Şöyle ki: dava konusu 741 ve 2713 parsel sayılı taşınmazlar yörede 1979 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sonucunda, yapılan tespit ile oluştuğu, 2010 yılında yörede yapılan 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığı, dava konusu taşınmazlarda herhangi bir sınır ve yüzölçüm düzletilmesi yapılmadığı ve daha önce tapuya kayıtlı olduğu için tutanak düzenlenmediği gibi herhangi bir işleme de tâbi tutulmadığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince tutanak düzenlenmeyen ve 6 aylık sürede açılmayan orman kadastrosuna itiraz davalarının kadastro mahkemesinin görevine girmeyeceği, somut olayda görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu, bu nedenle davanın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden önce açıldığı da gözönüne alınıp, öncelikle değer tespiti yapılarak mahkemenin değer yönünden görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usûl...
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, müvekkillerinin paydaşı bulunduğu eski 411 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin, taşınmazın sınırında bulunan yeni 129 ada 4, 5, 6, 7, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının yerinde olmadığını, uygulama kadastrosu ile müvekkilleri ... ve ... adına tespit edilen 129 ada 9 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazların daha önceki tapu kayıtları ve krokileri dikkate alınarak uygulama kadastrosu çalışması yapılarak müvekkilleri adına tescil edildiğini, uygulama kadastrosunda mülkiyet durumunun değiştirilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....
Kadastro Mahkemesinin 2006/6 Esas sayılı numarası ile kadastroya dayalı olarak verilen dava dosyasında incelendiğini, davaya konu taşınmazlardaki muhtesat sahiplerinin belirlendiğini belirterek davaya konu tüm parsellerin; ... adına yapılan tescillerin Medeni Kanunun 1024 maddesine göre yolsuz tescil olması nedeni ile ... adına olan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile ... varisleri adına payları oranında 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Asli müdahil olarak davaya katılan ... ise; dava konusu taşınmazların başka dosyalarda davalı olması nedeni ile derdestlik itirazının olduğunu dava konusu taşınmazlarda kendisinin de hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini, mahkeme aksi kanatte ise dosyaların birleştirilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacıların davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir....
nın vefatı ile eşi ve çocuklarına intikal ettiğini, bu yerlerin 4785 sayılı Kanun ile Devletleştirildiğini ve orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğünü, tapu maliki ...nın mirasçılarının davacı ile birlikte .... ve ....olduğunu, dava konusu yerlerde 1744 sayılı Kanun uyarınca çalışmalar yapılması amacı ile ... varisi Nimet Seba tarafından 1976 yılında Orman Yönetimine başvurulduğunu ancak talebin reddedildiğini, 59 sayılı Orman Kadastro Komisyonunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uyarınca yapılan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işleminin yanlış olduğunu, bu yerlerin orman vasfı ile eski kayıt malikleri adına iade edilecek yerlerden olduğunu belirterek, hisseleri oranında müvekkilleri adına orman vasfı ile tesciline karar verilmesini istemiştir. Müdahil ..., ... dava konusu taşınmazlarda zilyetlikleri altındaki yerlerin adlarına tescilini talep etmiştir....
. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir....
O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmazların yenileme işleminin iptali sonrasında oluşan son tapu kayıtlarına göre, dosya arasında yer alan 22.11.2004 tarihli dava konusu taşınmazlara yapılan müdahalelerin tespit edildiği bilirkişi raporu uyarınca davacıya ait taşınmazlara yapılan tecavüzün tespit edilerek, asıl dava ve birleşen temliken tescil talebini içeren dava hakkında bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, yanılgılı değerlendirme ile talepten fazlasına hükmedilmiş olması, yanlış olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacı-birleşen dosyada davalı ...'...
Yönetimi, çekişmeli 3941 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının bu yere yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... ilçesi ... mevkii 199 parsel sayılı 47.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1953 tarih 23 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri ile 253 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak zeytinlik niteliği ile ... ve ... Karadeniz adlarına tespit ve tescil edilmiş, parselasyon üzerine 3935 ve dava dışı parsellere ifraz edilmiştir.3935 parsel sayılı 355,10 m2 yüzölçümündeki zeytinlik niteliğindeki taşınmaz satış yoluyla davalı ... geçmiştir. Davacı ......
Yönetimi, çekişmeli 3911 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir....
Yönetimi, çekişmeli 3912 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek ... niteliği ile ... adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek ... niteliği ile ... adına tapuya tesciline ve davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ... kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.8.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....


