Birleştirilen davada ise, ölenin mirasçıları, trafik kazası sonucu, murislerinin ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, asıl dava yönüyle, davacının dava sırasında öldüğü anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönüyle ise, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılardan Berrin tarafından temyiz edilmiştir. a-) Davacıların murisi, kazadan sonra 8 ay kadar hastanede kalmış ve bu arada dava açılmıştır. Asıl dava yönünden ölenin kaza tarihi ile ölüm tarihi arasındaki geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine hükmedilmesi gerekirken anılan şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. b-) Davacı muris, ölmeden önce açtığı davada, yaralanması nedeni ile manevi tazminat talep etmiştir. Yaralanma nedeni ile açılan manevi tazminat davasındaki talep hakkının miras yolu ile mirasçılara geçtiğinin kabulü gerekir....
KARŞI OY YAZISI Dava, dava dışı aldatılan eşin yine dava dışı 3'ncü kişi olan bayana karşı açtığı manevi tazminat davasında aldattığı ileri sürülen davacı eş ile üçüncü kişi bayanın birlikte çekilmiş resimlerinin delil olarak ilgili dosyaya verilmesini ve mahkeme kararını haber konusu yapan davalılardan S. Gazetesinin söz konusu resmi izinsiz yayınladığı gerekçesi ile gazete ve diğer davalılar aleyhine aldattığı ileri sürülen davacı eşin açtığı manevi tazminat davasıdır. İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/975 Esas, 2010/480 Karar sayılı dosyasına göre dava dışı eş Gülsüm tarafından aldatma eylemine katılan 3'ncü kişi olan Gülhan hakkında 20/07/2010 tarihinde davalının evli olduğunu bile bile eşiyle birlikteliğini sürdürdüğü ve bu nedenle aile düzeninin bozulduğu gerekçesi ile manevi tazminat davası açıldığı davaya konu resimlerin delil olarak dosyaya konulduğu ve sonuçta davanın kısmen kabul edilerek davacı eş lehine 5.000 TL manevi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin davada Ankara 2. Asliye Hukuk ve Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesi, açılan davada 6100 sayılı HMK’nun 3. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, sigorta şirketi aleyhine açılan davada, davalının yetki ve işbölümü itirazında bulunma haklarını kullanmadığını, bu durumda TTK’nun 5/3. maddesi gereğince Ticaret Mahkemesi’nin davaya bakmakla yükümlü olduğunu, belirterek görevsizlik kararı vermiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı ... hakkındaki davanın murisin mirasını red etmiş olması nedeniyle reddine, davalı ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın bu davalılardan yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 4721 Sayılı TMK 605/2 maddesi gereğince ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Terekenin borca batık olduğunun tespiti ayrı bir dava açılarak istenebileceği gibi açılmış bir davada savunma olarak da ileri sürülebilir. Açılmış bir davada ileri sürülen bu savunmanın hadiseler biçiminde incelenip karara bağlanması gerekir. Somut olayda; dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç işleteni olup yargılama sırasında 30.4.2011 tarihinde vefat eden ...'...
plakalı aracın karıştığı trafik kazasında hasarlanan dava dışı 3.kişi aracının kasko sigortacısı olan ... .nin kendi sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili için davalıya yaptığı başvurunun sonuçsuz kalması üzerine, davacı aleyhine ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/142 Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açtığını, açılan davadan sonra davalı tarafından geç ve eksik ödeme yapıldığını, anılan ilama dayalı olarak aleyhe yapılan icra takibi üzerine davacı tarafından takip dosyasına 05.4.2012 tarihinde 9.836,00 TL. ödeme yapıldığını, ayrıca; aynı kazada yaralanan kişinin müvekkili aleyhine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/402 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada da aleyhe (50.000,00 TL. manevi tazminata) karar verildiğini, bu konuda da davalının poliçedeki Hukuksal Koruma Teminatı nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, açıklanan nedenlerle ZMSS ve İMSS poliçeleri kapsamında toplam 14.000,00 TL. nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep...
AŞ tarafından kasko poliçesi ile manevi tazminat yönünden ... poliçesi düzenlenen ... plakalı dava dışı ...'ın kullanımında iken 23.07.2011 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu, esas davada otobüste yolcu olarak bulunan davacıların yaralanması, birleşen davada ise davacının yolcu olarak bulunan eşinin yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemden ötürü manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalılardan ... ... araç sahibi, ... ... AŞ işleten, ... ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/800 Esas KARAR NO : 2021/418 DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/06/2013 KARAR TARİHİ : 26/05/2021 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 27/05/2021 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 26/06/2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketin %10 oranında hissedarı olduğunu ve aynı zamanda şirket ana sözleşmesine göre şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, ancak davalının şirketin güvenini suistimal etmesi nedeniyle Bakırköy ..........
Arsa sahibinin eksik iş bedeli, kira tazminatı ve manevi tazminat talebi ile Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 24.08.2001 tarihinde açtığı dava, mahkemece Daire’mizin az yukarıda değinilen bozma ilâmından sonra 06.04.2005 tarihinde yüklenicinin açtığı tescil istemine ilişkin asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. Bu durumda birleşen davada davacı olan arsa sahibi, diğer talepleri yanında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik ve kusurlu işler bedelini de istediğinden, inşaattaki eksik ve kusurlu işler bedelinin saptanarak birleşen dava nedeniyle hüküm altına alınması gerekir. Yine yüklenicinin açtığı tescil davası nedeniyle de, birleşen davada talep edilen eksik ve kusurlu işler bedeli dışında kalan eksik ve kusurlu işlerin bedeli ile iskân alım masraflarının, birlikte ifa kuralı gözetilerek yüklenici tarafından arsa sahibine ödenmesi koşuluyla yükleniciye ait 1 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin tesciline karar verilmesi gerekir....
Hal böyle olunca, "manevi tazminatın bölünemezliği" ilkesi gereğince aynı zararlandırıcı olay nedeniyle davacıların açtığı ve kesinleşen Bursa 1. İş Mahkemesi’nin 2003/464 esas 2008/337 karar sayılı dosyasında davacı eş ve çocuklar yararına talep edilen manevi tazminat miktarlarını aşacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, 46.296,59 TL maddi, 39.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Maddi tazminatın belirlenmesinde ise sigorta tahsislerinin 79.740,11 TL olan ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümü yerine SGK'nın davalıya karşı açtığı Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/120 esas sırasında kayıtlı ve 2012/483 karar sayılı kararının gerekçesinde belirtilen kurumun 63.524,59 TL den zarar gördüğünün eldeki bu davada da esas alınarak hesaplanan zarardan bu tutarın indirilmesi suretiyle hataya düşüldüğü görülmektedir....


