Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının emekli maaşını davalı bankadan aldığı, davalı bankanın kredi kartı borcundan dolayı davacının emekli maaşının tamamına bloke koyduğu, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu maddeye göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunması halinde dahi icra müdürü tarafından reddedileceği, yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığının düzenlendiği, davacının, davalı banka ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesi sırasında takas ve mahsupa ilişkin vermiş olduğu muvafakattin anılan yasa maddeleri gereğince geçersiz olduğu, bu nedenle emekli maaşına konulan...
Borçlu haczi caiz olmayan bir malın haczine, malın haczi sırasında muvafakat verebileceği gibi, şikayet yoluna gitmeyerek, zımnen de rıza gösterebilir. 506 sayılı Yasa'nın 121.maddesi uyarınca, bağlanan emekli maaşlarının haczi mümkün değil ise de, bu husus haciz işleminden sonra, süresiz ve geriye etkili olarak, borçlu tarafından şikayet konusu yapılabileceğinden ve haczedilmezlik iddiası ancak borçluya tanınan bir hak olduğundan, icra müdürlüğünün alacaklının haciz talebinin reddine dair kararının iptali gerekmektedir (HGK 31.03.2004 tarih 2004/12-202 E, 2004/196 K.).Acıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Gerekçeli karar başlığında maaş haczi müzekkeresine itiraz edilen 13/06/2014 tarihinin suç tarihi olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüştür....
Borçlunun maaş ve ücreti de üçüncü kişideki bir alacağı niteliğindedir. Ancak borçlunun maaşı ve ücretinin haczedilmesi İİK'nun 89.maddesi kapsamında gerçekleşmemektedir. İcra İflas Kanununda, maaş ve ücret haczi, 355 ve 356.maddelerde düzenlenmiş olup, maaş ve ücret haczi için farklı bir usul öngörülmüştür. Anılan düzenleme, 89.maddeye göre özel bir düzenleme olduğundan maaş haczi konusunda 89.madde hükümleri uygulanamaz. Somut olayda;davalı vekili tarafından gönderilen haciz ihbarnamesinde, borçlunun üçüncü şahısta(davacıda) bulunan maaş alacaklarının icra müdürlüğü dosyasına gönderilmesi talep edilmiş ise de, davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde açıkça haciz ihbarnamelerinin davacıya borçlunun maaşından kesinti yapılması amacıyla gönderildiğinin belirtilmesi ayrıca davalı alacaklının borçlu ...'...
Davacı-borçlu 15.10.2012 tarihi itibariyle çalıştığı kurumdaki işinden emekli olmuş, emeklilik durumu icra dosyasına 20.11.2012 tarihinde bildirilmiştir. Ancak emeklilik durumu dosyaya bildirildikten sonraki süreçte de davacı-borçlunun maaşı üzerindeki 1/4 oranındaki haciz devam etmiş ve düzenli olarak kesintiler yapılmıştır. Davacının emekli olmadan önce maaşının 1/4'ünün haczi mümkün olmakla birlikte, yasal düzenlemeler karşısında emekli maaşının haczi mümkün değildir. Bu durumda icra dosyasına emeklilik durumunun bildirilmesi sonrasında emekli maaşı üzerinden haciz işlemi nedeniyle yapılan kesintilerin haksız olup iadesi gerekeceği yönündeki kabul doğru olmakla birlikte, davacı-borçlunun aktif çalıştığı dönemde yapılan kesintilerin de iadesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....
Dosya içeriğine göre davacı, davalı bünyesinde, 2000 yılına kadar memur statüsünde, bu tarihten 2003 yılına kadar ise hizmet sözleşmesi ile çalışarak 2003 yılında emekli olduğunu; sözleşme öncesi memuriyette geçen dönem için emekli ikramiyesi ödendiğini belirterek, anılan dönem için kıdem tazminatı farkı ve emekli maaşının emsal işçi ücreti ile denkleştirilmesini, emekli maaş farkının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece memuriyet dönemi çalışmalarına ilişkin görülen davaların incelenme yerinin idare mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı, davalı ... Telekominikasyon A. Ş. ile aralarındaki iş ilişkisine dayanarak fark kıdem tazminatı isteğinde bulunduğuna göre, bu talebi incelemekle iş mahkemeleri görevlidir. Ancak, 2003 yılında Emekli Sandığından emekli aylığı almaya başlayan davacının emekli maaş farkı isteğine ilişkin uyuşmazlığı çözüm yeri idare mahkemelerine aittir....
Dava, davacının SGK'dan aldığı emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup yasal olarak haczi mümkün bulunmayan emekli maaşından, haciz yoluyla yapılan kesintinin iadesinin istenilmesi mümkündür. Her ne kadar mahkemece dava, 2004 sayılı İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası olarak nitelendirilmiş ise de anılan hükümde, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği paranın genel hükümler dairesinde geriye alınmasını isteyebileceği düzenlenmiş olup somut olayda, davacı borçlu olmadığı paranın ödendiği gibi bir iddia da bulunmayıp, yasanın emredici hükmüne rağmen haczedilen paranın iadesini istemektedir....
Ltd Şti borçlu olmadığı halde karşı tarafın talebiyle dosyaya borçlu olarak eklendiğini ve dosya alacağın tamamı için müvekkilinin tüm hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına vs haciz ve bloke konulduğunu, icra müdürlüğü tarafından dosya borçlusu Kamil Temel'in işvereni müvekkili şirkete maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini ve gönderilen maaş haczi müvekkilinin yıllar önce taşındığı adrese gönderildiğinini, 13.10.2022 tarihinde muhtara usulsüz olarak tebliğ edildiğini, maaş haczi müzekkeresi tekidi müzekkeresi de aynı adrese usulsüz olarak tebliğ edildiğini, maaş haczi müzekkeresi ve maaş haczi tekidi müzekkeresi tebliğ edilen "Altınova Mah.,İstanbul Cad., Buttim İş Merkezi Sitesi No:424/5/2217 Osmangazi/Bursa" adresinden müvekkilinin taşındığını ve gerekli yerlere de bildirimini yaptığını, taşındığına dair 04.12.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kaydını ekte sunulduğunu, müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edilen maaş haczinden ve tekidi müzekkeresinden dosya alacağının tamamı olan 14.127,64TL...
alacağı dışında kalan hak ve alacakların tahsili için öngörüldüğü ve bu kapsamda gönderildiğinin açık olduğunu, maaş haczi talebi halinde İ.İ.K. 355 md. gereğince borçlunun çalıştığı işyerine maaş haczi müzekkeresi gönderilmesi gerektiğini, ancak, maaş ve ücret alacağı dışında kalan diğer alacaklar için "maaş haczi müzekkeresi" gönderilemeyeceğini, ve bu taleplerin ancak "89 haciz ihbarnamesi" ile yerine getirilebileceği de ortada olduğunu, davaya konu icra dosyasından gönderilen "89/1,2,3" haciz ihbarnamelerinin maaş ya da ücret alacağı haczi talebi içermediğini, borçlunun davacı nezdindeki diğer hak ve alacakları için gönderildiğinin açık olduğunu, davaya konu kılınan icra dosyasının incelenmesinde açıkça görüleceği üzere, gönderilen "89/1,2,3" haciz ihbarnameleri borçlunun maaş ve ücret alacaklarının haczi için olmayıp, buna dair bir beyan da içermediğini, davacı, 89/1 ve 2 ihbarnamelerine yasal süresinde itiraz etmeyerek bu davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğini, davacıya...
İcra müdürlüğünce, alacaklı vekilinin talebi üzerine 13/05/2010 tarihinde borçlunun emekli maaşının tamamının haczine karar verilmiş ve SGK Başkanlığına 26/05/2010 tarihli haciz müzekkeresi yazılmıştır. 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32.maddesiyle 5510 Sayılı SGK.nun 93/1.maddesinde yapılan değişiklikle "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü getirilmiştir. Somut olayda, borçlu tarafından bu kanuna göre haczi yasak olan emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat edildikten sonra, icra müdürlüğünce uygulanan haciz işlemi anılan yasa hükmü karşısında geçerlidir. Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. O halde, mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir....


