WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Mahkememizin 23/02/2021 tarihli kararı ile ; Dava Eser sözleşmesidir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktur. Eser sözleşmesinin geçerliliği şekle tabi değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, uyuşmazlık miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve HMK'nın 190. maddeleri gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Somut olayda davacı, davalı ile aralarında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu iddia etmekte ise de, davalı akdî ilişkinin olmadığını savunmaktadır. Akdî ilişkinin varlığı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hallerde yazılı sözleşmeyle, yemin, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunulmuşsa tanık anlatımıyla, karşı tarafın muvafakatı halinde yine tanık anlatımıyla ispatlanabilir....

ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında Bayındırlık birim fiyatlarıyla inşaat yapım sözleşmesi imzalanmış, sözleşme davalı Kooperatif tarafından 28.03.2003 tarihli ihtarname ile fesh edilmiştir....

ve ilgili Mahkemece dahi itibar edilmeyen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, zaten bu raporun bilimsellikten uzak, teknik ve sektörel hatalar içerdiğini, yine birleşen davada davalıların haksız rekabet şeklindeki eylemlerinin dikkate alınmadığını, kaldı ki birleşen davada davalıların sözleşmenin feshine yönelme ve haksız fesih bakımından da haksız rekabete yönelik tazminat talebinde bulunduklarını, Esra Erol'un FOX TV'de program devam ederken ve en az üç yıl daha müvekkili şirketle sunuculuk sözleşmesi varken ve müvekkili şirketin FOX TV ile bir yıl daha program için yapım sözleşmesi varken davalılarla işbirliği içerisine girerek anlaşma yaptığını ve Esra Erol'un sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, dolayısıyla müvekkilinin bu eylemlerden zarar gördüğünü, diğer davalıların Esra Erol'a fahiş ücret teklif ettiklerini, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkiline ait formatın müvekkilinin izni olmaksızın davalı ATV'de yayınlanmaya başladığını, Mahkemece bu kapsamdaki...

ederek; sözleşmenin davalı idarece haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile haksız ve fazladan gecikme cezaları uygulamak suretiyle ödenmeyen hak ediş bedelleri, hakedişlerinden tutularak irat kaydedilen %3 geçici kabul ve %1 kesin kabul eksiklik bedelleri, ihaleden ötürü başlangıçta ödenen damga vergisi ve KİK ihale katılım bedellerinin fesih tarihinden itibaren işletilecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline ve haksız olarak irat kaydedilen teminat mektuplarının iadesini talep ve dava etmiştir....

Kaldırma ilamında özetle; "Gerek sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 126/4 ve gerekse 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. Zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir....

ve kötü niyetli olarak zararlara mahsuben kullanılan 50.000 TL nin ve çekin iadesini talep ve dava ettiğini, 19/04/2018 tarihli sözleşme, aslında davacı tarafça haksız olarak feshedilmiş ve müvekkilinin bu fesih ile zarara uğratıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/678 KARAR NO: 2020/610 KARAR TARİHİ: 20/10/2020 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/02/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile davacı şirket arasında akdedilen 03/04/2015 tarihli ''Servis Sözleşmesi'' davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı şirketin fesih sebebi herhangi bir hukuki gerekçeye dayanmamakta olduğundan iş bu feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmininin gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız fesih nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tutarındaki kar kaybı ve müvekkilinin yapmış olduğu yatırımlara ilişkin uğrayacağı 5.000,00 TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir...

Dosyada bulunan tüm bilirkişi raporlarında sözleşmenin kooperatif tarafından haksız olarak feshedildiği, sözleşmenin feshinde sadece kooperatifin kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de feshin haklı sebeplere dayanıp dayanmadığının tesbitinde sadece fesih ihtarında yazılı nedenlere değil, bir bütün olarak taraflar arasındaki hukuki ilişkide tarafların dürüstlük kuralları çerçevesinde davranışlarına bakılmalıdır. Eser sözleşmesi, niteliği itibarıyla güven esasına dayanır. Aslolan karşılıklı güven duygusu ve iyiniyetin varlığıdır. Somut olayda; yüklenici şirket 12.07.1999 tarihinde kooperatif ve kooperatif başkanına ......

haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur....

Şöyle ki Yayım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 487. maddesinde düzenlenmiş olup ilgili maddede yayım sözleşmesi “bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya halefinin, o eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı, yayımcının da onu çoğaltarak yayımlamayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir başka deyiş ile yayım sözleşmesi ile eser sahibi, eserin çoğaltma ve yayma hakkını yayımlayana devrederken yayımlayan da eseri çoğaltma ve yayma mükellefiyetini yüklenmektedir. Yayım sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu içerisinde özel bir durum arz etmekle birlikte bu sözleşme türü, asıl olarak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (“FSEK) düzenlenen bir alan olan telif hakları konusu ile yakın irtibat içerisindedir. Telif hakkı, sahibinin hususiyetini taşıyan ve FSEK’te sayılan eser gruplarına giren her türden fikir ve sanat ürünü üzerinde eser sahibinin veya haleflerinin sahip olduğu mali haklar olarak tanımlanmaktadır....

UYAP Entegrasyonu