gerektiği, davacının kural olarak feragat ettiği boşanma davasında ileri sürdüğü boşanma sebebini meydana getiren eylemlere dayanarak tekrar aynı sebeplerle dava açamayacağı, boşanma davasından feragat halinde, Yargıtay kararlarında da ifade edildiği gibi, bu tarihe kadar gerçekleşmiş olan kusurlu eylemlerin affedilmiş sayılacağı, mevcut delil durumu itibariyle taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davacı ve çocuklara hükmedilen tedbir nafakalarının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir....
DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili asıl davada özetle; müvekkilinin fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, erkeğin sadakatsiz olduğunu ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, ev ve ortak çocuğun ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, saygı ve sevgi göstermediği gerekçeleriyle evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, ortak çocuk için aylık 1.500,00 TL tedbir/iştirak, müvekkili için aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası bağlanmasına, 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminatın müvekkiline ödenmesine, ziynetlerinin aynen müvekkiline iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2022 tarihli dilekçesi ile ziynet eşyası bedelini 143.653,00 TL olarak ıslah etmiştir. II....
DAVA Davacı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; evlilik boyunca eşinden fiziksel şiddet gördüğünü, eşinin tehdit ve hakaret, aşağılama ve beddualarına maruz kaldığını, ortak konutun manevî bağımsızlığının bulunmadığını, erkeğin evin ihtiyaçlarını almadığını, harçlık dahi vermediğini, ailesine bağımlı bırakıldığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, sürekli telefonu ile meşgul olduğunu telefonuna şifreler koyduğunu, eski eşinden boşanma nedeni hakkında yalan söyleyerek güvenini sarstığı, hamilelik döneminde yanında olmadığı ve ilgilenmediğini, aşırı kıskançlıkları olduğunu, ailesinin evlilik birliğine yoğun müdahalesinin olduğunu, en son şiddet uygulayarak evden kovduğunu iddia ederek, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine, 1500,00 TL tedbir ve iştirak 1500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline karar...
telefonuna indirmek konusunda yardım almak ve evdeki eşyalarını alıp alamayacağı konusunu danışmak için aramada bulunduğu, eşi hakkında şikayette bulunmadığı, evlilik birliğinin devamında tarafların bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, boşanmaya neden olan olaylarda davalının borçlanması, eve alkollü gelerek bağırması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun ispat edilemediği gerekçesi ile açılan davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk ... için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 350,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibari ile aylık 500,00 TL'ye çıkartılarak karar kesinleşinceye kadar devamına, nafakanın karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına, dava tarihinden itibaren geçerli...
dan olduğunu kendisinin ifade ettiğini, kadının yaşanan tüm bu olaylarda kendini haklı çıkarabilmek ve yaptığı hataları örtmek adına müvekkilini asılsız ithamlarla suçlayarak boşanma davası açtığını, her iki davanın birleştirilmesini istediklerini beyanla, tarafların öncelikle kadının zinası sebebiyle, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
DAVA 1.Davacı- davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, kadına yıllar içinde uygulamış olduğu fiziksel, psikolojik, maddî şiddet nedeni ile evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini, en son 03.10.2017 tarihinde uğramış olduğu şiddet nedeni ile kadının boşanma davası açmaya karar verdiğini, tarafların ortak konutunda 15 yıldır Moldova uyruklu .... isimli bir bayanın çalıştığını, bu bayanın erkekten aldığı güç ile kadına sürekli olarak kötü davrandığını, kadının sürekli olarak bu bayan ile tartışmasına rağmen erkeğin kararı ile ortak konutta çalışmaya devam ettiğini, çalışan ile birlikte kendisine şiddet uyguladığını, taraflar arasında cinsel hayatın son beş yıldır hiç olmadığını, erkeğin tutarsız davranışları nedeni ile uyuşturucu kullandığından şüphelendiğini, sorduğunda inkar ettiğini, ancak erkeğin evde ot sararak içmeye devam ettiğini, uyuşturucu kullanmadığında sinir krizlerine şahit olduğunu, erkeğin hastalık derecesinde kıskanç olduğunu, paronaya davranışlar sergileyip...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının az, erkeğin ise ağır kusurlu olduğu, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, olayların akışı karşısında tarafların dava açmakta haklı olduğu, bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, asıl davanın da kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni boşanmaya karar verilmesinin, kusur tespitinin isabetli olduğu, taraf beyanları, tanık anlatımları, sosyal inceleme raporları, ortak çocukların gerek duruşmada gerek sosyal inceleme raporunda uzmana verdikleri beyanları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek çocukların üstün yararları uyarınca velâyetlerinin anneye verilmesinin isabetli olduğu, velâyeti kendisine verilmeyen...
birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakası ile 50.000,00'er TL maddî ve manevî tazminata, ortak çocuk lehine aylık 750,00 TL tedbir/iştirak nafakasına, ziynet eşyalarının aynen iadesine, aksi takdirde bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı-davalı erkeğin ileri sürmüş olduğu boşanma sebeplerinin samimi ve gerçekçi olmadığını, davacının 2012 yılında milletvekili seçilene kadar neredeyse hiç çalışmadığını, uzun bir zamanı evine hiç gelmeyerek zamanının büyük bir çoğunluğunu şehir dışında geçirerek tüm bu süreçte evlilik birliğinin gerektirdiği sosyo-ekonomik görevlerinin hiç birini yerine getirmediğini, davacının cinsel şiddet ve duygusal şiddet uygulayarak da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olduğunu, milletvekili olduğu dönemde bile müvekkiline tecrit uygulayarak duygusal şiddet uyguladığını, davacının çocukları 17 yaşına geldiğinde zaten boşanırız iddiasının soyut bir iddia olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının haksız ve hukuki himayeden yoksun davasının reddi ile birleşen boşanma davasının kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, 250.000,00 TL maddî 200.000,00...


