İcra Müdürlüğünün 2009/3802 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 27/09/2016 tarihinde borçluya annesinden intikal eden 12 adet taşınmaz üzerine haciz konulmasının talep edilmesi üzerine Niğde Tapu Müdürlüğünün 28/09/2016 tarihli ve 23367 yevmiye numaralı işlemi ile borçlunun hissesi bulunan 12 adet taşınmaza haciz şerhinin işlenildiği, 21/10/2016 tarihinde alacaklı asıl tarafından 3 adet taşınmaza ait ada ve parsel bilgisi verilerek bu taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasının istenildiği ve Niğde Tapu Müdürlüğünün 24/10/2016 tarihli ve 25760 yevmiye numaralı işlemi ile belirtilen 3 adet taşınmaz üzerindeki haczin kaldırıldığı, daha sonra alacaklı asıl tarafından tarihsiz bir talep dilekçesi ile ada ve parsel bilgisi verilen bir adet taşınmaz üzerindeki haczin de kaldırılması istenildiği, ancak bu talebin icra müdürlüğünce reddedildiği, sonrasında ise başkaca bir talep olmamasına rağmen 13/03/2017 tarihli müzekkere ile Niğde Tapu Sicil Müdürlüğünün 28/09/2016 tarihli 23367 yevmiye...
a ait payına 14/05/2014 tarihinde haciz şerhi konulduğunu, bu haciz üzerine davalı ...'ın mal kaçırma eylemi içerisine girdiğini, adına kayıtlı taşınmazı 14656 yevmiye ile 15/05/2014 tarihinde haciz şerhinin işlenmesinden 1 gün sonra diğer davalı ...'ya sattığını, davalı ...'in taşınmazı hacizli olarak satın aldığını, taşınmaz üzerindeki hacizlere ilişkin borçları ödeyerek hacizleri kaldırdığını, davacının davalı borçludan başka alacaklarınında bulunduğunu, davalılar arasında yapılan satışın muvazaalı olarak yapıldığını, davalı borçlu adına başka kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, yapılan hacizlerde haczedilecek bir malada rastlanmadığını, davalıların akraba olup davalı ...'in taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün olmadığını, tapuda gösterilen değerin rayiç değerden çok düşük olarak gösterildiğini belirterek dava konusu taşınmaza ilişkin satışın iptali ile taşınmaz için davacıya cebri icra yapabilme yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir....
GEREKÇE : Dava, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması talebine yöneliktir. İhtiyati haciz isteyen tarafından, bonodan mütevellit borcun ödenmediği belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Çözümlenmesi gereken sorun dava konusu teminat senedi bakımından ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceği noktasındadır. İhtiyati haciz, İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257....
A.. vekili, teslim şartları gerçekleşmiş ise davacı adına olan daireler üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasını kabul ettiklerini, kabulden dolayı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, diğer davalılar yargılamaya katılmamıştır....
30.06.2022 tarihine dek kaldırılması halinde müvekkiline derhal ödenmek koşulu ile ilgili satış bedelinden mahsup edilen 1.000.000,00-TL nin davalılar yedinde bloke olarak 13.05.2022 tarihli ek sözleşme kapsamında bırakıldığını, müvekkilince 13.05.2022 tarihli ek sözleşme kapsamında satışa konu taşınmaz sicilindeki ----İcra Dairesi---- Esas sayılı dosya üzerinden -----lehine tesis edilmiş İİK 150/c şerhinin icra müdürlüğünce yazılan 29.06.2022 tarihli müzekkere kapsamında aynı tarihte kaldırılması sağlandığını, dolayısı ile bakiye satış bedeli olan 1.000.000,00-TL bedelin davalılarca müvekkiline ödenmesi gereğinin kesinleştiğini, buna rağmen davalılarca müvekkilinin haklı alacağı ödenmediği gibi müvekkilince başlatılan icra takibine de gerekçesiz ve haksız olarak itiraz edilerek müvekkilinin haklı alacağına kavuşması engellenerek huzurdaki davanın açılmasına sebep olunduğunu, açıklanan gerekçelerle her iki davalının da ---- İcra Mahkemesi ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış...
Bu işlemin yapılmaması, bir diğer deyişle haczin sonraki tarih esas alınarak konulması hâlinde alacaklının, ilk haciz tarihinde takyidatta bulunmayan hacizlerin ve ipoteklerin altına düşeceği ve bunun da yasaya aykırı biçimde kaldırılan haciz karşısında önemli bir hak kaybı olacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında eski tarihli haciz konulamayacağı, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesinin gerekmediği ve kararın bozulmasının geriye etkili sonuç doğurmayacağı, tapu sicili mevzuatı bakımından da geçmiş tarihli gün ve yevmiye numarası verilebilmesinin mümkün olmadığı; alacaklının talebi ile zaten 18.12.2013 günlü haciz şerhinin işlendiği ve taşınmazı hacizli olarak satın alan yeni malikin haczin kaldırılmasından sonra da borçtan sorumlu tutulmaya devam edilemeyeceği, alacaklının hak kaybının icra hukuku tekniği içinde çözümlenmesi gerektiği ileri sürülmüşse de bu görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiştir....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında banka hesabına konulan haciz ile öğrenilen 2003-2004 yıllarına ilişkin re'sen tarh edilen gelir vergisi ve katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
İcra Müdür yardımcısı tarafından imzalandığı, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan borçlunun müsnet suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verildiği, dava konusu aracın 03.04.2009 tarihinde Noterde tanzim olunan araç satış sözleşmesi ile borçlu tarafından davacı üçüncü kişiye satıldığı, haciz şerhinin ise bu tarihten sonra 06.05.2009 tarihinde işlendiği, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı satış yapıldığını gösterir bilgi ve belge bulunmadığı, üçüncü kişinin ilk haczin kaldırılmasında kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir....
Kat 8 nolu bağımsız bölüm mesken olarak 1/4 hissesi müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı Kurum tarafından davacıya ait paya haciz şerhi konulduğunu, hacze karşı meskeniyet iddiasında bulunduklarını ve haczin terkinine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, meskeniyet iddialarının kabulü ile neticede haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı Kurum vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir....
Ziraat Bankası AŞ. lehine 22.04.2011 tarih, 9399 yevmiye numaralı 157.500,00 TL bedelli ipotek şerhinin bulunduğu ve bankanın 11.09.2015 tarihli yazı cevabında da ipotek alacağının devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür. O halde, mahkemece, borçlu ...'...


