"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/02/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tehdit eylemine yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, alenen hakaret, tehdit ve kasten yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....
Davacı, 08/11/2006 tarihinde ameliyat yaparken, davalının maskesiz şekilde ameliyathaneye girip hastanın yanına kadar geldiğini, kendisini maske takması için uyardığını, davalının ameliyat ekibinin yanında kendisine hakaret ve tehdit içeren beyanlarda bulunduğunu belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin birleşen davanın reddine dair ilk kararı Dairemizin 16/12/2014 gün ve 2014/5809 esas, 2014/17299 karar sayılı ilamı ile; davalı hakkında 08/11/2006 tarihinde işlendiği iddia olunan hakaret ve tehdit suçlarından ........
Davacı, davalı ile yaklaşık 2 yıl süren arkadaşlığını bitirmesi üzerine davalının cep telefonuna hakaret ve tehdit içeren mesajlar gönderdiğini, çalıştığı işyerine asılsız ithamlarda bulunduğu bir e-mail gönderdiğini ve facebook isimli paylaşım sitesinde "bir insanı tanımak" başlıklı bir yazı yayınlayarak kendisini aşağılayıcı ifadeler kullandığını, bu nedenle işyerinden istifa ettiğini belirterek 2500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat ödetilmesini istemiştir. Davalı, zarar verme kastı ile hareket etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
aleyhine 19/06/2015 gününde verilen dilekçe ile hakaret sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
öldürürüm." diyerek tehdit ettiği, davalı-karşı davacı kadının da güven sarsıcı davranışta bulunduğu, davacı-karşı davalı erkeğin de dava açmakta haklı olduğu ve davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğu, erkeğin ise birlik görevlerini yerine getirmediği, fiziksel şiddet uyguladığı, tehdit ve hakaret içerikli sözler sarf ettiği, davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulüne karar verilmiştir....
Davacı, davalıların kendisini dövdüklerini, hakaret ve tehdit ettiklerini belirterek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir. Davalılar, davacının kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların haksız tahrikin etkisiyle davacıya karşı kasten yaralama, silahla tehdit ve hakaret suçlarını işledikleri gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi zarara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından buna ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile ceza dosyasında alınan 17/10/2007 tarihli rapora göre davacının davalılar tarafından yaralandığı sabittir. Davacı, yaralanması nedeniyle iş ve güçten kalma tazminatı talebinde bulunduğuna göre, başkaca herhangi bir belge ibraz etmese bile, iş ve güçten kalma zararının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Bu şekilde davacının zararı belirlenemezse BK.'nın 42. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve davalı-karşı davacı ... aleyhine 24/07/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine dair verilen 29/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Asıl ve karşı dava, yaralama ve hakaret eylemleri sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı-karşı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen tedbir nafakası, iştirak nafakası ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, davalı-davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı, hakaret ve tehdit ettiği bu eylemleri nedeniyle hakkında kamu davaları açıldığı, davacı-davalı kadının ise eşine hakaret ettiği belirtilerek davalı-davacı erkek ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, yapılan yargılama...
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava davacıları ... ve ..., davalının kendilerine hakaret ettiğini, birleşen dava davacısı ... ise davalının kendisine hakaret ve tehdit ettiğini bu nedenle yapılan ceza yargılaması sonucunda cezalandırıldığını, verilen cezanın kesinleştiğini belirterek uğradıkları manevi zararın giderilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın zaman aşımına uğradığını, iddiaların gerçek dışı olduğu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, asıl ve birleşen davada davalının sözlerinin hakaret oluşturacak nitelikte kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davalının davacı ...’a yönelik hakaret ve tehdit suçunu işlediğine dair davacı iddiası dışında herhangi bir delil olmadığı, bu nedenle de iddia edilen eylemlerin sübuta ermediği anlaşılmaktadır....
Fakat böyle bir üzüntü BK'nın 49. ve MK'nın 24. maddesinde korunan kişisel hakların ihlalinden doğan bir eylem niteliğinde değildir. Ancak kişiye yönelik hakaret gibi haksız fiil teşkil eden bir eylem bulunması halinde manevi tazminat istenmesi mümkündür. Davacı BK'nın 49. madde kapsamında manevi tazminata hükmedilmesini gerektiren davalının haksız fiil niteliğinde eylemi bulunduğunu da kanıtlayamamıştır. Mahkemece de manevi tazminata dayanak teşkil eden kusurlu eylemin ne olduğu gösterilmemiştir. Bu nedenle manevi tazminat isteminin tümüyle reddi gerekirken bu talebin kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış..." şeklindeki ilamından da anlaşılacağı üzere davacı yan tarafından sözleşmeye aykırılığı aşan şekilde davalının haksız fiil niteliğinde bir eyleminin kanıtlanamadığından bu alacak kaleminin reddine karar verilmiştir....


