Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın çekişmesiz yargı işi olup görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın malvarlığı haklarına ilişkin olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda davacı, maliki olduğu taşınmaz üzerinde tedbir şerhi bulunduğunu belirterek tapu kaydındaki haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmektedir....
işlemi ve bu işleme dayanılarak aracına konulan ihtiyati haciz şerhinin iptaline, banka hesabından tahsil edilen 3.862,53-TL'nin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir....
Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 3. kişi vekili, 28/02/2015 tarihinde borçlunun haciz yapılan adresteki mallarını fatura karşılığında tüm yasal işlemleri yapılarak borçludan satın alındığını, haciz yapılan işyerinin de mülkiyet sahibinden 01/03/2015 tarihinde kiralandığını, müvekkili ile borçlu şirket arasında herhangi bir ticari bağlantı olmadığını, buna rağmen mülkiyeti müvekkiline ait dava konusu mallar üzerine haciz uygulandığını, malların davacıya ait olduğunu destekleyen faturaları da sunduklarını iddia ederek, istihkak davasının kabulü ile, müvekkiline ait mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.05.2015 tarihli beyan dilekçesinde ise davacı vekili, alacaklı ve borçlunun anlaştığını, malların davacıya teslim edileceğini, bu sebeple davadan feragat...
Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Kartal Orman İşletme Şefliğinin tüzel kişiliği bulunmadığından öncelikle dava ve taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, Pendik ilçesi 810 nolu parselin tamamının Ömerli Barajı Mutlak Koruma alanında kaldığını, Pendik ilçesi 810 nolu parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde 03.02.1995 tarihli ve 317 yevmiye ile 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi şerhinin mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazın mutlak koruma alanında kaldığından, kamulaştırma şerhinin kaldırılması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....
, davacının, bu şerh konusunda bilgi sahibi olup, tapu sicilinin aleniliği ilkesi karşısında şerhten haberinin olmadığını iddia edemeyeceği gibi, sözleşmeyi bu bilgiyle imzaladığından, gelinen aşamada ipoteğin terkinini de talep edemeyeceğini, huzurdaki davada müflis şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı, taşınmaz üzerindeki haciz ve ipoteklerin kaldırılmasını talep etmişse de taşınmaz üzerine haciz ve ipotekleri tesis eden müflis şirket olmadığından haciz ve ipoteklerin kaldırılması talebini müflis şirkete yöneltemez....
Sayılı Karar ile bahse konu hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, araçlar ve banka hesapları üzerindeki hacizler kalkarken daha önce defalarca haciz ve terkin sürecinin yaşanmış olmasının yarattığı güvensizlik nedeni ile Çankaya Tapu Müdürlüğü dosyaya gönderdiği 30.12.2016 tarihli haczin mahkeme kararı çerçevesinde kaldırılması yönlü ......
İflas idaresinin davaya konu taşınmaz üzerine iflas şerhinin konulmasına ilişkin kararı, tamamen iflas masasının ve dolayısıyla iflas masasından alacaklı olan yüzlerce alacaklının menfaatlerini korumak ve iflas masasının imalat alacağı için tahsil garantisi oluşturduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararında da değinildiği üzere iflas şerhinin konulmasında iflas masasının hukuki yararının bulunduğu tartışmasız olduğunu belirterek; arz ve izah olunan gerekse Dairenizce resen nazara alınacak sebeplerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık; davacılar adına kayıtlı taşınmaz tapu kaydına işlenen iflas şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür....
Bu durumda 24.07.2014 tarihli ek ihtiyatî tedbir kararından sonra borçlu şirket hakkında ihtiyatî haciz uygulanamayacağından, yukarıda açıklandığı üzere (17. nolu paragrafta) yeni bir haciz işlemi olan 07.08.2014 tarihinde yapılan haciz işlemlerinin kaldırılması gerekir. 23. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında ihtiyatî haczin bir icra takip işlemi olmadığı ancak İstanbul Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.07.2014 tarihli ara kararın icra mahkemesince yorumlanamayacağı, 02.07.2014 tarihinden sonra ihtiyatî haciz uygulanamayacağından ihtiyatî hacizlerin kaldırılması gerektiği gerekçesi ile 07.08.2014 tarihli haczin yeni bir haciz işlemi olmadığı gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 24. Diğer taraftan, icra mahkemesinin direnme kararından sonra İstanbul Anadolu 2....
Bu durumda 24.07.2014 tarihli ek ihtiyatî tedbir kararından sonra borçlu şirket hakkında ihtiyatî haciz uygulanamayacağından, yukarıda açıklandığı üzere (17. nolu paragrafta) yeni bir haciz işlemi olan 07.08.2014 tarihinde yapılan haciz işlemlerinin kaldırılması gerekir. 23. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında ihtiyatî haczin bir icra takip işlemi olmadığı ancak İstanbul Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.07.2014 tarihli ara kararın icra mahkemesince yorumlanamayacağı, 02.07.2014 tarihinden sonra ihtiyatî haciz uygulanamayacağından ihtiyatî hacizlerin kaldırılması gerektiği gerekçesi ile 07.08.2014 tarihli haczin yeni bir haciz işlemi olmadığı gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 24. Diğer taraftan, icra mahkemesinin direnme kararından sonra İstanbul Anadolu 2....
Buna göre haczin kaldırılması için 5 yıllık süre içerisinde tescil davası açılması ve 3. kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunlu olup, şikayete konu taşınmazın tapu kaydına 17.06.2008 tarihinde satış vaadi şerhinin işlendiği, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya tescilinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca açılan tapu iptali v e tescil davası uyarınca tescil işleminin gerçekleştiği, 5 yıllık sürede kanun maddesinde belirtildiği üzere hem dava açılması hem tescilin gerçekleşmesi şartının birlikte arandığı, somut olayda bu şartın yerine getirilmediği dolayısıyla mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu görülmektedir....


