WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” biçiminde tanımlanmıştır. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır....

Taraflar arasındaki bila tarihli İç Mimari-cephe projesi hizmet sözleşmesi ile ek protokolü kapsamında; Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/96 Esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici aleyhine açılan davada haklı fesih nedeniyle cezai şart, ardiye ücreti ve fesih damga vergisi olmak üzere 14.312,14 TL talep edildiği, eldeki dosyada iş bedeli ve bahsi geçen dosyada da cezai şart bedeli talep edilmekte olup, her iki davanın temelini taraflar arasında imzalanan 23.01.2012 tarihli sözleşme oluşturduğundan eldeki dosya ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/ 96 Esas sayılı dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi gereğince birleştirilerek her iki davanın birlikte değerlendirilip hüküm kurulması yönünde bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu dosyalar birleştirilmiş, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı-birleşen davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında; taraflar arasındaki sözleşmenin, iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, fesih bildirimini içeren 06.01.2016 tarihli yazının davalı- karşı davacı tarafça alındığı belirtildiğinden, karşı tarafa ulaştığının sübuta erdiği, fesih bildiriminin, sonuçlarına katlanmak koşulu ile her zaman yapılabilen tek taraflı irade beyanı olduğunu ve karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuracağı, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı-karşı davalının 21.12.2015 tarihli fesih bildiriminin, en geç, davalı-karşı davacı tarafça cevap verilen 06.01.2016 tarihinde karşı taraf ulaştığı sabit olduğundan, sözleşmenin, 06.01.2016 tarihinde davacı-karşı tarafça feshedildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, borçlunun temerrüdünü düzenleyen 125. maddesindeki hükümlerin uygulanabilmesi ve seçimlik hakkın kullanılabilmesi için, davalı-karşı davacı tarafça, iş...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/446 Esas KARAR NO : 2021/740 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/11/2020 KARAR TARİHİ : 23/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilleri ile davalı arasında taşeron sözleşmesi olarak nitelendirilen eser sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının sözleşmeyi feshettiğini, müvekkillerinin taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihine kadar hak ettikleri 165.000,00 TL alacak için İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, yapmış oldukları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davalının haksız itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

Yanlar arasındaki eser sözleşmesi fesih olunmamış ve işin ayıplı yapılması sebebiyle Borçlar Kanunu'nun 360/II. maddesi gereğince ayıbın giderilmesi, bedelinin mahkemece kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafça da temyiz edilmemiştir. Borçlar Kanunu'nun 360/II. maddesi gereğince, ayıp sonucu oluşan başka bir anlatımla işin kusurlu yapılmış olması nedeniyle gerçekleşen maddi zararın tazminini, iş-eser sahibi, yükleniciden isteyebilir. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi hükmü uyarınca, borçlu, genel olarak her türlü kusurundan sorumlu olduğu gibi aynı madde hükmünün yollamasıyla haksız eylemlerden doğan sorumluluğa ilişkin kurallar, benzetme yoluyla sözleşmeye aykırı davranışlara da uygulanır. Zararlı sonuçlar tarafların birlikte kusurlarıyla illiyetli olarak gerçekleşmiştir. Davacının gerçekleşen gerçek maddi zararının az yukarıda belirtildiği üzere, Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla 43 ve 44. maddeleri hükümlerine göre tazmini gerekir....

Noterliği'nin 07419 yevmiye numaralı 20/07/2016 tarihli ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, ihtarlara rağmen davacıların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmedikleri anlaşıldığından taraflar arasında 06/08/2016 tarihli fesih protokolü düzenlendiğini, davacıların fesih protokolünde müvekkil firmadan herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, hiçbir dava açmayacağını müvekkili tam ve kamil bir keşilde kabil-i rücu olmak üzere ibra ettiğine belirtmesine rağmen işbu davayı açması iyi niyetli olmadığını, davayı açmakta haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu göstermekte olup davasının usul ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekil ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. KANITLAR: Fesih protokolü, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir....

Taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi ilişkisi olup, TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu sözleşme taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri fen ve tekniğine, iş sahibinin amacına uygun olarak imal edip teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan iş bedelini ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmesinin iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedilse dahi, yüklenici sözleşme kapsamında yapılan ve bedeli ödenmeyen imalat bedeli ile varsa iş sahibinin yararına olan sözleşme dışı imalat bedelini isteyebilir. İmalat bedelinin istenebilmesi için feshin haklı ya da haksız olmasının önemi yoktur. Dava konusu olayda taraflar arasındaki yazılı taşeronluk sözleşmesinin işin davacı taşeronca belli bir oranda yapılıp bitirildikten sonra tamamlanamadan davalı işveren tarafından .../.../... tarihli noter ihtarı ile tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır....

ın kullanımında olması nedeniyle borçluların takibe yapmış oldukları itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek borçluların itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, borçluların taşınmazdan tahliyesine, borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir Borçlular; gayrimenkulün iki katlı harabe bir bina olduğunu ve otel ve pansiyon olarak kullanılmak üzere kiralandığını, ilk kiranın senelik kira bedeli olarak peşin ödendiğini ancak kiralanan gayrimenkul tarihi eser olduğundan “tadilat, onarım, imar ve inşaat izni” verilmediğinden harabe durumunda olan gayrimenkulü otel ve pansiyon olarak işletmeleri mümkün olmadığından kira sözleşmesini ikinci kira yılı başlamadan önce 05.01.2012 tarihli yazıyla (feshi ihbar) haklı nedenle feshetmiş olduklarını, inşaat izni yasağı nedeniyle ayıplı nitelikte olan kira sözleşmesi hukuken geçersiz olduğundan haklı sebeple feshettiklerini ve böylece sona...

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davanın tarafları arasında 02/07/2019 tarihli Mali Hak Devir Sözleşmesinin imzalandığını, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair iddiası tümden gerçek dışı olduğunu, edimlerini süresinde ve tam olarak yerine getirmediğini, bu nedenle kararlaştırılan ücrete de hak kazanmadığını, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 5.10. maddesinde yer alan “Yazar, belirtilen eser(leri) dizgi ve mizanpaj işlemi tamamlandıktan sonra çapraz kontrollerini 15 (onbeş) gün içinde teslim edecektir.” hükmüne göre üstlendiği çapraz kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aramalara cevap vermediğini, davacının bilahare haksız icra takibi başlattığını, tüm bu nedenlerle dava haksız olup, eser sözleşmelerinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen iş görenin, işverenden tam ücret talebinde bulunmasının da düşünülemeyeceğini, çapraz kontrol işlemi için sarf edilen harcamaların davacı yanca üstlenilmesi gerektiğini, icra takibi ile ayrıca...

UYAP Entegrasyonu