Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, davacıların işgöremezlik oran ve sürelerinin belirlenmesine ilişkin maluliyet raporu, kusur raporu ve hesap bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliği ile davalının savunma hakkını kullanması ve raporlara karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalı ...Ş'nin savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Davacılar vekili, asıl davada tüm davacılar için toplam 65.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkeme tarafından, davacıların manevi tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmemiştir....
(Muhalif) (Muhalif) - KARŞI OY YAZISI - Yerel mahkeme davacının cezai şart, kar mahrumiyeti ve manevi tazminata ilişkin açtığı davada, cezai şarta ilişkin talebin BK.nun 161/son maddesi uyarınca 1/4 oranında indirilmesine ve 1000. YTL kar mahrumiyetine , manevi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. Mahkeme talep edilen cezai şartın ne kadarının tenkis edilebileceğini davacının bilmesi mümkün olmadığından davalı yararına reddedilen cezai şart miktarı üzerinden avukatlık ücreti ve yargılama giderine karar vermemiştir. Karar diğer sebeplerle beraber reddedilen cezai şart miktarı üzerinden vekalet ücretine karar verilmemiş olması nedeniyle de davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1....
Davacılar vekili birleşen davada gerçekte sürücü olduğu anlaşılan ...'ın haksız fiili nedeniyle adına velayeten, aile başkanı sıfatıyla asaleten babası ... aleyhine açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacılar ... ve ... için 15.000,00 TL'şer ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere 40.000,00 TL manevi ve ... ve ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın; ..., ... ve ... için 3.000,00 TL maddi tazminat ile ..., ... ve ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden davanın reddine; davacılar ..., ... ve ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine; davacılar ..., ... ve ...'...
ATM'de dava açtığı, yargılama aşamasında tarafların sulh olarak davacının davasından feragat ettiği ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından ZMMS poliçe limitini aşan maddi tazminat ile manevi tazminat yönünden İMMS ve manevi tazminat klozunu kapsamayan genişletilmiş kasko poliçesine istinaden davalı ... şirketine karşı mahkememizde derdest davanın açıldığı, yargılama aşamasında taraflar sulh olduklarından davacının maddi tazminata yönelik taleplerinden feragat ettiği anlaşıldığından davacının davalı aleyhine açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Vekaletten azledilen davacı avukat tarafından davalının aleyhine resmi mercilerde şikayette bulunması nedeni ile manevi saldırıya uğradığından bahisle açtığı manevi tazminat davasına ilişkin uyuşmazlıkta, manevi saldırının gerçekleştiğini iddia ettiği şikayet dilekçelerinin azilden sonra olduğu gözetildiğinde, uyuşmazlık tarihinde taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi, dava haksız fiilden kaynaklandığından kararın temyizen incelenmesi Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne aittir. SONUÇ:Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığı’na gönderilmesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece davacının 1.000 TL maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile evli olduğunu ancak bu evlilik devam ederken davalının evi terk ederek başka bir kadınla yaşamaya başladığını, davalı ile olan evliliğinden üç çocuğunun olduğunu, davalının evin geçimine katkı sağlamadığını ileri sürerek maddi ve başkası ile birliktelik yaşaması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının evi terk etmesinden dolayı evin ihtiyaçlarını davacının karşılamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının, davalı aleyhine .......
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/464 esas sayılı dosyasıyla manevi tazminat davası açtığını, davalının 03/01/2013 havale tarihli dilekçesiyle davaya cevap verdiğini, cevap dilekçesinde davalının kendisine hakaret ettiğini belirterek manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarının savunma hakkı sınırlarını aştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının avukatlık yaptığı, davacının davalıya karşı başka bir olaya ilişkin manevi tazminat davası açtığı, davalının da süresi içinde cevap verdiği anlaşılmıştır. Davalı, mahkemenin 2012/464 esas sayılı dosyası ile ilgili olarak verdiği 03/01/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde; “davacı hasta olup, tedavi görmektedir. Davacıyı para hırsı bürümüş olduğu için herkes ile sorunu vardır.” ibarelerini kullanmıştır....
MANEVİ TAZMİNATVASİ TAYİNİ 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki “ “Manevi tazminat” ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muğla Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.06.2006 gün ve 2005/441 E.-2006/260 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 04.10.2007 gün ve 2006/12268 E.-2007/11635 K. sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının oğlu olan davalının, Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada davacının akıl hastası olduğu, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğu, israf derecesinde bilinçsiz ve amaçsız harcamalar yaptığını iddia ederek kendisine vasi tayin edilmesini istediğini, bunun davacıyı üzdüğünü belirterek manevi tazminat istemiştir. Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı, aynı yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle hem hizmet kusuruna dayanarak idare aleyhine idare mahkemesinde dava açmış, hem de davalıların şahsi kusurlarına dayanarak eldeki bu manevi tazminat davasını açmış, her iki davanın yargılaması sonucunda da davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacının, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarını tahsil etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından açılan her iki davada; aynı yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle doğan manevi zararın, manevi tazminat adı altında bir miktar paraya hükmedilmesi ile giderilmesi amaçlanmaktadır. Manevi tazminat ise niteliği itibarıyla tektir, bölünemez ve bölümler halinde istenemez. Haksız fiilin işlenmesi ile birlikte bunun doğuracağı manevi üzüntü de gerçekleşmiş olur. Bu nedenle manevi tazminat isteklerinde kısmi dava söz konusu olamaz....


