WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Aile Mahkemesi'nin 2017/73 Esas 2017/542 Karar sayılı dosyasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile çekişmeli boşanma davası görüldüğü, davalı-davacı erkeğin eşinden özür dilemesi sonucu tarafların karşılıklı olarak davalarından feragat ettikleri, bir süre sonra kadının, erkeğin başka bayanlar ile birlikte çekilmiş fotoğraflarını görmesi nedeni ile aralarında taştışma çıktığı ve karşılıklı itişip kakıştıkları ve o günden sonra tarafların ayrı yaşamaya başladıkları, davalı-davacı erkeğin başka kadınlarla gayrımeşru ilişki yaşadığı, eşini aldatarak eşine duygusal ve psikolojik şiddet uyguladığı, erkeğin kusurlu davranışlarının tanın anlatımları, cd ve fotoğraflarla ispatlandığı belirtilerek erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin karşı boşanma davasının reddine, kadının asıl boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca zina sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına...

Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası dikkate alındığında davalının davacıya yönelik şiddet uyguladığı, şiddet olayından sonra tarafların bir araya gelmediği, davacı kadının hakarete yönelik herhangi bir görgüye dayalı tanık bilgisinin dosya arasında bulunnmadığından bu hususun kusur değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, en son yaşanan şiddet olayından sonra tarafların bir daha bir araya gelmedikleri, davalının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, velâyete asıl olan çocuğun üstün yararı olduğu, tarafların anlaşmalarının mahkemeyi bağlayamayacağı, ayrılık sürecinde çocuğun davacı anne yanında yaşadığı, çocuğun bulunduğu sosyal ortamın değişmemesinin yararına olacağı dosya kapsamında yer alan sir raporu değerlendirildiğnide çocuğun velâyetinin anneye bırakılması gerektiği gerekçesi ile ortak çocuğun velâyetinin davacı...

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan boşanma davasının kabulüne ve ferilerine karar verilmiştir. Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

aynı tutumlarına devam ettiğini, erkeğin en son yine kadına şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, kadının telefonuna takip programı yerleştirdiğini, son olayda tehdit edip koluna bıçak batırıp çizdiğini, bu nedenle uzaklaştırma kararı aldırıldığını ve hakkında soruşturma dosyası açıldığını, cezaevine girdiğini ve tehditlerine devam ettiğini iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 5.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, nafakanın her yıl TUİK tarafından yayınlanan ÜFE oranında artırılmasına, kadın yararına 250.000,00 TL manevî, 250.000,00 TL maddî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararıyla; erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevî anlamda bağımsız konut temin etmemesi...

evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine ortak çocuk için 1.000,00 TL tedbir, iştirak nafakasına müvekkili için aylık 2.000,00 TL tedbir yoksulluk nafakasına 100.000,00 TL maddî 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir....

TEMYİZ EDEN : Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava,evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Davacı vekili; tarafların 2001 yılında evlendiklerini, bu evlilikten çocukları olmadığını, aralarında evlilik uyumu bulunmadığını, davalının davacıya karşı vazifelerini yerine getirmediğini, davacıyı sürekli rencide edip, ağır küfürler ettiğini, 2003 yılının Eylül ayında ise davalının kardeşlerini çağırdığını, davalının 4 kardeşinin davacıya hakaretlerde ve küfürlerde bulunarak davacıya ait evde bulunan 6.750.000.000 TL.para ile birlikte davalıyı da alarak gittiklerini , davalının bir daha müşterek haneye dönmediğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

DAVA 1.Davacı erkek dava dilekçesinde özetle; kadının üç aylık hamile olduğunu, kendisinin bir işte çalışmadığını, eşinin ev hanımı olduğunu, evlilik birliğinin aralarında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeni ile çekilmez bir hal aldığını, yaklaşık bir aydır fiilen ayrı yaşadıklarını belirterek sunmuş olduğu protokol hükümleri doğrultusunda davalı kadın ile anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı- karşı davalı erkek vekili kaldırma kararından sonraki dava dilekçesinde özetle; kadının çok kıskanç, geçimsiz bir karakteri olduğunu, evliliği baba evinden kurtulmak, daha özgür yaşamak için yaptığını, evlilik hayatını başından beri benimsemediğini, müvekkiline ve ailesine hakaret ettiğini, müvekkilinin ailesi ile görüşmesine engel olduğunu, müvekkilini aşağıladığını, hiç bir konuda destek olmadığını, başına buyruk davrandığını, kitap satma bahanesi ile sürekli evden çıkıp başka erkeklerle görüştüğünü, müşterek haneye geç saatlerde döndüğünü, müvekkiliyle...

Aile Mahkemesi'nin 2017/887 Esas sayılı dosyası ile erkek vekili tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve velayet talepli dava açılmış, kadın vekili tarafından ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanılarak açılan karşı davada boşanma, velayet, 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 3.500,00 er TL tedbir ve iştirak nafakası, 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur....

DAVA 1.Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin son 2-3 aydan beri ortak konuta gelmediğini, başka kadınlarla kendisini aldattığını duyduğunu, doğuma giderken çantasındaki bankamatik kartını aldığını, bu kart üzerinden kredi çekerek kendisini borçlandırdığını, zorla cinsel birliktelik kurmak istemesi nedeni ile Mart 2021 tarihinde karakola şikayette bulunduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine, çocuk için 500,00 TL, kendisi için 1.000,00 TL nafaka hükmedilmesine, 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminatı ile evlilik süresi içinde alınan aracın yarısının kendisine verilmesini talep etmiştir. 2....

UYAP Entegrasyonu