Kabule göre de, kural olarak ilerde doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. İİK'nun 89.maddesi gereğince üçüncü şahsa, borçlunun, nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczi şeklinde haciz ihbarnamesi çıkarılması halinde, üçüncü şahsın sorumluluğu, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut (fiili) durumla sınırlıdır. Rutin ödemeler (kira alacakları vs.) dışında ileride doğacak, doğması muhtemel bir hakkın bu aşamada üçüncü şahıslarca net olarak bilinmesi mümkün olmadığından, haciz ihbarnamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür. Somut olayda, alacaklı tarafından borçlunun emekli ikramiyesinin haczi yönünde SGK.na İİK.nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresi ile borçlunun emekli ikramiyesi üzerine haciz konulduğu görülmüştür....
Öte yandan, haczi talep edilen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirerek 82/son madde hükmüne göre talebin kabulü veya reddine karar vermek durumunda olan icra müdürünün, 30.06.2014 günü yapılan son haciz talep tarihi itibarı ile borçlunun emekli maaşının haczine ilişkin muvafakatinin bulunmadığını nazara alarak emekli maaşının haczi talebini bu gerekçeyle reddetmesi gerektiğinden, şikayete konu işlem, emekli maaşının haczi talebinin reddine ilişkin kısım yönünden sonucu itibarı ile doğrudur. O halde, mahkemece; alacaklının, borçlunun emekli maaşının haczine ilişkin istemi yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken alacaklının bu husustaki istemini de kapsar biçimde şikayet konusu işlemin tümüyle iptaline karar verilmesi isabetsizdir....
a olan şahsi borçlarına ilişkin Tavşanlı İcra Müdürlüğünün 2011/28 Esas nolu icra takip dosyasından icra takibinin yürütüldüğü, bu kapsamda icra dairesince sanığın belediye başkanlığından aldığı maaşına maaş haczi yapılmasına karar verildiği, bu hususta 06/09/2011 tarihli müzekkerenin sanığın başkanlığını yaptığı Tepecik Belediye Başkanlığı'na gönderildiği, buna rağmen maaş haczi işlemlerinin uygulanmaması üzerine 21/06/2012 tarihinde yeniden kuruma maaş haczinin uygulanması yönünde aksine hareketin cezai işlem gerektireceği ihtarını içeren müzekkerenin gönderildiği, bu müzekkerenin 19/07/2012 tarihinde Belediye Başkanı sanık ...'...
Borçlunun maaş ve ücreti de üçüncü kişideki bir alacağı niteliğindedir. Ancak borçlunun maaşı ve ücretinin haczedilmesi İİK'nun 89. maddesi kapsamında gerçekleşmemektedir. İcra İflas Kanununda, maaş ve ücret haczi, 355 ve 356. maddelerde düzenlenmiş olup, maaş ve ücret haczi için farklı bir usul öngörülmüştür. Anılan düzenleme, 89. maddeye göre özel bir düzenleme olduğundan maaş haczi konusunda 89. madde hükümleri uygulanamaz. Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişiye borçlunun maaş alacağı için İİK'nun 355. maddesi kapsamında maaş haciz müzekkeresi gönderildiği gibi aynı alacak için 89/1 haciz ihbarnamesi de gönderildiği görülmektedir. Yukarıdaki ilkeler ışığında borçluya İİK'nun 89/1-2-3. maddeleri uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesi usulsüz olup iptali gerekir. Bu husus, kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "davanın kabulüne, SGK Başkanlığı tarafından 2007/1775 sayılı ödeme emrine dayanılarak yapılan maaş haczi ve araba haczi işlemlerinin kaldırılmasına, maaş haczi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Ancak İİK.nun 83/a maddesi gereğince, "İİK.nun 82 ve 83.maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir" hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32.maddesi ile, 5510 sayılı SGK.nun 93/1.maddesinde yapılan değişiklikle, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakatı yok ise, icra müdürü tarafından re'sen reddedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, haczedilmesi mümkün olmayan maaşın haczine muvafakat edilmesi halinde, bu muvafakata geçerlilik tanınarak, anılan gelirlerin haczi mümkün hale getirilmiştir. Ancak borçlu tarafından verilecek bu muvafakatın herhangi bir koşula bağlı tutulmaması gerekmektedir. Aksi halde koşula bağlı tutulan muvafakat gerçerli olmayacak bu nedenle emekli maaşının haczi yapılamayacaktr....
İİK'nun 83. maddesi gereğince, kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak, haczedilecek miktar maaş ve ücretin ¼’ünden az olamaz. Bir diğer anlatımla, haczedilecek miktar en az ¼ olup, borçlunun maaş ve ücretinin miktarı ile kendisinin ve ailesinin geçinmesi için gerekli kısım nazara alınarak haczedilebilecek miktarın belirlenmesi gerekir. Somut olayda; takip dayanağı ilam nafaka alacağı olup, birikmiş ve işleyecek nafaka alacağı takibe konulmuş, İcra Müdürlüğü'nce, işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi ile işleyecek aylık nafakanın tamamı için haciz kararı verilmesinde Yasa'ya aykırılık yoktur. Adi alacak niteliğinde olan birikmiş nafaka alacağına ilişkin hacizde ise İİK'nun 83. maddesinin uygulanması zorunludur....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı borçlu... hakkında ... takibi yapıldığını, alacağın tahsilini teminen borçlunun çalıştığı şirkete maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini, maaş haczine ilişkin yazılan müzekkereye cevap gelip gelmediğinin 05.04.2012 tarihinde kontrolü sırasında " ... .... ... Müdürlüğü'nün 2012/1463 Esas sayılı ... borcunun bitiminden sonra müdürlüğünüz adına kesinti yapılmasına başlanacaktır" şeklinde cevap verildiğinin görüldüğünü, yaptıkları araştırmada borçlu...'ün eniştesi olduğu öğrenilen davalı ... aleyhine muvazaalı olarak 96.000,00 TL senet borçlandığını, aleyhine ... takibi yaptırdığını, evindeki eşyalara ve maaşına haciz koydurttuğunu, bu yolla müvekkiline verdiği çek alacağını semeresiz bırakmaya yönelik işlemler yaptığının öğrenildiğini, ...'ın maaş haczine ilişkin işlemlerin sıra cetveli yerine geçtiği görüşünde olduğunu ileri sürerek, sıra cetveli niteliğindeki maaş haczi sırasına göre ... .... ......
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili banka tarafından ... hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığını, yapılan maaş haczi talebinin de müvekkilinin 5. sıraya alındığını, 1. sırada bulunan davalı ...’in alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek ilk sırada maaş haczi işlemi uygulanan ....İcra Müdürlüğünün 2013/8129 esas sayılı dosya alacağının muvazaalı olduğunun tesbitine ve maaş haczi sırasından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların 20 yıllık arkadaş olmaları dışında muvazaa iddiasını destekler mahiyette delil ortaya konulamadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
KARŞI OY Şikayet konusu işlem, icra memurunun, davalı borçlunun SSK'ca bağlanan emekli maaşının tamamının haczi için alacaklı tarafından yapılan haciz talebinin reddine ilişkin bulunmaktadır. Haciz istem konusu yapılan maaşın haczedilemeyeceği 506 sayılı Yasa'nın 121 ve 1479 sayılı Yasa'nın 67. maddeleri hükümleri uyarınca emredici bir hükümle düzenlenmiştir. Anılan Yasa hükümleri uyarınca bu maaşın, İİK'nın 82. maddesinde sayılan haczi caiz olmayan mallar ve haklar kapsamında mütalaa edilmesi gerekir. Bu durumda icra memurunun, İİK'nın kendisine tanıdığı yetki ve verdiği görev gereğince, anılan hükümler uyarınca haczi mümkün olmayan maaşın haczi konusunda alacaklı talebinin reddi karar vermesinde ve İcra Hukuk Mahkemesince de bu yöne ilişkin alacaklı şikayetinin reddinde yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğundan sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyoruz....


