Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasında davacı erkeğin ölümü nedeniyle evlilik birliğinin ölüm nedeniyle sona ermesi üzerine, sağ kalan eş olan davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurunun olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 181 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 3....
Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-( l)-c).Mahkemece davacı-davalı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir....
kişisel eşyalarını almasına izin vermediğinden müvekkilinin üzerindeki kıyafetlerle müşterek konuttan atıldığını, o tarihten bu yana ailesiyle yaşadığını belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyaları ve mehir alacağının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir....
KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kadın dava dilekçesinde; erkeğin düzenli olarak çalışmadığını, evin ihtiyaçlarını karşılamadığını ve sürekli kavga çıkarıp fiziksel şiddet uyguladığını iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının sıklıkla alkol almasından ileri geldiği, bu noktada tarafların yaşam tarzlarının çeliştiği, tarafların sosyal ortamlarda kavga ettikleri, karşılıklı olarak rencide edici sözler söyledikleri, fiziki müdahalede bulundukları, işyerinde de sıklıkla kavga ettikleri, ancak davacının sık sık alkol almakta ısrarcı olması, müşterek haneyi terketmesi, davalıyı işyerinden uzaklaştırarak davalıyı maddîan zora sokması nedeni ile davalıya nazaran daha ağır kusurlu olduğu, davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına,davalı kadın lehine 300,00 TL tedbir, 750,TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk lehine aylık 250,00 TL tedbir nafakasına, müşterek çocuğun velâyetneye verilmesine, baba ile kişisel ilişkiye, müşterek çocuk lehine aylık 750,00 TL iştirak nafakasına, davalı kadın...
Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili kanun maddelerinin incelenmesinde yarar görülmektedir. 13. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir” hükmünü içermektedir. 14. Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir....
Bakır adlı kadınla dini nikahlı olarak evlendiğini ve çocukları olduğunu beyan ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. II....
Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 14. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 15....
bizim eve yerleş biz sanada çocuğuna da bakarız demişler " ancak artık arada güvensizlik olduğu için bunu kabul etmediğini, erkeğin kumar oynaması ve devamlı para istemesi, evi terk etmesi ve kavgaları ile evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, bebek doğduktan sonra velâyetinin anneye verilmesine ve çocuk için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....


