, bu nedenlerle taraflar bakımından evlilik birliğinin yeniden tesisinin olanaksız olduğu gerekçesi ile esas davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, davalı-davacı kadının birleşen dava dilekçesinde öncelikle dayanmış olduğu zina özel nedenine dayalı boşanma davasının sübut bulmadığından reddine, ortak çocuğun annenin yanında yaşadığı, bakımının ve gözetiminin annesi tarafından yapıldığı, alanında uzman kişilerce düzenlenen sosyal inceleme raporu da göz önüne alınarak annenin yanında yaşayan ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin çocuğun menfaatine ve yüksek yararına uygun olduğu gerekçesi ile ortak çocuğun velâyetinin davalı-davacı kadına verilmesine, ... erkek ile kişisel ilişki kurulmasına, 500,00 TL iştirak nafakasının ... erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine, ... erkeğin daha ağır kusurlu olarak boşanmaya sebebiyet vermesi sonucu yoksulluğa düşecek kusursuz davalı-davacı kadın lehine...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davalı erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kusur yüklenemez ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. O halde kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır....
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde; erkeğin verdiği sözleri evlilik süresince tutmadığını, kendisinin kusuru olmadığını, oğlu ...'in evlilik süresinde zaten askerde olduğunu, çok kısa bir dönem kendileri ile birlikte kaldığını, ...'in davacıya son derece saygılı davrandığını, oğlunun davranışlarının boşanma nedeni olamayacağını, onu bahane ederek kendisine hakaret ettiğini, evden kovduğunu, eşyalarını evden gönderdiğini belirterek, erkeğin davasının reddini, kendi boşanma davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kabulünü, kadın lehine 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
CEVAP Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin dava dilekçesinde iddia ettiği hususların asılsız ve gerçek dışı olduğunu, erkeğin evlilik birliği sorumluluklarını yerine getirmediğini, sevgi ve saygı göstermediğini, cinsel şiddet uyguladığını, öldürmekle tehdit ettiğini iddia ederek; erkeğin davasının reddine karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, müvekkili lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2017 tarih 2016/177 E 2017/100 Karar sayılı kararı ile; erkeğin, kadına izafe ettiği maddî vakıaları, iddiaları ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....
Medeni Kanunu’muzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddî desteğini yitiren davacı karşı davalı kadın yararına maddî tazminat hükmedilmesi gerektiği, davacı karşı davalı kadının davalı karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eyleminin varlığını ispat edemediğinden manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından maddî tazminat ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacı karşı davalı kadının kusur tespiti, reddedilen boşanma davası, reddedilen yoksulluk nafakası ile maddî tazminat taleplerine yönelik istinaf başvurusu ile davalı karşı davacı erkeğin kusur tespiti ve reddedilen boşanma davasına yönelik istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ilamının tamamen kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2016/839 Esas, 2019/761 Karar sayılı kararıyla; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, kadın yararına aylık 450,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 30.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata, karşı dava ile birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı kadın vekili tarafından tazminat ve nafaka miktarları, davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, karşı ve birleşen davaların reddi yönlerden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle, davalının hemen her gün içki içip eve geç geldiğini ve agresif olduğunu, çoğu zaman davacıya ağza alınmayacak hakaretlerde bulunduğunu, sürekli alkol alması nedeni ile evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, eve gelirken sadece kendi yiyeceğini getirdiğini, eve maddî ve manevî hiç bir katkı sunmadığını, davalının 2013 yılının bahar aylarında müşterek haneyi terk ettiğini, o tarihten bu yana müşterek haneye gelmediğini, müvekkilini aramadığını, bu nedenlerle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminatın faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, talep edilen tüm nüfakaların ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek süresinde davaya cevap vermemiştir. III....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, 800,00 TL tedbir-yoksuluk nafakası ile faizi ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek cevap dilekçesinde özetle boşanma davasının kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 400,00 TL tedbir ve 400,00 TL yoksulluk nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


