Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir....
DAVA Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin önceki evliliğinden iki çocuğunun bulunduğunu, kadının evlendikten sonra çocuklarını istemediğini, onlara kötü davrandığını, çocukların psikolojilerinin bozulduğunu ve bu durumun okullarını dahi etkilediğini, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, kazandığı parayı eve getirmediğini, evi otel olarak kullandığını, taraflar arasında kadının tutum ve davranışları nedeni ile şiddetli geçimsizlik bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda sayı ve numarası belirtilen kararı ile;erkeğin iddiaların ispat yönünden herhangi bir delil ibraz edilmediği, kadın tarafından ibraz edilen delillere göre tarafların tartıştıkları, erkeğin alkol kullandığı, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, şiddet işleminin tanıklarca da görüldüğü, erkeğin evden ayrıldığı, tarafların halen ayrı yaşadıkları, her iki tarafın da evlilik birliğini sürdürmek istemediği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığı, erkeğin iddialarının sabit olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, velâyeti anneye verilen çocuk ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, çocuk yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın gelecek yıllarda TEFE- TÜFE oranında artırılmasına, kadın yararına...
CEVAP Davalı- davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin davacı ile maddî manevî ilgilendiğini, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının talep ettiği nafakanın fahiş olduğunu iddia ederek asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine 300.000,00 TL maddî, 300.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan 03.02.2016 tarihli dilekçede özetle; "...Taraflar arasında daha önce evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile karşılıklı dava açıldığını, yargılama devam ederken davacının zinasını öğrenmesi nedeni ile davacının ayrıca zina sebebine dayalı boşanma davasını açtığı, birleştirilen dosyalar üzerinden yapılan yargılama sonucu davalının açtığı her iki davanın kabulüne, davacının açtığı davanın reddine ve tarafların boşanmalarına karar verildiği ve nafakaya hükmedildiği, temyiz üzerine Yargıtay tarafından hükmün boşanma yönünden onandığı nafaka yönünden davacı lehine hükmedilen nafaka...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kocanın davacı kadına yönelik kıskanç davranışlar sergilediği, "gerizekalı mısın, aptal mısın, terbiyesiz" şeklinde hakaret ettiği, son zamanlarda eşi ile ilgilenmediği, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, her ne kadar davacının evi terk ettiği iddia edilmişse de davacı, davalının kusurlu eylemleri sebebiyle evi terk etmekte haklı olduğu, olayların akışı karşısında davalının tam kusurlu eylemleriyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı anneye verilmesine, çocuk ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın yararına 12.000,00 TL maddî ve 12.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
CEVAP Davalı-davacı ... vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-davalının iddialarının doğru olmadığını, evlilik birliği içinde yaşanan bazı anlaşmazlıkların olaylar büyütülmeden uzlaşma yolu ile çözülmesi gerektiğini, davacının evlilik birliğinde üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemekle birlikte dava açarak boşanma talebinde bulunduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi ve dava neticesinde aynı miktara yardım nafakası olarak hükmedilmesi ile 30.000,00 TL maddî, tazminat 30.000,00 TL manevî tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
- karşı davalının soyut ve iftira niteliğindeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


