WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

un bu hakkı kendi şahsı lehine kullanarak ana sermayedeki payının %8'den %52'ye çıkardığını ve şirketin büyük ortağı haline geldiğini, müvekkilinin rüçhan hakkını karşılayabilecek kadar nakit varlığının bulunmadığını, sermaye artırımının ahlaka aykırı olduğunu, amacın müvekkili odanın pay oranını düşürmek ve büyük hissedar haline gelmek olduğunu, davalı yöneticilerinin zimmet suçundan yargılandığını, müvekkilinin yönetiminin değişmesi üzerine işbu davanın açılabildiğini, ahlaka ve adaba aykırı olan genel kurul kararlarının kesin hükümsüz olduklarını ileri sürerek davalı şirketin 14.11.2003 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan (3) nolu sermaye arttırım kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. II....

Dava, 16.09.2013 tarihli kat malikleri genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İptali istenen toplantıda alınan kararların mutlak butlanla batıl olmadığı ve kanunun öngördüğü 6 aylık sürede dava açılmadığı anlaşılmış olup dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/02/2018 günü oy birliği ile karar verildi....

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesi ile, davalı site yöneticiliğinin 15/09/2015 tarihinde toplandığını, bu toplantıda 634 sayılı Kanunun 29. maddesinin 1. fıkrası anlamında yönetim planında gösterilen toplantının zamanında yapılmadığını ve 15 günlük yasal çağrı sürecine de uyulmadığını, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca usulüne uygun yapılmayan genel kurul toplantısında ısı pay ölçer sistemlerinin kullanılmayacağına dair oy çokluğuyla alınan kararın Kanuna aykırı olup neticede yok hükmünde olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı site yöneticiliğinin 15/09/2015 tarihli genel kurul toplantısının ve alınan kararlarının iptalini, ısı pay ölçer sistemine geçilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....

Davalı vekili, genel kurul kararlarının iptali istenilen ...’nin 30.12.2002 tarihinde münfesih olduğunu, hükümsüzlüğü istenilen bazı genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davaların derdest bulunduğunu, genel kurul kararlarının batıl olduğunun seneler sonra ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....

Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul kararında davacı dışında ortak olan müdür ...'un faaliyet raporu, bilanço- kâr ve zarar hesapları hakkında oy kullandığı, kendi ibrası hakkında oy kullanarak kendisini ibraz ettiği, halbuki TTK'nın 619. maddesi uyarınca, şirket yönetimine katılan müdürlerin kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamayacaklarının emredici hüküm olarak düzenlendiğinden genel kurul kararlarının 2, 3, 4. maddelerindeki kararların emredici kurallara aykırı olması nedeniyle TTK’nın 447. maddesi uyarınca batıl olduğu yine, genel kurul kararlarının 5, 6 ve 7. maddelerinin sermaye arttırımına dönük talepler olup, öncesinde şirket müdürü ...'...

Tescil edilmiş bir markanın hükümsüzlük hâlleri 556 sayılı KHK’nin 42. maddesinde düzenlenmiş olup, 556 sayılı KHK’nin 42/1-a maddesinde aynı KHK’nin 7. maddesinde sayılan mutlak ret nedenleri; 42/1-b maddesinde ise aynı KHK’nin 8. maddesinde sayılan nispi ret nedenleri hükümsüzlük hâlleri arasında belirtilirken; kötü niyetli tescil, ayrı bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamıştır. Ancak 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde düzenlenmemiş olsa da tescil başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması hâli genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından, başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak öğreti ve uygulamada benimsenmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli ve 2008/501 E., 2008/507 K. sayılı kararı). Nitekim bu benimseme aynı zamanda 556 sayılı KHK'nin marka hakkının korunmasına ilişkin genel sistematiğine de aykırı düşmemektedir....

Kooperatifin ... tarihli genel kurul toplantısının 8. ve ... tarihli genel kurul toplantısının 3 numaralı kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti istemi irdelendiğinde; Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir. Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır....

nın 335. maddesi uyarınca, denetçi kararı ile 02.02.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, anılan toplantıda oy çokluğuyla yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin ve görev dağılımının yapıldığını, ancak anılan genel kurul toplantısı ve kararlarının usule uygun olmayıp, yoklukla sakat bulunduğunu ileri sürerek, 02.02.2011 günlü olağanüstü genel kurul toplantı ve kararlarının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptalini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketçe usulsüz bir şekilde 02.02.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında seçilen üç kişilik yeni yönetim kurulunca davalı şirketin ....03.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıldığını ileri sürerek, yeni yönetim kurulunun ....03.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına dair kararı ile bu karara dayalı çağrının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptalini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir....

Sahil Sitesinin vergi numarası ve sigorta numarasının bulunmadığını, iki site birlikte ...Sahil Sitesinin vergi ve sigorta numarasını kullandığını, ileride doğabilecek bir olumsuzlukta ...Sahil Sitesinin mağdur olacağını beyan ederek ...Sahil Sitesi'nin 02.08.2015 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararlarının mutlak butlanla yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davanın ...Tatil Sitesi’nin 02.08.2015 tarihinde yapılan kat malikleri genel kurulunun usulüne uygun yapılmadığından bahisle bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olduğu, toplantıya ...Tatil Sitesi kat maliklerinden başka ......

Türk Medeni Kanunun 83.maddesinde, toplantıda hazır bulunan ve kanun veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan üyenin karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıda hazır bulunmayan üyenin kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceğini, diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağını, genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumların saklı olduğunu; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nun 308/2 maddesinde ise, kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda sonuç doğuracağını hükme bağlamıştır. Somut olayda; genel kurul toplantısında önceki yönetimi ibra edildiğinden davacıların bu davayı açma ehliyetleri bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu