WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/04/2014 gün ve 2013/362 Esas 2014/159 Karar sayılı hükmün, Dairemizin 16/09/2014 gün ve 2014/13849-2014/11906 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dairemizce, davacının Adli Tıp Kurumu'na sevkedilerek destek kardeşinin ölümü ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, varsa desteğin ölümünün davacıdaki rahatsızlığı ne oranda etkilediği, davacıda saptanan psikolojik rahatsızlığın çalışarak hayatını kazanmasına engel teşkil edip etmediği, davacının başkasının desteğine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin ne kadar olabileceği konularından rapor alınması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği belirtilmişse de, ......

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanun’unun 20.maddesi uyarınca, izinle çıkma sonucu 19.11.1999 tarihi itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybeden ve 01.09.1972-30.10.1999 tarihleri arası yurt dışı süresini 04.11.2012 günlü borçlanma başvurusuyla, 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmak isteyen davacının bu başvurusu, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine açılan iş bu davayla davacı; Türk Vatandaşlığından izinle çıkmadan önceki yurt dışı sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini ve rant sigortasına giriş tarihi olan 01.07.1973 tarihinin, sigorta başlangıç tarihi olarak belirlenmesini istemiştir....

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2003/2636 Karar No : 2006/5764 Temyiz Eden (Davalı ) : İçişleri Bakanlığı- ANKARA Karşı Taraf ( Davacı ) : … İstemin Özeti : Davacının Türk Vatandaşlığına alınma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; ......

Somut olayda; davacının davalıya ait işyerinde 08.04.2009-02.03.2012 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin müşteri hizmetlerini arayan bir müşteri ile karşılıklı hakaretlerde bulunduğu gerekçesiyle tazminatları ödenmeksizin feshedildiği, davacının açtığı işe iade davasında mahkemece verilen kabul kararının Dairemizin 04.03.2013 tarihli ilamı ile davacının davranışlarının haklı sebep teşkil edecek ağırlıkta olmamakla beraber davalı işverene geçerli sebeple iş sözleşmesini fesih imkanı verdiği, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebep ile feshedildiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu fesih şeklide işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmemektedir. Bu sebeple ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi hatalıdır....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçirilen sürelerin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespitini ve Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davacının yurtdışındaki borçlanmaya esas sürelerini talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğunun tespitine, borçlanma işlemi henüz yapılmadığından sigorta başlangıcının belirlenmesi isteminin reddine hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi....

II-CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının 10.04.2015 tarihinde Kuruma dilekçe vererek yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, ancak 15.08.2000 tarihinde Türk vatandaşlığı kazandığını, davacının Türk vatandaşı olmadan önceki süreleri borçlanmak istediğinden talebinin reddedildiğini, davacının yasaya göre yurtdışı hizmet borçlanması yapamayacağını, davacının tahsis talebinde bulunmadığı gibi yaşlılık aylığı bağlanma koşullarına da sahip olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince Mahkemece yapılan yargılama sonunda "Dava konusu uyuşmazlığın esası, 17/05/1984 – 01/10/1986 tarihleri arasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde 290 gün sigortalılık hizmet süresi bulunan davacının, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanmış olan Sosyal Güvenlik Anlaşması’nın 24. Maddesinin 2....

Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının Türk vatandaşlığını kaybetmesine ilişkin Bakanlar Kurulunun 22/01/1986 tarih ve 86/10307 sayılı kararının iptalinin istenildiği, bu kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğinin dilekçede belirtilmediği, Bakanlar Kurulunun 08/09/2014 tarih ve ...sayılı kararı sonucunda davacının yeniden Türk vatandaşı olduğu; annesinin ölümü sırasında Türk vatandaşı olmadığı için mirasçı sıfatı kazanamadığı ifade edilmektedir. Bu durumda, davacı tarafından, dava konusu işlemin tebliğ edilip edilmediğinin belirtilmesi, yeniden Türk vatandaşlığına hak kazanılmasına rağmen Türk vatandaşlığının kaybedilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının menfaatini ne şekilde etkilediğinin ayrıntılı olarak açıklanması ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin eklenmesi, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir....

da 01/02/1992 -03/04/1997 tarihleri arasında sigortalı olduğu, davacının 03/01/2013 tarihinde yurtdışı hizmetlerini borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacıya verilen cevapta talep tarihinde Türk vatandaşı olmadığı için borçlanma işleminin yapılamadığının bildirildiği, davacının 03/01/1967 doğumlu olup Bakanlar Kurulunun kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verildiği ve çıkma belgesini teslim aldığı 26/05/2003 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, ... 3....

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2016/1605 Karar No : 2020/4733 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlık / ANKARA VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk vatandaşı ile evli olan Rusya Federasyonu uyruklu davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesi hükümlerine göre evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak için yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir....

Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda, “Davanın kabulüne, Davacının Türkiye deki ilk sigorta başlangıç tarihinin 01/02/1989 tarihi olarak tespitine,” şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; “Davanın KABULÜNE, Davacının Türk vatandaşlığını kaybetmeden önce borçlanmaya hakkı olduğu sürelerin dilediğini kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine,”, karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir....

UYAP Entegrasyonu