WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davaya konu işlemin davacıya tebliğinden sonra, yatırımın teşvik belgesine bağlandığı, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğüne hitaplı yazısında; davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan desteklerden yararlanma hakkını kazandığı, ancak; Bakanlıkları ile Gümrükler Genel Müdürlüğü arasındaki evrakların teyit edilmesi sürecinin uzaması nedeniyle yatırım teşvik belgesinin düzenlenmesine ilişkin sürecin uzadığının belirtildiği, olayda, davacının yatırımın teşvik belgesine bağlanması için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine, yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan desteklerden yararlanma hakkı kazanmasına rağmen idareler arasında belgelerin teyit sürecinin uzaması nedeni ile yatırım teşvik belgesinin teminat süresi içinde düzenlenemediği, ancak, davaya konu işlemin davacıya tebliğ...

tarihli 6552 sayılı Kanun ile değişik son hâlinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiştir. 23....

Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 10.05.2005 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden 18.12.1965 doğumlu davacının, 12.12.2012 günlü borçlanma başvurusu, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine, eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı ........

Maddesi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Aynı yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 06/11/1965 tarihinde doğduğu,15/01/2003 tarihinde izinle Türk vatandaşlığını kaybettiği, eylül 2013 tarihinde 5510 sayılı yasanın 4/1- a maddesi kapsamında 5 gün hizmeti olduğu,davacı borçlanma talep dilekçesinde yurtdışı hizmetlerimin/sürelerimin tamamı kutucuğunu işaretlediği, Kurumun 06/11/1983 -14/01/2003 tarihleri arası 6909 gün borçlanma tahakkuk ettirdiği, davacının 07/09/2015 tarihinde kısmi ödeme(5002 gün) yaptığı,itirazı kayıtta bulunmadığı, Kurumun 15.01.2003 tarihinden itibaren 5002 günü geriye doğru giderek borçlanılan süreyi intibak ettirdiği, davacının 10/09/2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 01/10/2015 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır 3201 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kurum'ca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum'ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi...

Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....

Sözleşmenin 5.2 maddesinde davacının satış işlemine aracılık etmesi halinde davalı müşterinin sözleşmede kararlaştırılan satış bedeli nin %2+KDV'sine denk düşen hizmet bedeli olarak ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacının aracılık edimlerini yerine getirmiş olması karşısında davalının ücretini ödememekte haklı olmadığı, davacı tellalın bulduğu bu üçüncü şahıs ile davacıyı aradan çıkartarak taşınmazın satış işlemini yaptığı, dolayısıyla davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığı ve böylece BK'nun 154.maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarına aykırı davranarak şartın tahakkukuna -tellalın ücrete hak kazanmasına-engel olmama yükümlülüğünü ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....

Değerlendirme Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1 inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten...

Hukuk Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA KAR A R A) DAVACININ İSTEMİ : Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 15/10/2006 – 03/02/2010 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir. B) DAVALILARIN CEVABI : Davalı işyeri vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının dava dışı ... 'un yanında borçlar hukuku kapsamında çalışması bulunduğu, davalı ile arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, davacının T.C. vatandaşlığını kazanmasından sonra geçen çalışmalarının Kuruma bildirilmiş olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı iddialarının yöntemince ortaya konulması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu