WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

HÜK ÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle dava açılırken harç alınmadığı anlaşıldığından 427,60 TL peşin harcın ve 427,60 TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle kamu ödeneğinden harcanan 117,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... Sicil Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/1 md. uyarınca belirlenen 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi....

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, 827 ada 19 parsel sayılı ... ... ... icareli ahşap ev vasıflı taşınmazın 1/2 payının davacı idare adına,1/2 payının da iştiraken ...gi oğlu .. .. ve .... kızı ... ... adlarına kayıtlı olup uzun zamandır adı geçenlerden haber alınamaması nedeniyle Defterdarın kayyum olarak atandığını belirterek 5737 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca gaiplik kararı verilmek suretiyle dava konusu taşınmazdaki .... oğlu ... ... ve ... kızı .... Vebodis adlarına kayıtlı ½ payın iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....

TC kimlik numaralı.... yönünden depo edilen 108,19 TL bedelin davacı idareye iadesine,) cümlesinin yazılmasına, c-Gerekçeli kararın 4 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine (Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile fark 16,70 TL karar harcının davacıidareden tahsili ile hazineye irat kaydına) cümlesinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluşmadığı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 1518 ada 46 parsel, vergi kaydı, miras yoluyla intikal, taksim ve devirlere dayalı olarak 17.01.1966 tarihinde ölü Gülsüm adına tesbit edilmiş, tutanağın 18.07.1966 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. Dava, TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydından malikin kim olduğunun anlaşılamaması ve 20 yıl önce ölmüş olması nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....

Bölge Adliye Mahkemesi; ".... tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, tapu malikinin kanun anlamında tanınan ve bilinen kişi olup maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığı, hal böyle olunca Mahkemece, bu hususlar da dikkate alınarak, “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” hukuki sebebi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğundan hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçeleri ile davayı ret etmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 16/04/1986-04/08/1986, 10/11/1989-28/02/1991, 07/08/1991-31/03/1992, 22/07/1992-31/08/1992, 29/03/1996- 20/08/1998, 08/12/1999-29/12/2002 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, 10/11/1989-29/07/2005 tarihleri arasında oda kaydının ve 15/11/1989-07/08/2005 tarihleri arasında esnaf sicil kaydının olduğu, 16/04/1986 tarihi itibariyle esnaf Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 16/04/1986-31/03/1996 tarihleri arasındaki sigortalılık süresine ilişkin olarak icra yoluyla primlerin tahsil edildiği ancak icra dosyasındaki ödemelerin Kurum tarafından alınmaması ve zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle Hazineye irat kaydedildiği, icra dosyasında yapılan tahsilattan sonra davacının kayıtlarının yeniden incelenmesi sonucunda vergi kaydının son bulması nedeniyle 04/08/1986 tarihinde çıkışı yapılarak 10/11/1989 tarihinde yeniden girişinin yapıldığı ve sigortalılığının devam eden oda kaydı, esnaf sicil kaydı ve vergi kaydı süreleri dikkate...

Bu duruma göre, ............... seri numaralı çekin kaybolduğu ve yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde üç ayrı ilan yaptırıldığı ve üç aylık süre içerisinde yapılan herhangi bir başvurunun bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla mahkememizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....

, 2)Yargılama giderine hükmedilirken üç adet davetiye gideri olan 27.00 TL ve adli tıp gideri 100.00 TL'den oluşan toplam 127,00 TL'nin 5271 sayılı CMK'nın 324 ve devamı maddeleri uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken 1.274,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi, 3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA,05.11.2019 gününde oy...

Bu itibarla mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasında çekişmeli alacağa konu açılan iş bu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm sonucunun 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Taşınmazların satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında harcın tapu kaydı ve veraset ilamındaki payları oranında paydaşlardan alınmasına, 32 E 0074 plaka sayılı aracın satış bedeli üzerinden 24,30 TL maktu harcın trafik kaydı ve veraset ilamındaki payları oranında paydaşlardan alınmasına, peşin alınan harcın bu bu harçlardan mahsubu ile hazineye irat kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu