Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafça haksız olacak feshi sebebiyle TBK'nın 125/2. maddesine dayalı olarak yoksun kalınan kârın tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 470. vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi”, iş sahibinin bir arsanın muayyen bir payının bedel olarak devri veya devri taahhüdü karşılığında, yüklenicinin bir inşa (yapı) eseri meydana getirmeyi taahhüt ettiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen, ivazlı, çift tipli bir karma sözleşmedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri bedel olarak taşınmaz mal mülkiyetinin geçirimi borcunu içerdiğinden, TMK'nın 706, TBK'nın 237, Noterlik Kanunu'nun 60 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri uyarınca resmi şekle bağlı tutulmuştur. Başka bir anlatımla, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerliliği, bu sözleşmelerin noterde "düzenleme" şeklinde yapılmasına bağlıdır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/359 Esas KARAR NO : 2021/535 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/05/2021 KARAR TARİHİ : 12/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... tarafından davet edildiği ve davaya konu ... ili ... ilçesi ......
Fesih veya dönme sözcüğü kullanılmasa da iş parasının geri istenmesi gibi dönme iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmeden dönme iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir---. Bu halde karşı tarafın dönme-feshin haksız olduğunun tespiti ile sözleşmenin aynen ifasını talep etmesi mümkün değildir ---- 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 77. Maddesi uyarınca "(1)Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. (2) Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur."...
projesini de fesih ettiğini belirterek davacının diğer grup şirketi olan ... şirketi açısından 90.000-USD talep ettiğini, oysa ki davalı müvekkili yaptığı tüm iş ve işlemlerde her üç projeyi aynı kapsamda projelendirerek tek eser haline getirdiğini, ancak davacı yan birbirinden farklı projeler varmış gibi maddi çıkar sağlamaya çalıştığını, İstanbul 13....
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı eser sözleşmesine dayalı olarak dava açmış ve bakiye iş bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki eser sözleşmesidir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ilişkisi kurulduğuna göre ------- uygulamalarına göre işin yapılıp teslim ettiğini yüklenici, bedelin ödendiğini de iş sahibi kanıtlamalıdır. Taraflar arasında ------yılında yüklenici sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı taraf iki adet hakediş düzenlendiği ve bu hakedişlere göre alacaklı olduğunu iddia edilmektedir.--------- tutarındaki ---- nolu hakdişin konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olup, bu hakedişe istinaden davalı tarafından ödemelerin yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arsındaki asıl uyuşmazlık ise ---- tarihli --------tutarındaki ---- nolu hakediş konusundadır....
Dava, reklam sözleşmesinin ayıplı olarak ifası iddiasına dayalı maddi- manevi tazminat ve karşı dava açısından sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Reklam sözleşmesi, nitelik olarak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2012/4195 Esas, 2013/3236 Karar sayılı, 2014/678 Esas, 2014/6515 Karar sayılı, 2015/6243 Esas, 2016/1504 Karar sayılı, 2008/7167 Esas, 2008/7573 Karar sayılı, 2007/175 Esas, 2007/3481 Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2012/7589 Esas, 2012/9534 Karar sayılı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7....
Taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan 09.10.2012 tarihli sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir....
Böylelikle taraflar eser sözleşmesi nedeniyle birbirlerinin malvarlığına kattıkları değerlerin iadesini isteyebilecektir. Yüklenici tarafından, fesih anına kadar arsa sahibinin malvarlığına giren yararlı ve imar mevzuatına uygun olan imalatın ya da yapılan yararlı masrafların bedeli talep edilebilir. Bir başka yüklenicinin o imalatı devam ettirerek inşaatı tamamlayabilmesi mümkün ise, o imalat arsa sahibi için yararlı sayılır. Yüklenici tarafından istenebilecek bedel, fesih iradelerinin birleştiği ya da bu şekilde bir irade birleşmesi yoksa fesih hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiği tarih veya kesinleşen mahkeme kararına göre belirlenen fesih tarihi itibariyle, imalatın ya da masrafın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenen bedelidir. Hükmedilecek imalât bedelinin içerisinde bu iş ve imalâtın yapılması için gerekli olan ve yüklenici tarafından ödenmesi gereken yıkım, ruhsat, proje vs. gibi harcamalar da bulunmaktadır....
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri eser ve satış vaadi sözleşmelerinden oluşan karma nitelikli akitlerden olup, satış vaadini (arsa payının devrini) de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün değildir. Dairemizin kararlılık gösteren içtihatlarında bu tip sözleşmelerin tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona ereceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu sözleşmelerden dönmek isteyen tarafın, eğer karşı taraf dönmeyi kabul etmiyor ve karşı çıkıyorsa, hakimin kararına ihtiyacı vardır. Yani mahkemede açacağı "sözleşmenin feshi" davası sonunda feshi (dönme) kararı ile sözleşmeden dönebilir. Mahkeme, önce fesih isteyenin haklı olup olmadığını tartışır, haklı ise feshe karar verir, aksi halde davayı reddederek sözleşmeyi yürürlükte tutar....
nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, davalının işteki gecikmelerden sorumlu olduğunu, süre uzatımı vermesi gerekirken karşı tarafın haberi olmaksızın işi başka firmaya ihale etmiş olmasının sözleşmenin fiilen fesih edildiği anlamına geldiğinden davalı haksız bulunmuş, davacıya bu nedenle kâr mahrumiyeti ödemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Oysa davacı 28.02.2012 tarihli elektronik ortamda davalı...'ye gönderdiği yazısında aynen, “... firmamızın bu projeden affını rica ediyoruz...” demek suretiyle işe devam edemeyeceğini, başka anlatımla tasfiye iradesini bildirmiştir. Davalılar arasında imzalanan 13.07.2011 tarihli sözleşmede... yüklenici olup inşaat işleri konusunda da davacıyla 08.09.2011 tarihli alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi imzalanmıştır. İşte bu sözleşme nedeniyle davalı... diğer davalı ....'...


