Dava konusu somut olayda ilk derece mahkemesince; bağımsız bölüm üzerindeki haciz şerhinin arsa sahibinin borcundan kaynaklandığı, haciz şerhinin konulduğu tarihte kat karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmediği gibi, davalı alacaklı ...’ın haciz koydurduğu taşınmaz ya da bağımsız bölüm üzerinde inceleme yaparak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaatın devam ettiğini ve bu yerin yükleniciye ait olduğunu araştırması beklenemeyeceğinden ve davalıların murisinin kötüniyetli olduğu davacı tarafça da kanıtlanamadığından tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereği, yükleniciye ait olması gerekip haciz şerhinin konulduğu tarihte arsa sahibi adına kayıtlı bağımsız bölüm üzerine arsa sahibinin alacaklısının koyduğu haciz şerhinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmadığından kararın davalı ... mirasçıları yararına bozulması uygun bulunmuştur....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin araçları üzerine konulan haciz şerhinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu haciz işleminin dayanağını oluşturan amme alacağına ilişkin olarak davacının mahsup/iade talebinin reddine dair işleme karşı açılan davanın kabulüne karar verildiği görüldüğünden dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir....
Köyü 371 sayılı parselin tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iken, yine kesinleşmiş 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili, tapu kaydındaki SGK. lehine konulan haciz şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline SGK. ... lehine konulan haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ..., Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve davalı SGK. ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haciz şerhinin kaldırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04.12.2019 gün ve 2019/3839 Esas- 2019/8247 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. 1) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir....
MUHALEFET ŞERHİ Kooperatif üyesi olan davacı, kooperatife olan tüm edimlerini yerine getirdiğini belirterek, hacizlerden arınmış olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.Yerel mahkeme tapu iptal ve tescil talebini kabul etmiş, bağımsız bölüm üzerindeki haczin, belediye tarafından konulduğunu, mevcut haczin kaldırılması görevinin idari yargıya ait olduğunu belirterek, davalı ... açısından açılan davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine Dairemizin Sayın çoğunluğu, tapudaki haciz şerhinin terkini taleplerinin adli yargıda görülmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozma gerekçesinde, tahakkuk ettirilen cezanın ödenmemesi nedeniyle haciz konulduğunu, konulan haczin kaldırılmasında verilen cezanın haklı olup olmaması değerlendirilmediğinden idari yargının görevli olmayacağı belirtilmiştir....
şerhini sahte imza ile kaldırdığından bahisle yapılan şikayet üzerine, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aracı devralan şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak beyanının alınması, vergi dairesinde yapılan haciz şerhinin kaldırılması ve borçların yapılandırılması işlemleri ile ilgili memurların beyanlarına başvurulması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 04.01.2018 tarih ve 2017/10367 Soruşturma-2018/266 Karar sayılı kovuşturmaya...
Ancak, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı ve bu bölüme yönelik davanın reddine karar verildiğinden, bu bölüme yönelik ipotek ve haciz şirhlerinin kaldırılması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince, yargılama giderlerinin davacı kurum üzerinde bırakılmaması, yine taşınmazın iptal edilmeyen bölümü üzerindeki ipotek ve haciz şerhinin kaldırılması doğru değil ise de, bu...
e ait taşınmazı hacizli olarak satın aldığını, haciz şerhinin kaldırılması için müvekkilinin alacağının davalı nezdindeki hesaba davacı tarafından yatırılmasının istenildiğini, ancak davalı bankanın davacının talebi dışında yatırılan parayı kendi alacağının olduğu hesaba geçtiğini ileri sürerek, davacı tarafından yatırılan paranın müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyası hesabına aktarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının amacının Vakıflar Bölge Müdürlüğünün Vakıflar Bankası'nın Tokat Şubesi'ndeki hesabına para yatırarak satın aldığı taşınmaz üzerindeki haczi kaldırmak olduğu, paranın banka çalışanının hatası yüzünden davalı bankanın dava dışı...'...
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ise dava konusu taşınmazın borçlu tarafından borcun doğumundan sonraki tarihte rayicinden çok düşük bir bedelle davalı 3.kişiye satıldığı, satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tasarrufun takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olacak şekilde iptaline; birleştirilen davada ise asıl davanın kabul görmüş olması nedeni ile birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6183 Sayılı Kanunun 27 vd maddeleri uyarınca kamu alacağından dolayı alacaklı İdare tarafından açılan tasarrufun iptali davası ile birleştirilen haciz şerhinin kaldırılması davasına ilişkindir....


