İstinaf mahkemesince kapak hesabının çıkartılması gerektiği kaldırma gerekçesi olarak bildirilmekle karar kesin nitelikte olduğundan kapak hesabının celbi için ara karar tesis edilmiş ancak ara kararda kapak hesabına göre depo emri çıkarılması yasal düzenlemeler karşısında ara karara derç edilmemiştir. Ancak kapak hesabının yapılması sonrasında sehven mahkeme kalemince davalıya yanılgı ile bir depo emri tebligatı çıkartılmıştır. Bunun üzerine davalı tarafça takibe konu borç mahkememiz veznesine yatırılmıştır. Davalı taraf bunu ifa maksadıyla yapmıştır. Nitekim duruşmadaki beyanında da dosya borcunun ifası için paranın mahkeme veznesine yatırıldığı bildirilmiştir. Kural olarak icra dosyası borcunun icra veznesine yatırılması gerekir ancak davalı tarafın yanılgısı kendisine çıkarılan depo emri tebligatından kaynaklanmıştır. Davalı tarafa bu husus duruşmada sorulmuş, davalı yatırılan tutarın ifa maksadıyla yatırıldığını bunun icra veznesine aktarılmasını talep etmiştir....
ödediği en yüksek faiz oranı ile faiz talebinin yerinde olduğu, dava tarihi itibariyle yapılan kapak hesabına göre davacının ------ alacaklı olduğu, 6-Kısmi Öneme Sonrası Dava Tarihli Alacak Hesabı Davalının takip sonrası, ama dava öncesi kısmı ödeme yapmış olması sebebiyle dava tarihli kapak hesabının yapılması gerektiğinden, raporumuzun---- bölümünde yapılan hesaplamada; davalı ---- ödeme yaptığı, takip sonrası yapılan ödemelerin ---- göre öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiğinden --- ödemenin mahsubuna ilişkin dava tarihi itibariyle raporun --- gösterilen kapak hesabına göre --- masraf hesaplanmıştır....
O halde, alacaklı tarafından takipte istenen işleyecek faiz oranının itirazsız kesinleşmesi nedeniyle akdi faize dönüştüğü ve bu oranın da 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından yüksek olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince; takipten sonraki dönem için yıllık %8 faiz oranı uygulanmak ve alacaklının TBK'nun 99/son maddesi gereğince seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığı da nazara alınmak suretiyle, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile hesaplama yaptırılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi ile, 05.10.2015 tarihli dosya hesabına ilişkin şikayetin sonuçlandırılması gerekirken hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Esas sayılı dosyasına 04.07.2024 tarihine kadar yapılmış olan tahsilatlar sunulmuş ve sunulan tahsilatlara göre güncel kapak hesabı yapılmasının talep edildiğini, talebe istinaden düzenlenen 17.11.2024 tarihli kapak hesabında 2.232.241,90-TL bakiye borç bulunduğunu, aynı kapak hesabında yer alan tahsil harcı miktarı 176.142,84-TL; vekalet ücreti miktarı ise 430.337,77-TL olduğunu, temlik eden banka kayıtlarının yerinde incelenmediğini, icra dosyasında düzenlenen kapak hesabıyla bilirkişi tarafından tespit edilen alacak miktarı arasındaki fark anlaşılabilir olmadığından 07.01.2025 tarihli rapora itiraz ettiklerini,banka tarafından" 06.03.2022 tarihi itibarı ile 337.623,46-TL anapara alacağı ve ferileri temlik edilmiştir." denildiğini, TBK'nın 189.2 maddesi gereği temlik işlemine kadar işlemiş olan faizlerin de temlik işlemine dahil olduğunun ayrıca belirtilmesine gerek olmadığını, temlik alınan alacak belirlenirken temlik sözleşmesinde yer alan alacak miktarının değil; icra dosyasının tümüyle...
Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/VII)....
Somut olayda, davacı taraf, alacak miktarının, dosya kapak hesabına göre 6.504,58 TL’ye ulaşmış olmasına rağmen, sıra cetvelinde hatalı olarak 5.420,00 TL olarak gösterildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.10.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi....
-TL alacak için icra takibi yapıldığını, davalıya gönderilen örnek 7 ilamsız icra takibi yapılmış ve söz konusu meblağın takip tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte yapılacak ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile ödenmesinin istendiğini, ödeme emrinin tebliğinden 2 gün sonra davalı tarafça müvekkili vakfın hesabına 650.000,00.-TL ödeme yapıldığını, davalının icra dosya borcunu ödemediği gibi icra dosyasına itiraz ederek takibin durduğunu, alacak miktarının 707.454,00.-TL alacaklı olduğunu, yapılan 650.000,00.-TL'lik ödeme düşüldükten sonra toplam 57.454,00.-TL alacaklı olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; 650.000,00.-TL ödeme düşüldükten sonra dava dilekçesinde belirtildiği gibi 57.454,00....
Dosya kapsamına alınan 11.08.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " .. İNCELEME: 17.12.2019 tarihli celsede, 13.12.2019 tarihli ek rapora beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, beyanda bulunmaz ise, bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına (davacı vekili ihtar edildi) karar verilmiştir. Davacı vekiline 07.01.2020 tarihinde tebligat yapılmasına karşın, ek bilirkişi raporuna karşı bir beyanda bulunmamıştır. İcra dosyalarında yapılan kapak hesapları: Sayın mahkemenizin istemi üzerine, ... İcra Md. 2015/... E. ve 2015/... E. sayılı icra dosyaları kapak hesapları 02.10.2020 tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde dosyaya gönderilmiştir: .. Dava konusu itirazın iptali olup, 02.10.2020 tarihli dosya kapak hesapları ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Kaldı ki, kapak hesabına varsa bir itiraz da ayrı bir dava konusudur. Bu nedenle, kapak hesaplarının, dosyaya sağlanan tahsilatlar dışında, davaya bir etkisi bulunmamaktadır....
--ancak davalı tarafın borcu olmadığı iddiasıyla takibe itiraz ettikten sonra 26.04.2021 tarihinde müvekkil şirket hesabına borç miktarı olan 907,75-TL'yi yatırdığını, yapılan itiraz haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın bakiye borç 845,74-tl yönünden iptaline, borcun faiz ve ferileri üzerinden---- üzerinden devamına, kapak hesabında belirlenen 8,14-TL faiz yönünden faiz talebinin bulunmadığını, diğer alacak kalemleri için yasal faiz uygulanmasına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
--ancak davalı tarafın borcu olmadığı iddiasıyla takibe itiraz ettikten sonra 26.04.2021 tarihinde müvekkil şirket hesabına borç miktarı olan 907,75-TL'yi yatırdığını, yapılan itiraz haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın bakiye borç 845,74-tl yönünden iptaline, borcun faiz ve ferileri üzerinden---- üzerinden devamına, kapak hesabında belirlenen 8,14-TL faiz yönünden faiz talebinin bulunmadığını, diğer alacak kalemleri için yasal faiz uygulanmasına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


