D.İş K.sayılı kararı ile genel kurul toplantısının yapılmasının tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu sefer daha önce açılan genel kurul kararlarının iptali davasının sonucunu akamete uğratmak adına işbu genel kurul toplantısının yapıldığını, davalı şirketin 27.07.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların, hem kanuna hem esas sözleşmeye hem de iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle; Dava ve taleplerinin kabulü ile 27.07.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, 27.07.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının tamamının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptallerine, alınan genel kurul kararlarının uygulanmasının (müvekkili ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, mutlak butlanla sakat, 132 sayılı yönetim kurulu kararı ile 09.06.2013 tarihli kat malikleri genel kurul kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Enerji Anonim Şirketine sattığını, davacıların noter satış belgesine ve vekilin yetkisine itiraz etmediğini, bütün bu somut gerçeklikler davacıların iddiasının kötüniyete dayalı olduğunu ortaya koymakla birlikte, eldeki dava genel kurul iptal davası olduğundan, bu davada incelenme olanağı olmayan, ortaklık pay defterine ve ticaret sicil kayıtlarına uygun yapılan genel kurala davet ve doğru bir yöntemle düzenlenen hazır bulunanlar listesine göre yapılan genel kurulun hukuka uygun olduğunu, iptal isteminin reddi gerektiğini, davacı yanın, yönetim kurulu kararlarının geçersizliği ve şirkete kayyım tayin edilmesi talebinin de yasal dayanağının bulunmadığını, davacı yanın, iptalini talep ettiği genel kurulda alınan kararlar hukuken geçerli olduğundan genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulunun aldığı kararların geçersizliğini ve ve bu nedene dayalı olarak şirkete kayyım atanmasının talep edilemeyeceğini, GEREKÇE : Dava, Anonim şirket genel kurulunda alınan karaların yokluk ve mutlak...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı Kooperatifin 28.02.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile ilgili olarak, kooperatif üyesi olduğu halde müvekkiline usulüne uygun çağrı ve tebligat yapılmadığını ileri sürerek, genel kurul toplantısı ve kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir....
Boğazlıyan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin 23.06.2019 tarihli genel kurulunda çağrının usulüne uygun yapılmadığını, oylama sonucunda müvekkilleri olan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibra edilmediklerini, genel kurul işlemlerinin ve seçimlerinin emredici hukuk kurallarına ve ana sözleşmeye aykırı yapıldığını, bu nedenle mutlak butlana tabi olduğunu, genel kurul toplantısında bilançonun usulünce değerlendirilmeyip ibra işleri hususunda eksik ve yetersiz düzenleme yapıldığını ileri sürerek mevcut yönetim ve denetim kurulunun yetkilerini kullanmasının tedbiren durdurulmasına, gerekli görülmesi durumunda kooperatifi seçime götürecek ve genel kurulu toplayacak kayyım tayinine, genel kurul toplantısının ve seçimlerin mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile genel kurul toplantı tutanağının 12. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Bu durumda dava konusu genel kurul toplantısı TTK'nın 617/3. maddesi delaletiyle aynı yasanın 416. maddesi uyarınca çağrısız toplantı niteliğinde olup, davacı ortağın söz konusu toplantıya katılmadığı sabittir. Bütün pay sahiplerinin iştirakiyle toplanıp karar alınmaması nedeniyle bu toplantıda alınan kararlar butlanla malül olduğundan, açılan davanın kabulü ile dava konusu 16/12/2021 tarihli Genel kurul ve alınan kararların mutlak butlan ile hükümsüzlüğünün tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
ne ait hisse senetlerini 1950 yıllarında satın aldığını, ellerindeki Halkbank A.Ş. hisse senetlerine dayanarak, davalı bankadan senetlerinin kar paylarını almak ve sermaye artırımlarına katılmak istemeleri üzerine, mülkiyet haklarının, yıllara sari olarak hukuka aykırı işlem ve eylemlerle değersizleştirilerek gasp edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek davalının tüm Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarının, mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olduğunun tespiti ile, 1969 yılından günümüze kadar, paydaşlar aleyhine alınmış (müvekkiline kar payı ödenmemesine, bedelsiz hisse senedi verilmemesine, sermaye artırımına katılmamasına vs dair) tüm Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarının iptaline, şimdiye kadar ödenmemiş kar paylarına mahsuben şimdilik 50,00 YTL'nin, tahakkuk tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsili ile, davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....
Yargıtay (kapatılan) 23.Hukuk Dairesi 21.12.2015 tarih ve 2015/1378 Esas, 2015/8335 Karar sayılı ilamında; genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş ise de; halen devam eden üyelikleri dolayısıyla bazı üyelerin genel kurulda hazır bulunması ve oy kullanmasında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı, bu şahısların üyelikleri daha önceden iptal edilmiş gibi üye olmayan şahısların genel kurula katıldığından bahisle genel kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesinin çelişkili ve hatalı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. B....
-K A R A R- Davacılar vekili, davalı kooperatifin 23.06.2009 tarihinde alınan genel kurul kararlarının usul ve esas açısından yasaya aykırı olduğunu, toplantı nisabına ulaşılmadığını, toplantıya gelen kişilerin kimlikleri ve üye olup olmadıklarının araştırılmadığını, çağrının usulsüz olduğunu, genel kurulda alınan kararlara muhalif kalınmasına rağmen tutanağa geçirilmediğini, genel kurulun 3. maddesiyle daha önce ihaleyle satışına karar verilen kooperatife ait dükkanların bedelsiz tahsis edilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 23.06.2009 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
e ait 120 hisse olmak üzere tamamı 240 hissenin müvekkili tarafından cebri icra yolu ile satın alındığını, satın alınan bu hisselerin müvekkili adına tescil edilmesi nedeni ile mali hakların ve ortaklık dengelerinin korunması için zorunlu hale gelen genel kurul toplantısı ile ilgili müvekkilinin göndermiş olduğu ihtarnamelerin yanıtsız kaldığını, davet merasimine riayet etmeksizin 13.11.2009 tarihli genel kurul toplantısının TTK'nın 370. maddesine göre sonuçlandırıldığını ileri sürerek, 13.11.2009 tarihli genel kurul toplantısı ve kararlarının mutlak butlan ile malul olması nedeni ile iptaline, gerçek hissedarların belirlenmesi, yönetim ve denetim organlarının yeniden seçilmesi açısından yapılacak toplantı için yeddi-adil tayinine, ortaklarca reddi halinde şirketin organsız kalmış olduğu gözetilerek TTK'nın 435. maddesi gereğince şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir....


