"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesine aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye ile kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, kira alacağı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava konusu iş yerinin 10.05.2009 başlangıç tarihli sözleşme ile davalılardan ...'ya kiraya verildiğini kira alacağı için yapılan takip sırasında iade gelen tebliğ belgesinde davalı ...'...
Somut olayda davacı, dava konusu 9 numaralı daireyi 10.6.2009 tarihinde satın aldığını ihtarname ile bildirmesine rağmen davalının daireyi boşaltmadığını belirterek; fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve 5000.00 TL ecrimisil isteminde bulunmuştur. Dava değeri, dava tarihine göre, tahliyeye konu dairenin bedeli ve istenen ecrimisil bedeli toplamından ibarettir. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporunda dava konusu dairenin değeri 50.000.00 TL ve ecrimisil de 4950,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi zorunlu görev hususu dikkate alınarak, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerine çekişmenin esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir....
Noterliğince 26.04.2005 tarih ve ... yevmiye no'lu vekaletname ile düzenlenen 09.07.2009 ve 10.01.2012 tarihli kira sözleşmelerinin iptali ile fuzuli işgal nedeniyle tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının kira sözleşmelerinden haberdar olduğundan bahisle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin iptali ile fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir....
Noterliğinin 29.05.2014 tarihli ve 903 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davaya konu taşınmazları tahliye etmesinin istenildiğini ancak davalının taşınmazları tahliye etmediğini, bu sebeple davalının iş yeri olarak kullandığı taşınmazlardan fuzuli işgal nedeniyle tahliyesine, 31.03.2013 tarihinden dava tarihine kadar her taşınmaz için ayrı ayrı 150,00TL aylık ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davanın açıldığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/314 Esas, 2014/427 Karar sayılı ilamıyla; taşınmaz tahliyesine ilişkin davaların, 6100 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca Sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı üzerine ......
Yargılama sırasındaki beyanından; kiracının tebligat göndermeden ve tahliye etmeden kiralananı terk ederek taşınmazı kefile bıraktığını, kiracının tahliye ve teslim sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu nedenle de aidat borcundan ve tahliye gerçekleşinceye kadar ki kira borcundan sorumlu olacağını, kiracının sözleşmeye aykırılık, diğer davalının fuzuli işgal nedeniyle davanın kabulünü istemiştir. Davalı kiracı A.. Ç.. savunmasında, kira borcu olmadığını, davacıya haber vererek taşınmazı tahliye ettiğini, bu durumun davacı tarafından da kabul edildiğini, aidat borçlarından ise diğer davalının sorumlu olduğunu bildirerek hakkındaki davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir beyanda bulunmamıştır....
Mahkemece görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacılar vekillerince temyiz edilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. ... 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir....
Ne var ki, paylı taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün paydaşlardan biri tarafından kiraya verilmesi halinde sözleşmede taraf olmayan paydaşlar kira sözleşmesini tanımayarak kiracı hakkında fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilecekleri gibi açık ya da üstü kapalı onayları ile sözleşmeye geçerlik kazandırabilirler. Olayımızda, taşınmazın diğer paydaşı kullanıma engel olmadığına göre yapılan kira sözleşmesine onay verdiğinin kabulü gerekir. Öte yandan, kira sözleşmesi kural olarak onun taraflarını bağlayacağından davacının kendi payına ilişkin olarak yaptığı kira sözleşmesine dayanarak bölünebilir haklardan olan kira alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapmasında ve itiraz edilmesi üzerine itirazın kaldırılmasını istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan bu olgu karşısında işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Şti’nin dava konusu deponun maliki olmayıp alt kiracı sıfatıyla kiraya verme yetkisi bulunmadığını öğrendiğini, davalıya ihtar çekilerek akde aykırılığın giderilmesini istenmesine rağmen önlem alınmadığını, mülk sahipleri tarafından müvekkili aleyhine dava açılarak fuzuli işgal nedeniyle tahliye talep edildiğini, profesyonel emlak danışmanı olan davalının dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti’nin kiralananı kiraya verme yetkisi olmadığını sözleşme öncesi ve sonrası müvekkiline bildirmeyerek müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, 42.037,50 TL’nin istirdadına, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 42.037,50 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bu kez davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/193 Esas-2005/323 Karar sayılı dosyasında mülkiyetin tespiti ve fuzuli işgal nedeniyle tahliye davasında anataşınmazın köşe dükkanının ve 1. kat dairesinin malikinin ... olduğunun ve fuzuli şagil olmadığından davanın reddine karar verildiği ve kararın 12.09.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bozma sonrası alınan 26.05.2009 tarihli 2. bilirkişi raporunda davalı ...'un zemin kattaki (köşe başı) 5 nolu dükkanı ve 1. kattaki 1 nolu daireyi kullandığı dikkate alınarak ve diğer bağımsız bölümleri kullanan davalılara göre arsa ve bağımsız bölümlerin değerleri belirlenerek yüzdeli bir oranlama yapılmış olduğu ve bu bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken temyize gelen davalı ... ile ilgili yukarıda bahsedilen mahkeme kararı gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
II-Dava, fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve kira alacağı talebine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; Özel Dairenin yukarıda yazılı bozma kararı üzerine; davanın yasal dayanağının 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 12. maddesi olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu belirtilerek direnme kararı verilmiştir....


