Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1150 Esas ve 2012/469 Karar sayılı ilamına dayalı olarak, yargılama gideri ve tahliye talebiyle (örnek 4-5 ve örnek 2 icra emirleri düzenlenmek suretiyle) ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, davanın fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası olduğunu, dava kapsamında müvekkilinin mülkiyet iddiasının bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu, ilam kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, ilamda taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. HUMK'nun 443/4. maddesi gereğince, gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Somut olayda takip dayanağı ilamda her ne kadar fuzuli işgal nedeniyle tahliyeye hükmedilmiş ise de, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı bulunmaktadır. Bu nedenle anılan ilam kesinleşmeden infaza konu edilemez....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve haksız işgal tazminatı isteminden kaynaklanmaktadır. Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın kira sözleşmesine dayalı olmadığı, mülkiyet hakkına dayalı bir dava olduğu belirtilip, dava değerine göre görevsizlik kararı verilmiştir. Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davanın açıldığı tarih itibariyle taraflar arasında kira akdine dayalı hukuki ilişkinin mevcut olduğu, tahliye istemiyle birlikte açılan kira alacağına ilişkin davalarda delillerin değerlendirilmesinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğunu bildirerek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki fuzuli işgal nedeniyle tahliye davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 15.02.2006 gün ve 2006/51-1385 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yerel mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemiz onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.Maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, davanın nitelik ve mahiyeti itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin akde aykırılık nedeniyle tahliyesine,diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin 7. maddesine aykırı olarak işyerleri işletmelerinin 3.şahıslara devredildiğini, davalı şirkete ihtarname keşide edilmesine rağmen akde aykırılığın giderilmediğini belirterek akde aykırılığı gidermeyen davalıların tahliyelerine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece, davanın akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkin olduğu ve taşınmazın davalıya devredildiğini; fakat, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle ancak kendi kiracısına karşı dava açabileceğini belirtilerek, dava açma şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının dayandığı ve dava konusu taşınmaza ait kira sözleşmesi 08.11.2013 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli olup, kiraya veren davacı ... ile kiracı dava dışı ... arasında düzenlenmiştir. Sözleşmenin hususi şartlar 3. maddesinde kiracının kiralananı kısmen veya tamamen devir veya ciro edemeyeceği kararlaştırılmış olup bu hüküm tarafları bağlar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323. Maddesinde kiracının, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemeyeceği hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece kira sözleşmesinin davalı ...'...
Maddesi hükmüne rağmen kiracının kiralanan taşınmazı kız kardeşi olduğunu öğrendiği üçüncü bir şahsa devretmiş olması sebebiyle akde aykırı davrandığını, taşınmazı fuzuli işgal etmekte olan davalı ...’ün müdahalesinin meni ile tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; kira sözleşmesine aykırılık sebebiyle açılan davanın reddinin gerektiğini, zira kiracıya akde aykırılığın giderilmesi için ihtar çekilerek süre verilmesi gerekirken doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkin olduğu belirtilerek TBK’nun 316.maddesi gereğince usulüne uygun düzenlenmiş bir ihtar bulunmaması nedeniyle dava açma şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve ecrimisil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ... ve birleşen 2012/56 Esas sayılı davanın davacısı ... , adlarına kayılı taşınmazda ...'ın kiracı olarak oturmakta iken ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/6 E. ve 2011/15 K. Sayılı dosyası üzerinden kiralanandan tahliyesine karar verildiğini ancak adı geçen şahsın taraflarının bilgi ve rızası dışında herhangi bir sözleşme olmadan taşınmazı davalı ...'...
Maddesinde karşılığında bulunan fuzuli işgalin konusunu oluşturduğunu, bu maddenin birinci fıkrası hükmüne riayet etmeyerek bir gayrimenkule kiracı veya devir alan sıfatıyla girenler veya bu gayrimenkulü işgal edenler hakkında hiçbir ihtara hacet kalmaksızın Sulh Mahkemelerinde tahliye davası açılabileceğini belirterek davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olarak bulunmadığını, taşınmazı uzun seneler önce maliki olduğunu söyleyen dava dışı... isimli şahıstan kiraladığını belirterek davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.05.2007 gününde verilen dilekçe ile fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve kira alacağı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, haksız işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi ve aylık 500.00 YTL’den olmak üzere 16 ay için toplam 8.000.00 YTL kira alacağının tahsili istemleri ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, istek hüküm altına alınmış, davalı derneğin haksız işgal nedeniyle tahliyesine, 8.000.00 YTL kira parası alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....


