Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/541 esas, 2015/776 karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; davacı tarafından davalıya karşı 16/10/2012 tarihinde aynı mahkemenin 2012/278 esasında açılan manevi tazminat davasının 26/03/2013 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı vekilinin manevi tazminat istemlerinin dayanağının, davalının müvekkili davacının dava dışı eşi ile birliktelik yaşaması eylemi olduğunu, ... 6....
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin kiracı olduğu taşınmazı davalının satın aldığını, kira sözleşmesi devam etmesine rağmen davalı tarafından mahsule zarar verildiğini belirterek 6.469 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda, davacı kiracı, 01/02/2013 tarihinde açtığı davada, kira sözleşmesine dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur....
Davalı vekili, davacının farazi bir yayın kesilmesinden bahsederek müvekkili şirketten haksız tazminat talebinde bulunduğunu, davacının müvekkilinin yaptığı takipten dolayı ayrıca açtığı menfi tespit davasında müvekkilinin haksızlığına karar verilmesi durumunda, %40 tazminata karar verilebileceğinden manevi tazminat talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davacı vekili 11/05/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 40.157,65 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, davacıya ait aracının üzerindeki başkaca hacizler nedeniyle muhafazasının devam ettiğini, davacının maddi ve manevi zarara yönelik iddiasını belgelendirmediğini, kabul etmemekle birlikte manevi tazminat olarak talep edilen tutarın da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; manevi tazminat talebi yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığı, maddi tazminat talebi yönünden ise davacı her ne kadar temerrüt faizini aşar nitelikte maddi zararı olduğunu iddia etmiş ise de; bu zararı somut bir şekilde ortaya koyup, maddi zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
HAKSIZ İHTİYATİ HACİZ TALEBİ SEBEBİYLE TAZMİNAT BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 41TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 49 "İçtihat Metni"Davacı S.. T.. vekili Avukat Ü..K.. tarafından, davalı PTT Genel Müdürlüğü aleyhine 03/06/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/150 D.iş nolu ihtiyati haciz kararına dayanarak Fethiye 1....
tarafından, davalı ... aleyhine 16/09/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; davalı alacaklı tarafından ... 9....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/06/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama eylemi nedeniyle manevi tazminat, birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından davalı ... aleyhine 26/09/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama ve hakaret eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava ile birleşen davanın reddine dair verilen 10/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dava, kasten yaralama eylemi nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir....
Somut olayda, davalı ... tarafından muris ... ölümü nedeni ile yakınlarına 21.10.2010 tarihinde, muris ...,... nedeni ile yakınlarına 03.02.2011 tarihinde ödeme yapılmış olup ... yakınlarının açtığı maddi tazminat davasında davalı ... yönünden temerrüt tarihinin 21.10.2010 olarak; muris ...,... ...,.. yakınlarının açtığı maddi tazminat davasında ise davalı ... yönünden temerrüt tarihinin 03.02.2011 olarak(... yakınlarının açtığı davada sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 21.10.2011) kabulü uygun olup sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak bu tarihlerin kabul edilmesi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihinin kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur....
-KARŞI OY- Davacı vekili, 21.5.2009 günü davacıların desteği araçta yolcu iken davalının tamamen kusurlu hareketleri ile meydana gelen kazada desteğin vefat ettiğini belirterek ayrı ayrı anne ve baba için 10.000 TL manevi tazminat ve 7.500 TL maddi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davanın gerekçeli kararda açıklandığı üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacılar ve davalı vekilince temyiz edilmiş, sayın Yüksek Dairece özetle "birden fazla kişi zarara sebebiyet verdi ise bunlar müteselsil sorumlu olurlar, desteğin yolcu olduğu, kusursuzluğu nazara alınarak davalının kusur oranına göre değil, tam kusura isabet eden miktara hükmedilmesi gerekir, ayrıca manevi tazminat azdır" gerekçesi ile bozulmuştur. Olayın oluş şekli ve dosya kapsamına göre manevi tazminatın azlığı şeklindeki bozma görüşüne katılıyorum. Ancak maddi tazminatın tamamından davalının sorumlu tutulması görüşüne katılmıyorum....
Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl davada; maddi tazminat yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL. nın tüm davalılardan, 8.000,00 TL. manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, birleştirilen davada; davalı ...hakkındaki davanın olayda kusuru bulunmadığından reddine, diğer davalılar hakkındaki davada ise maddi tazminat yönünden taleple bağlı kalınarak 100,00 TL. nın tüm davalılardan, kısmen kabul edilen 5.000,00 TL. manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar... vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir....


