WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10/06/2016 gün ve 2015/935 - 2016/578 sayılı kararı onayan Daire'nin 28/06/2018 gün ve 2016/11581 - 2018/4927 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalının davacı şirketin ortağı olduğunu, bakiye cari hesap borcu nedeniyle davalı hakkında icra takibine girişildiğini, davalının borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, icra takibi yapılması için izinleri olmadığından vekalet ilişkisine de itiraz ettiğini, şirket ticari defterlerine göre davalının bakiye borcunun 988.527,00 TL olduğunu, borçlunun kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Borçlular, takibe konu bonoya istinaden yetkiye imzaya, borca ve faize itiraz etmiş olup, mahkemece, sair itirazların reddine, İİK 170/a maddesi uyarınca, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda tespit edilen miktarda tahrifat nedeniyle tahrifat öncesi miktar kadar takibin devamına karar verildiği, tahrif edilen miktar kadar da takibin iptaline karar verildiği görülmektedir....

Davalı iflas idare memurları, davanın yasal süresinde açılmadığını, davacının davalı şirkette %99,6 hisse sahibi ortağı olduğunu, davacı şirket ve müflis şirket yetkililerinin aynı şahıslar olduğunu, davacı şirketin müflis ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacının iflastan önce başlattığı takipte asıl borca itiraz edilmeyip, sadece faize itiraz edilerek takibin haksız olarak kesinleştirildiğini, haciz ve talebin dolayısıyla alacağın muvazaalı olduğunu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....

Sigorta A.Ş. vekili, yetkiye, kusura, hasara ve faize itiraz edip, kazaya davalı dışında 3.bir aracında katılması nedeniyle 2918 sayılı KTK.nun 96.maddesi uyarınca iki yıllık sürenin beklenmesi gerektiğini bildirmiştir. Davalı ... vekilleri, kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan delillere, Yargıtay bozma ilamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.750,00 YTL tazminatın davalı ... yönünden 01.02.2001olay tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden de 16.12.2002 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilirkişi kurulu raporuna göre davalı davacıya ait aracın ön kısmındaki hasardan tam kusuruna göre arka kısmındaki hasardan ise %50 kusuruna göre sorumlu olması gerekir....

Davacı, 03.10.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2012 yılı Eylül ve Ağustos ayları kira paralarının tahsili ve tahliye isteminde bulunmuş, ödeme emrinin davalıya 12.10.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davalı 17.10.2012 tarihinde yasal süresinde borcu bulunmadığını bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Davacı dava dilekçesinde, kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuş, yargılama sırasında ise verdiği 19.02.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile bu talebine itirazın kaldırılması isteğini de eklemiştir. Islah ile dava sebebini değiştirmek mümkün ise de, mevcut davaya ilaveten ikinci bir dava açmak olanaksızdır. Bu bakımdan ikinci talebin incelenmemesi gerekir. Davalı borçlu tarafından süresinde yapılan bir itiraz olduğu halde davacı itirazın kaldırılmasını istemeden tahliye isteminde bulunmuştur....

Borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde borcun 470.-TL'lik kısmını kabul ederek kalan kısma ve faize itiraz ettiğini bildirmiştir. Borçlu icra takibine konu kira borcundan kabul ettiği 470.- TL lik kısmını talepten sonra ödediğinden, faiz ve icra giderleri için davacı alacaklı icra takibine davam edilmesini isteyebilir, bu husus dikkate alınarak faiz ve icra giderleri yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin bölümünün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Diğer yandan, davalı taraf, özellikle faize itiraz etmiş olmasına rağmen işlemiş faiz konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Şu halde, asıl alacak ve faiz miktarı denetime açık olacak şekilde uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Diğer yandan, davalı taraf özellikle faize itiraz etmiş olmasına rağmen işlemiş faiz konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Şu halde, asıl alacak ve faiz miktarı denetime açık olacak şekilde uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

vekili, sorumluluklarının sigortalıların kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek faize itiraz etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davacının yaralanmasından dolayı meydana gelen harcamaların ... tarafından karşılandığını belirtip, manevi tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 634,86 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, faizin davalı ... ve ... için olay tarihi 07.05.2009, diğer davalı ... yönünden 10.05.2010 tarihinden itibaren yürütülmesine, davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın 07.05.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılar ... ve ...’den tahsiline ... verilmiş; hüküm, davalılar ......

Davalı Jandarma Genel Komutanlığı vekili ise cevabında öncelikle husumet ve yetki itirazında bulunmuş, kusura ve hasarada itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ... vekili de kusura, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 3034.50.YTL'nin 15.4.2004 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve Jandarma Genel Komutanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... ... A.Ş yönünden sorumluluğunun poliçe limiti ile 14.5.2004 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Jandarma Genel Komutanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu