Davalı ... vekili ve ... cevap dilekçelerinde, kusura ve faize itiraz ederek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 28.250,00TL’nin, ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.143.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 14.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, imzaya, borca ve faize itiraz ettiği, daha sonra 2.12.2014 tarihinde icra mahkemesine verdiği dilekçede ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının yazılı olmadığını ve ödeme emrinin iptali gerektiğini belirttiği, icra mahkemesinin imzaya itirazın reddine faize itirazın ise kısmen kabulüne karar verdiği görülmektedir....
. - K A R A R - Davacı, davalının 30 Mart 2001 vade tarihli senede istinaden hakkında icra takibine geçtiğini, fahiş ve yasaya aykırı olarak %95 oranına göre hesaplanan 1.553,84 TL işlemiş faiz talep edildiği gibi BK.nun 104.maddesine aykırı şekilde takipten sonra da işlemiş faize %95 oranı ile faiz yürütüldüğünü, haksız ve yersiz olarak fazladan para tahsil edildiğini belirterek takip dosyasında asıl alacak faiz ve ferilerinin ve faiz oranının hesaplanarak fazla ödeme tespit edildiğinde istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. , Davalı vekili, davacının esas borca itirazı bulunmayıp faize itiraz ettiğini, davaya bakmaya İcra Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, takip tarihine göre talep edilen faiz oranı ile işletilen faiz miktarının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Davalı vekili cevabında, hasar miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiş ve ıslah edilen kısım için zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 3.823 YTL tazminatın 16.11.2005 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kısmi davada, sadece dava edilen kısım için zamanaşımı kesilir. Dava konusu edilmeyen kesim için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Somut olayda, trafik kazası 17.03.2005 tarihinde meydana gelmiş, kısmi davada 28.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile miktar artırılmıştır. Davalı, ıslah edilen kısımla ilgili olarak zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Olay tarihi ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir....
-YTL. ye itiraz ettiğini, itiraz gerekçesinin de davacı ile arasında açık hesap anlaşması olup, vadelerin fatura tarihlerinden itibaren 60 ... sonra olduğu iddiasına dayandığını, bunun üzerine takipteki bakiye alacaktan itirazdaki iddiayı kabul ... vazgeçildiğini, sonrasında ... İcra Müdürlüğünün 2007/3559 nolu takip dosyası ile borçlunun da kabulü gibi fatura tarihlerine 60 ... vade konarak 7.198.57.-YTL. asıl alacak, 832.11.-YTL işlemiş faiz ki toplam 8.030.68.-YTL. nın tahsilinin istendiğini, borçlunun asıl alacağı kabul ettiği halde işlemiş faize itiraz ettiğini ve kabul ... yatırdıkları asıl alacağın icra masrafı ve vekalet ücretini yatırmadıklarını belirterek, itirazın iptaline, takibin 2.099.66.-YTL üzerinden devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
na 02/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/09/2013 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 11/12/2015 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; temlik eden davacı banka ile dava dışı ... Ticaret Ltd Şti arasında 28/04/2011 tarihli 100.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bankadan temin edilen genel kredi sözleşmesinin imza sayfasında ...'in imzalarının bulunduğu, davalı ...'...
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından açılan ihaleler yolu ile davalı ...’ne ilaç sattığını, anılan ilaç bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibine kısmen itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz edilen kısımlar üzerinden % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, taraf delilleri toplandıktan sonra alınan ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının itirazının kısmen iptaline, bilirkişi raporunda davacının davalıdan 151.267.54.-YTL. asıl alacak, 1.947.03.-YTL. işlemiş faiz olmak üzere, toplam 153.214.57.-YTL. alacaklı olduğu anlaşılmakla ve davalının icra takibinde itiraz ettiği 37.290.26.-YTL.lik asıl alacak itirazlı olduğundan ve takip tarihinden faize itiraz edilmiş olmakla, belirlenen asıl alacak olan 151.267.54....
İcra Müdürlüğü'nün 2010/12985 E. sayılı dosyasında 5.320,20 TL asıl alacak, 263,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.583,88 TL'nin tahsilini istemiş, davalı bu takibe karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde asıl alacak ve faize itiraz etmiştir. Bu itiraz üzerine davacı açmış olduğu iş bu itirazın iptali davasında sadece asıl alacak tutarı olan 5.320,20 TL'yi dava değeri olarak gösterip bu miktar üzerinden harç yatırmıştır. Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanın asıl alacak miktarı bakımından alacaklı olduğu karar altına alınmıştır. Bu durumda açılan davadaki harca esas değer olarak gösterilen miktar ile hüküm altına alınan miktar arasında reddedilen bölüm bulunmamaktadır. Mahkemece davanın kabulü şeklinde hüküm oluşturulması gerekirken işlemiş faize yönelik bir talep varmış gibi işlemiş faize yönelik hüküm oluşturulması doğru değildir....
Davalı borçlu 05.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, 2012 yılından bu yana alacaklının kiracısı olduğunu, bugüne kadar kira borçlarını süresinde ödediğini, alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını bildirerek ödeme emrine, borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesi'ne başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, borçlu hakkında haciz ve tahliye istemli takip yapıldığı, ödeme emri yazılı kira sözleşmesine dayalı olup, davalı tarafça kira sözleşmesinin varlığına veya sözleşmedeki imzaya açıkça karşı çıkılmadığı, itiraza konu kira bedellerinin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle ...3. İcra Müdürlüğünün 2015/2893 E....
Diğer yandan, davalı taraf, özellikle faize itiraz etmiş olmasına rağmen işlemiş faiz konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Şu halde, ilgili icra dosyası getirtilip asıl alacak ve faiz miktarı denetime açık olacak şekilde uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


