ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/17 Esas KARAR NO: 2023/14 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/10/2018 KARAR TARİHİ: 06/01/2023 Mahkememizin ----- sayılı dosyasının ------ tarihli celsenin -------- numaralı ara kararı gereğince Davac tarafından açılan davanın HMK 150/1 gereğince takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılan dosyasının bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı sırasına kaydı yapılmış olup; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizin - tarihli celsesinde Davacı ----- tarafın gelmemesi ve mazeret de bildirmemesi nedeniyle davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir....
Şubesine ait, 15.12.2021 keşide tarihli ve ... numaralı ve 75.000 TL bedelli çekin ZAYİİ OLMASI NEDENİYLE İPTALİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 99,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan avansın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/01/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza...
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Asıl dava Ret, birleştirilen dava Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/463 E., 2019/118 K. Taraflar arasında birleştirilerek görülen gaiplik ve tapu iptali-tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl davada davacı Hazine, birleştirilen davada davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, birleştirilen davada davalı kayyım vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2. paragrafının sonuna "satıştan elde edilen bedelin taraflara tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki hisseleri nispetinde dağıtılmasına," sözcüklerinin yazılmasına, hüküm sonucunun 3. paragrafının sonuna "satış bedeli üzerinden %0 11,38 oranında alınacak harcın taraflardan tapu kaydı ve mirasçılık belgesi nispetinde alınarak hazineye irat kaydına" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 10/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Somut olayda, mahkemece yapılan yargılama sırasında, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 22/2A maddesi uyarınca yenilemenin tescili nedeniyle 105 ada 36 parsel numarasını aldığı, buna rağmen sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı kalmayan tapu kaydı ile infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, ortaklığının giderilmesine karar verilen taşınmazın satış bedeli üzerinden binde 11,38 (% 011,38) oranında harç alınmasına karar verilmesi gerekirken “Binde 11,38 TL (%0,1138)” oranında harç alınmasına karar verilmesi, bu harcın kimlere nasıl yükletileceğinin hüküm sonucunda gösterilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Mahkememizce .......tarihinde davalının kaydı olup olmadığı hususunda vergi dairesine müzekkere yazıldığı gelen müzekkere cevabında .......Perakende Ticaret faaliyetinde olduğunu .......tarihinde işini terk ettiği bildirilmiştir. Mahkememizce .......tarihinde davalının kaydı olduğu olmadığı hususunda .......birliğine müzekkere yazıldığını, gelen cevabı yazıda davalının kaydı olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince dosyanın .......Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi .......tarihli hesaplama yapılan raporunda takip tarihi itibariyle borçlunun toplam 2.763,80 TL borçtan sorumlu olduğunu, beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı ve .......tarihli bilirkişi raporunun bir arada değerlendirildiğinde eldeki davanın süresinde açılmış olduğu anlaşılmış davanın hüküm kurmaya ve taraf denetimine elverişli bilirkişi raporuna göre kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Alınması gerekli harç toplamı olan 607,96 TL harcın 2/3 ü 405,30 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken, 607,96 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz nedenlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının üçüncü bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalının kabul beyanına göre Harçlar Yasasının 22. maddesi dikkate alınarak hesaplanan 405,30 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 152,00 TL harcın istek halinde davalı ... Termal Sağ. A.Ş.'...
Mahkemece, davacılar ile davalıların akraba oldukları, davalıların, davacıların ...’ta bulunmadıkları süre zarfında taşınmazı kullanmalarına akraba olmaları nedeniyle ses çıkarmadıkları, taşınmazın vergilerini davalıların ödeyerek ara sıra taşınmazı ziyaret ettikleri, bu durumda davacıların kendileri ile yargılama sırasında vefat eden Satılmış’ın nizasız zilyetliğinden söz edilemediği, davacıların taşınmazı davalıların muvafakatı ile kullandıkları belirtilerek zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK 713/2. maddesinde yazılı bulunan ve tapu kaydından malikin bilinmeme sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 1)Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, 2)Dava feragat nedeniyle reddedildiğinden davacı taraftan maktu karar ve ilam harcı alınması gerekirken nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; a)1 nolu bendinin çıkarılmasına, yerine (Davanın feragat nedeniyle reddine,) cümlesinin yazılmasına, b)2 nolu bendinin çıkarılmasına, yerine (Alınması gereken 29,20 TL maktu karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,) ibaresinin yazılmasına,Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma...
fıkrasında "...mahsubu ile bakiye 3.383,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına," şeklinde sehven hüküm kurulmuş olduğunu, müvekkiline Anamur Vergi Dairesi'nden söz konusu harca ilişkin ödeme emrinin gelmesi üzerine fark edildiğini, bakiye harcın davayı kaybeden davalıdan alınması gerektiğinden "davacıdan" ifadesinin "davalıdan olarak değiştirilmesi sureti ile HMK madde 305 ve devamı maddeleri uyarınca tavzihini, tavzih edilen karar uyarınca harç tahsil müzekkeresi yazılarak müvekkili aleyhine tahakkkuk ettirilen harç bedelinin iptali ile, söz konusu harcın davacıdan tahsil edilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün, temyiz edilmeden 27/04/2016 tarihinde kesinleştiği, HMK'nun 305/2 maddesi uyarınca " Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmü nedeniyle davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir....


