USD yatırım yapacağı, bu yatırım ile alıcının şirketin % 33,33 ortağı olacağının belirtildiği, 4.1. maddesinde tarafların yükümlülüklerinin, alıcının Türk vatandaşlığını alması halinde satıcıya haber vermek ile yükümlü olduğu, alıcının Türk Vatandaşlığını almasından sonra bir ay içerisinde veya alıcının vatandaşlık işlemlerinin uzaması halinde kendisinin dilediği bir zamanda satıcı, alıcıya şirketin sermayesindeki 1/3 oranında hisseyi devir edeceği ve bu hisse devrinin ticaret sicile tescilinin sağlanacağı, 4.2.2. maddesinde sözleşmenin alıcı tarafından feshinin, satıcının alıcının vatandaşlığı aldığına dair resmi olarak bilgilendirmesinden itibaren bir ay içerisinde 1/3 oranındaki hisseyi devretmemesi halinde mümkün olacağı, 4.2.3. maddesinde sözleşmenin bu madde hükümlerine göre feshedilmesi halinde satıcının, tarafların anlaştıkları makul bir sürede (iş bu sözleşmenin feshedilmesinden sonra en fazla 730 gün içerisinde) alıcının iş bu sözleşmenin feshedilme anına kadar ki ödediği USD...
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasa'nın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek...
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının komiser yardımcılığı sınavını ilk olarak 842. sıradan asil olarak kazanmasına karşın Mahkeme kararı ile iptal edilen 18 soru sorunun sınava giren tüm adaylar açısından doğru kabul edilmesi suretiyle yapılan yeni puanlamada davacının 174. yedek sırada kaldığı, fakat davacının asil olarak kazandığı sınav sonucu davacının kursa başlatıldığı ve yeni puanlama sonucu oluşan listenin yayımı sırasında da kursu bitirmiş ve komiser yardımcılığına atanmış olduğu, anılan Mahkeme kararlarının uygulanmasına yönelik olarak davalı idarece davacı ile aynı durumda bulunan kişilerin kursa devamının sağlandığı, hatta Emniyet Genel Müdürlüğünün … günlü, … sayılı yazısında "sözkonusu listede, asıl kontenjan içerisine giren adaylar ile yedek sıradan 2011 yılında komiser yardımcılığı kursuna çağrılan aday sayısı kadar, yedek aday 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde yapılacak olan komiser yardımcılığı kursuna çağrılacaktır" ifadesi ile diğer yedek adayların...
D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5107 Karar No : 2021/1398 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (Davacı) … VEKİLİ : Av. … 2- (Davalı) … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen sivil memur alımı sınavını kazanmasına rağmen atamasının yapılmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi ve bu kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 08/03/2012 tarih ve E:2009/4746, K:2012/1384 sayılı kararı ile onanması üzerine, iptal edilen işlem sebebiyle uğradığını öne sürdüğü 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi zararın atanmama kararından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir....
Öyle ise taşınmazla ilgili davanın Türkiye'de görülmesinde ve Türk Hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemektedir (MÖHUK m. 15/2, 21, 41; HUMK m. 13, 16). Diğer bir husus ise, çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar söz konusudur. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinde; doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve kendileriyle birlikte işlem gören çocukları; milli güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları dışında, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bunların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler, denilmektedir. Bu somut olgu da olaya ışık tutmaktadır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2020/373 Esas KARAR NO : 2022/9 DAVA : TİCARİ ŞİRKET ORTAĞI OLMADIĞININ TESPİTİ DAVA TARİHİ : 17/08/2020 KARAR TARİHİ : 17/01/2022 YAZIM TARİHİ : 03/02/2022 Mahkememizde açılan şirket ortağı olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili ; Davacıya ait kimlik bilgilerinin iradesi dışında kullanılıp, davacının hisse devir alarak şirket ortağı gösterildiğini belirtip, şirket ortağı olmadığının tespitine, hisse devrini konu alan sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü ile imzalarını taşıyan belgelerin ticaret sicil kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir. YANIT : Davalı şirkete davetiye tebliğ edildiği halde yanıt verilmemiştir....
İnceleme konusu olayda; 01.02.1982-14.10.1985 tarihleri arası toplam 1.221 gün SSK’lı çalışmaları bulunan ve 09.12.1999 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacı, 19.06.2012 günlü borçlanma başvurusunun talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine , 27.06.2012 günlü re’sen yaptığı ödemeyle, Almanya’da geçen 01.01.1989-09.12.1999 tarihleri arası 3.930 günlük süreyi, borçlanma talep tarihindeki prime esas asgari günlük kazanç(9,46 TL) üzerinden ve 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmıştır.Ancak davalı Kurum tarafından mahkemesine gönderilen 27.11.2012 günlü yazıda; 01.07.2012 tarihinden sonraki borçlanma başvurularında geçerli olan 10,032 TL prime esas asgari günlük kazanç üzerinden yapılan hesaplama ile, yapılan ödemenin 3.705 güne karşılık geldiği bildirilmiştir....
10.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanun ile değişik son hâlinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”...
belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır....
B-1-Borçlanma talep tarihinde Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın, yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçen süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespiti istemine ilişkin olan davada; davacının 20.02.1968 tarihi itibarıyla 18 yaşını ikmal ettiği ve 05.04.1996 tarihi itibarıyla da izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybetmiş olması gözetilerek, borçlanmaya konu yurt dışı süresinin, 18 yaşın ikmal edildiği 20.02.1968 tarihi ile Türk Vatandaşlığının kaybedildiği 05.04.1996 tarihi arası olarak sınırlandırılması gerekirken, hükmün 1 no’lu bendinde, bu yönde bir sınırlanma yapılmaksızın , Avusturya’da geçen yurt tüm dışı sürelerinin borçlanılabileceğinin tespitine karar verilmesi hatalıdır. 2- 07.04.1969 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.10.1969 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Yaşlılık,Malullük ve Ölüm(aylıklar)” başlıklı üçüncü...


