WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DAVA Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacının yazlık ev satın alması için davalıya para verdiğini, geçen yıl sözkonusu evin tapu kaydının davalının kızı üzerine gösterildiğini öğrenmesiyle birlikte davacının bu duruma çok tepki gösterdiğini, bu evde yaşayan davacının, tapu kaydının eşinin kızı üzerine olduğunu öğrenmesiyle davalıya karşı güvenini yitirdiğini, davacının hesaplarının idaresini oğlunun üzerine bırakmasına davalının bozulduğunu, zira eskisi gibi harcama yapamadığını, davalının son aylarda davacıya her anlamda kötü ve hakaretamiz tavırlarda bulunduğunu, en son 23.01.2017 tarihinde tüm kişisel eşyalarını alarak gece vakti evi kavga ederek terkettiğini iddia ederek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

olduğu gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına 200,00 TL tedbir-iştirak, kadın yararına 300,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 10.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmiştir....

bulunmadığı gibi, buna ilişkin delilin de bulunmadığı ,tarafların yapılmasına müsaade ettiği kanıtlanmayan taraf akraba hareketlerinin ve evlilik tarihinden önceki olaylar kusur incelemesine dahil edilmeyerek mevcut kredi belgelerine göre kadının kredi çekmediği, kefil olmadığı, sadece buna ilişkin düşüncesini dile getirdiği, birliği borçlandırmadığı anlaşıldığından yaşanan bu olaylar nedeniyle tarafların ayrı yaşadıkları ve evlilik birliklerinin temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı karşı davacı erkeğin ağır, davacı karşı davalı kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, müşterek çocuk için hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının tedbir nafakasının bağlanış tarihinin üzerinden geçen zaman ve çocuğun yaşı nazara alınarak aylık 600,00 TL 'ye yükseltilmesine,...

onur kırıcı davranış hukuki nedeni ile boşanmalarına aksi halde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, 100.000,00 TL maddî 200.000,00 TL manevî tazminata, müşterek çocukların velâyetinin kendisine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; davalı-karşı davacı erkeğin kendisine hakaret ettiğini, aşağıladığını, baskı uyguladığını, cinsel ve fiziksel şiddet uyguladığını, ölümle tehdit ettiğini, kendisini odaya kilitlediğini iddia ederek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, müşterek çocukların velayeti ile müşterek çocuklardan ... yararına 500,00 TL, ... yararına 400,00 TL iştirak nafakasına, kendisi lehine 750,00 TL iştirak nafakası ile 30.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminata ve düğünde takılan ziynet eşyalarının bedeli ile çeyiz eşyalarının aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir" hükmünü taşımaktadır. 3. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 4....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadının davalı erkeğin kendisini aldatığını ispatlayamadığından davacı kadının zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine, davalı erkeğin dava dışı üçüncü bir kadını arıyarak tanıkların bulunduğu ortamda ''al cici annen'' şeklinde beyanda bulunduğu , davalı erkeğin dava dışı...isminde bir kadın ile görüştüğüne ilişkin mesajlarının olduğu, tanıkların yanında...isminde bir kadını aradığı, tanıkların bahse konu kadını tanıdıkları, kadına yönelik ''canım aşkım'' şeklinde hitapta bulunduğu, davalının eylemlerinin davacı kadın tarafından öğrenilmesinin ardından evlilik birliğinin sona erdiği, evlilik birliğinin sona ermesinde davalı yanın sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek davacı kadının güveninin sarstığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına davalı erkeğin tam kusurlu eylemlerinin sebep olduğu gerekçesi ile davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarılması nedenine dayalı...

nedeni ile boşanmalarına, müvekkili yararına 65.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin alkol bağımlısı olduğunu, çalışmadığını, müsrif olduğunu, borçlandığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk için her yıl artış ile 1.000,00 TL iştirak nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, davacı kadının eşinin soyadını kullanmaya devam etmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 ve sayılı 2019/102 Esas, 2020/503 Karar sayılı kararı ile, taraflar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda açıklanan şekilde vuku bulan tarafların eylemler dolayısıyla taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, taraflar arasındaki evlilik birliğinin her iki tarafın da eşit derecedeki kusurundan kaynaklanan sebeplerle temelinden sarsıldığı, olayların akışı karşısında davacının davasında haklı olduğu, bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmemesine göre taraflar bakımından artık evliliğin sürdürülmesini gerektirir korunmaya değer bir yarar kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun ortak velâyetine, 500,00-TL iştirak nafakasına, kadın lehine 24.000,00 TL toptan...

UYAP Entegrasyonu