WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

K A R A R Davacı vekili; müvekkilinin 14892 parselde (yeni 4460/20) kain 12 nolu bağımsız bölümü dava dışı ... isimli şahıstan satın aldığını, davalı ...’ın hiçbir hakkı olmaksızın evde oturmakta olduğunu belirterek davalının fuzuli şagil olması sebebi ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı; davayı kabul etmediğini, davacının kendisine borcunun olduğunu, tarafına borcunun ödenmesi durumunda evden çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı sonrası Didim(Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda ise; davacının, taşınmazı dava dışı ...'ten satın aldığı, tapuda devrinin yapıldığı, davalının taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığı ve bağımsız bölüme haksız elattığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir....

Dava, taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığından bahisle fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. ile 1086 sayılı HUMK. yürürlükten kaldırılmış ise de, 6100 sayılı HMK’nun geçici 1.maddesine göre, bu kanunun göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki açılmış olan davalara uygulanmayacağından, eldeki davada görevli mahkeme, 1086 sayılı HUMK’nun göreve ilişkin hükümlerine göre belirlenecektir. HUMK.nun 8/2 maddesinde davanın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır. Dava bu niteliği itibariyle anılan maddede açıklanan işlerden hiçbirisine dahil değildir.HUMK.nun 8/1.maddesinde de; değer veya miktarı (dava tarihi itibariyle) 7.080-TL.'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen fuzuli işgal nedeniyle tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik yönelik olarak verilen hükmün, davalı vekili tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak nitelik ve mahiyet itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşmanın reddine karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 30.01.2009 tarihinde açtığı işbu dava ile ; taraflar arasında düzenlenen 01.01.1984 başlangıç tarihli 25 yıl süreli kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle fuzuli şagil konumunda olan davalının müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddini dilemiştir....

Ne var ki, paylı taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün paydaşlardan biri tarafından kiraya verilmesi halinde sözleşmede taraf olmayan paydaşlar kira sözleşmesini tanımayarak kiracı hakkında fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilecekleri gibi açık ya da üstü kapalı onayları ile sözleşmeye geçerlik kazandırabilirler. Eldeki davada, taşınmazın diğer paydaşı kullanıma engel olmadığına göre yapılan kira sözleşmesine onay verdiğinin kabulü gerekir, bu durumda davacının paydaşlar arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren konuda dava açarak talepte bulunması yerinde olmadığından “ denilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, ecrimisil kötü niyetli zilyetin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır....

Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2014 NUMARASI : 2011/1185-2014/830 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK’nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.” İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır....

Dava, kira sözleşmesinin iptali ile fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Kiralananın satılmasıyla yeni malik TBK'nın 310. maddesi gereğince, uyuşmazlık konusu kira sözleşmesinin tarafı haline gelmiş olup; dava, 08/03/2016 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince, davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesi'ne aittir. Bu nedenle, mahkemece, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....

Ne var ki paylı taşınmazın tümünün yada bir bölümünün paydaşlardan biri tarafından kiraya verilmesi halinde sözleşmede taraf olmayan paydaşlar kira sözleşmesini tanımayarak kiracı hakkında fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilecekleri gibi açık ya da üstü kapalı onayları ile sözleşmeye geçerlik kazandırabilirler. Olayımızda, taşınmazın diğer paydaşı kullanıma engel olmadığına göre yapılan kira sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunun kabulü gerekir. Öte yandan kira sözleşmesi kural olarak onun taraflarını bağlayacağından davacının kendi payına ilişkin olarak yaptığı kira sözleşmesine dayanarak bölünebilir haklardan olan kira alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapmasında ve itiraz edilmesi üzerine itirazın kaldırılması istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak sadece kendi payını kiraya veren davacı alacaklının pay ve paydaş çoğunluğu sağlamadan tek başına kiralanan taşınmazın tahliyesini talep etmesi mümkün değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve ecrimisil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı , dava konusu taşınmazı 23.01.2012 tarihinde... isimli şahıstan satın alıp boş olarak teslim aldığını ancak birkaç ay sonra davalının taşınmaza tecavüzde bulunduğunu haricen öğrendiğini bunun üzerine öncelikle 3091 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak idari yoldan tahliyeyi sağlamak amacıyla ... Kaymakamlığı'na başvuruda bulunduğunu ancak talebinin anlaşmazlığın hukuki mahiyet taşıması gerekçesiyle reddedildiğini ,davalının ......

Davalılar, husumetin yanlış yönlendirildiğini, taşınmazda şirketin kiracı olduğunu, kendilerinin şirket ortağı olduklarını, sözleşme geçerli olmasa bile taşınmazın yarı payına sahip olduklarından fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının haksız kullanım bedeli isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir....

Mahkemesi'nin 2007/1051 esasında kayıtlı dosyada o tarihte davalı şirket temsilcisi olan ... ... hakkında açtığı fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemli davada davalı temsilcisi ... ... taşınmazı Davacının kiracısı ... ...'dan devir aldığını ancak ... ile bir sözleşme yapmadığını alt kiracı da olmadığını ... ile aralarında sözlü kira akdi bulunduğunu ayrıca diğer hissedar ... ....le de kira sözleşmesi yaptığını iki yıldan bu yana kira bedelini ... adına ... ...na ödediğini, aynı dosya içinde dinlenilen şirket temsilcisi ... ... ise beyanında ....06.2006 tarihinde şirket olarak faaliyete başladıklarını 2008 tarihinden beri şirket yetkilisi olduğunu, ....06.2006 tarihinden itibaren de kiraları düzenli olarak ... adına yatırdıklarını beyan etmiştir. Mahkemece kiracının şirket olduğu kabul edilerek açılan tahliye davası husumetten red edilmiş bu karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. ... Sulh ......

UYAP Entegrasyonu