-TL (KDV hariç) olarak belirlendiğini, ödeme programında gösterilen tutarların zamanında ödenmemesi halinde yapı sahibi ödenmeyen her bir hakediş için aylık %10 gecikme tazminatı ödeyeceğini, tarafların sözleşmeyi şartsız feshetmesi halinde 20.000,00-TL fesih eden tara karşı tarafa ceza ödeyeceğini, işin teslim tarihinin..... tarihi olarak belirlendiğini, davacı tarafın edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı tarafın tüm ihtar ve uyarılara rağmen sözleşmede belirlenen ödemeleri zamanında yapmadığını, inşaatın tamamlanmasına engel olduğunu, bu nedenlerle davacının inşaatı zamanında bitiremediğini, davalı tarafın sözleşmesi haksız olarak feshettiğini, edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenlerle inşaatın geldiği seviyeye kadar ki iş bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte verilmesini, davalı tarafça ödenmeyen her hakediş için ve her bir muacceliyet tarihinden itibaren aylık %10 gecikme tazminatının davacıya verilmesini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi...
Taraflar arasındaki sözleşme bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. (TBK 470. maddesi). Sözleşmenin taraflarına bakıldığında; İşveren'in ...Proje, ...'in de ... olduğu görülmektedir. ...Proje'nin iddiası dava dışı ... firmasının da sözleşmenin tarafı olduğu yönündedir. Sözleşme kül halinde incelendiğinde, ...Proje'nin bütün mali edimlerini ...'a karşı üstlendiği görülmektedir. Yani dava dışı ... firmasına karşı herhangi bir bedel ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, bunun da eser sözleşmesinin ruhuna aykırı olduğu görülmüştür. Belirli bir emek sonucunun meydana getirilmesi herhangi bir ücret almaksızın taahhüt edilmişse ortada istisna sözleşmesi değil, vekalet sözleşmesi vardır. Dolayısıyla burada dava dışı ...'...
in, TBK m. 470 ve 479 hükmü gereğince taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca meydana getirmiş olduğu (imal ettiği) eser karşılığında (taleple bağlılık ilkesi uyarınca) eser bedeline hak kazandığı kanaatine varıldığı..." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda: Taraflar arasında 06.05.2019 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin konusunun ... firmasının içinde bulunduğu konsorsiyum tarafından ...'...
Dava, eser sözleşmesi niteliğine haiz sözleşmenin aynen ifası, mümkün olmaması halinde ise oluşan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ile bu maddede sınırlı sayıda sayılan davalar ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesi uyarınca ise ticari nitelikli davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Davanın dayanağı eser sözleşmesi niteliğine haiz ilişkiden kaynaklanmakta olup, dava, bu niteliği gereği mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacının tacir kaydının bulunmaması ve kazancının esnaf sınırını aşmaması nedeniyle davanın nispi ticari davalardan da olmadığı dolayısıyla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu sonucuna varıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Dava, eser sözleşmesi niteliğine haiz sözleşmenin aynen ifası, mümkün olmaması halinde ise oluşan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ile bu maddede sınırlı sayıda sayılan davalar ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesi uyarınca ise ticari nitelikli davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Davanın dayanağı eser sözleşmesi niteliğine haiz ilişkiden kaynaklanmakta olup, dava, bu niteliği gereği mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacının tacir kaydının bulunmaması ve kazancının esnaf sınırını aşmaması nedeniyle davanın nispi ticari davalardan da olmadığı dolayısıyla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu sonucuna varıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda, davacı taraflar arasında 15.02.2010 tarihinde elektrik tesisat işleri yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı, davalı iş sahibi tarafından işlerin yavaşlatılması, işçi sayısının azaltılması istendiğini, akabinde başka bir şirket ile işe devam edildiğini, kendilerinin sözleşmesi fesih edilmediğini ancak sözleşmenin iptal edilmiş olduğunu, ihtarname ile davalıya verilen avans teminat mektubunun iadesini ve zarar alacaklarının tahsili talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek, 60.000,00 TL bedelli çekin iadesini, 45.663,70 TL zarar alacaklarının tahsilini talep etmiştir....
Valisinin oluru ile iş tasfiye edilmiş ve bu tasfiye kararı ile taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi sona erdirilmiştir. Davacı yüklenicinin işin tasfiye edildiği ana kadar gerçekleştirdiği imalât nedeniyle bedel talebi ya da haksız fesih sebebiyle kâr kaybı alacağı istemi bulunmamaktadır. Davacı talebin 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 24 ve Yapım İşleri Genel Şatrnamesi'nin 22. maddesine dayandırmaktadır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksikliği ve işin tasfiyesi başlıklı 24. maddesinin davacının dayandığı (b) bendinin son fıkrası ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin aynı başlıklı 22. maddesinin (b) bendinin son fıkrasında "sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır....
Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. -Eser sözleşmelerinde iş bedeli zorunlu unsurdur. Bu tip sözleşmelerde iş sahibi ya da yüklenici çoğu zaman iş bedelini kararlaştırmaktadır. Buna rağmen yani tarafların eser sözleşmesi kurulması konusunda mutabık kalmalarına rağmen bedeli kararlaştırmamış olmaları mümkündür. Bedelin kararlaştırılmamış olması sözleşmeyi bedelsiz hale getirmeyeceği gibi geçersiz sayılmasını da gerektirmez. Bedel açık olarak kararlaştırılmamış olsa dahi eser sözleşmesi ilişkisi geçerli olarak kurulmuş olacaktır. -Eser sözleşmesinden doğan davalar sonucunda verilen kararların temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay 15....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2019/6 Esas KARAR NO : 2021/164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2018 KARAR TARİHİ : 05/03/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin eser sözleşmesi ile davalı şirketin yükleniminde olan ve işin sahibinin de Karayollan...14. Bölge Müdürlüğü olduğu “... ......
Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, bina inşaatı yapılması işini konu alan taşeronluk sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin 21.4 maddesine dayalı cezai şart alacağı ile 21.2 maddesi son cümlesi uyarınca imalat bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı alt yüklenici, davalı şirket ile "taşeron sözleşmesi" kapsamında yapımını üstlendiği inşaatı belirli bir seviyede tamamladığını ancak inşaat henüz bitmeden sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu haksız fesih nedeniyle zarara uğradığını belirterek davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı icra takibi ile uğranılan zararın tahsilini istemiş, davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır....


