Hukuk Dairesi HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle genel kurul kararlarının bir kısmı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, diğer genel kurul kararları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/307 Esas sayılı davasının reddedilmesi nedeniyle de davalı şirketin mali tablolarında bir değişiklik gerçekleşmediği açık olup düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporu ile dava konusu genel kurul kararlarının iptal şartlarının bulunmadığı tespit edilmekle, dava konusu Genel Kurul kararlarının geçerli olduğu, mutlak batıl olduğuna veya iptaline karar verilmesini gerektirecek her hangi bir durumun bulunmadığı " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Kooperatifinin 13.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının emredici hukuk kurallarına aykırı olması nedeniyle butlanla malul olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun müvekkil kooperatifin 13.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında toplantıya katılanların oybirliği ile azledilen yönetim kurulunun başkanı olduğunu ve yönetimi esnasında 32 üyeyi herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın üyelikten ihraç ederek söz konusu üyeleri ihraç kararları kesinleşmeden KOOPBİS sisteminden çıkardığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle mahkemeden ... E. ... K. sayılı kararı ile olağanüstü genel kurulu için çağrı izni verildiğini ve bu kapsamda... ve....'...
Şti'nin taşınmazın satışındaki muvazaadan haberdar olmadığı ve iyiniyetli olduğunun kabulü gerektiği, satışı yapılan fabrika binasının davacı şirketin tek ve en önemli mal varlığı olduğu, şirkete ait tek taşınmazın genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca satışının geçersiz olduğu, 29...2004 tarihli olağan üstü genel kurulun 7. ve 8. maddelerinde anasözleşme değişikliği görüşülüp şirket sermayesinin ....124.000,00 TL'ye arttırılmasına, bu artışın şirkete ait gayrımenkulün satışından elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi suretiyle karşılanmasına karar verilmiş ise de gayrimenkulün satışından evvel alınmış bir karar bulunmayıp davanın açılmasından sonra alınan kararın görülmekte olan işbu davada hükme esas alınamayacağı, sermaye arttırım kararının da gayrimenkulün satışına açıkça izin verilmesi niteliğinde olmadığı, genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunca verilen yetkiye istinaden satılmasına dayalı işlemin kesin hükümsüzlük (butlan) niteliğinde olduğu, müeyyidesi mutlak butlan...
Bu nedenle kötü niyet itirazı, nispi veya mutlak ret nedenleri açısından değerlendirildiğinde, itiraz üzerine harekete geçilmesi nedeniyle nispi ret nedeni olarak kabul edilmelidir. 15. Tescil edilmiş bir markanın hükümsüzlük hâlleri 556 sayılı KHK’nin 42. maddesinde düzenlenmiş olup, 556 sayılı KHK’nin 42/1-a maddesinde aynı KHK’nin 7. maddesinde sayılan mutlak ret nedenleri; 42/1-b maddesinde ise aynı KHK’nin 8. maddesinde sayılan nispi ret nedenleri hükümsüzlük hâlleri arasında belirtilirken; kötü niyetli tescil, ayrı bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamıştır....
nin tarafından açılan davalı şirket genel kurul kararlarının butlan veya iptali istemi yönünden; Davacının, davalı şirketin pay sahibi olmadığı, bu durumda davalı şirket genel kurul kararlarının butlan veya iptali isteminde aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından, bu davacı tarafından açılan genel kurul kararlarının butlan veya iptali istemi davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;----- butlanına ilişkin ikame edilen davanın muhatabının ilgili şirket olduğunu, davanın, ---- yöneltilmesi hatalı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın müvekkilleri----------- bakımından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu ------- üzerinden ----- yıl geçtiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde kar payına ilişkin. saklı tutulduğu ifade edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, genel kurul kararlarının iptali için kanunda ----- aylık hak düşürücü süre düzenlenmiş olup davacıların süresinde bu davayı açmadıklarını, diğer yandan, davacıların butlan sebebi olarak göstermiş olduğu gerekçeler hiçbir şekilde söz konusu genel kurul kararının butlanını gerektirmemekte olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun fesih davası ve sermaye artırımlarını düzenleyen 456 ve 353 maddeleri uyarınca da genel kurul kararının iptali ----- aylık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu davanın -------- aylık hak düşürücü süre içerisinde...
Mahkemece; genel kurul çağrısının usulüne uygun olarak yapıldığının ispatlanamadığı, katılamayan ortak sayısının salt çoğunluktan fazla olduğu ve ancak davacı ... davadan feragat ettiği gerekçeleriyle, davacı ... bakımından feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar bakımından ise davanın kabulü ile genel kurulun iptaline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davası olup, mahkemece bir kısım üyelerin genel kurula çağrılmaması gerekçesiyle genel kurulun iptaline karar verilmiştir. Ancak, kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmamış olmasının ilgili üyelere bu toplantıda alınan kararların iptali için dava açma hakkını verdiği kabul edilmektedir....
Böyle olduğu saptanan bir toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitini ise, 1163 Sayılı Kanun’un 53. maddesindeki koşullar aranmaksızın genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu öne süren her ortak isteyebilir. Batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler için hiçbir hak ve borç doğurmaz. Bu gibi kararların iptali bir aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Bu nedenle, genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu ileri süren ortakların, genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart değildir. Dolayısıyla, genel kurul toplantılarına katılmayan ortakların bile böyle bir iddia ile dava açmaları mümkündür. KK.'nun 53. maddesi hükmüne göre, genel kurul kararlarının alındığı tarihten başlamak üzere bir ay içerisinde açılması gerekmektedir....
TTK'nun 445.maddesinde genel kurul kararlarına karşı iptal dava açma süresi 3 ay olarak gösterilmiş ise de işbu davadaki iptal sebebi genel kurul kararlarının kısıtlının katılmış gibi gösterilerek imzasının alınması suretiyle usulsüz olmasına ilişkindir. Gerçekten dava konusu yapılan genel kurul kararları incelendiğinde kısıtlı ...'ın ortak olarak imzasının bulunduğu görülmektedir. Oysa genel kurul kararlarından önce ... mahkeme kararıyla kısıtlanmıştır. Bu durumda vasisi olmadan genel kurul kararlarına katılması mümkün değildir. Söz konusu usulsüzlük kamu düzenine ilişkin olduğundan süreye ilişkin kısıtlamaların burada uygulanmaması gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere iptale konu genel kurul kararları kısıtlanma tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olmakla, ortak ...'...


