ve idareye karşı yöneltilmesi gerekir. (Anayasa m.129/5, 657 sayılı Yasa m.13). Ancak, kamu hizmeti kavramı ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayacak, görev gereklerinden ve sınırlarından ilk bakışta ayrılabilen ve nesnel kurallarla belirlenmiş kamusal çerçevenin dışına çıkan eylem ve işlemler; hizmet sırasında yapılmış olsalar bile, artık kamu hizmeti olarak nitelendirilemezler. Buna bağlı olarak da, yukarıda vurgulanan anayasal ve yasal hükümler kapsamında değerlendirilemezler....


