WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının orman kadastrosuna itiraz davasında haklı çıktığı takdirde şerhin kaldırılmasına idarece karar verilmesi gerektiği, idareye başvurulduğu zaman bu başvuru reddedilirse o zaman yargı yoluna gidilebileceği, bu aşamada şerhin kaldırılması talebinin hukuki yarar ihtiva etmediği gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından sadece vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 11.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda dava, tapu kaydında mevcut 94 nolu orman kadastro komisyonu şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ......

Davacı, taşınmazın 2013 yılında kesinleşen 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı iddiasıyla orman şerhinin silinmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazdaki "orman" şerhinin silinmesine, "2/B" şerhi yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce1945 yılında 3116 sayılı Kanununa göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 01/02/2013 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1956 yılında kesinleşmiş olup, çekişmeli taşınmaz 97 ve 98 sayılı parsellerin tevhidinden oluşmuştur....

Toplanan delillerden; davalı kadının 15.03.2012 tarihinde dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulması davası açtığı, ... 1. Aile Mahkemesince 16.07.2013 tarihinde dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına karar verildiği, tarafların 14.01.2015 tarihinde boşandıkları, bunun üzerine davacı erkeğin aile konutu şerhinin kaldırılmasını mahkemeden talep ettiği, ... 1. Aile Mahkemesince 26.02.2016 tarihli ek kararla aile konutu şerhi konulması kararının, tedbir kararı olmadığı, dava üzerine taşınmaza aile konutu şerhi konulduğu, bu nedenle şerhin dava yolu ile kaldırılmasının mümkün olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacının bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaza, mahkeme kararı ile aile konutu şerhi konulmasına karar verildiğinden, aile konutu şerhinin kaldırılması da ancak dava yolu ile istenebilir. Bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu sabittir. Gerçekleşen bu durum karşısında; ......

kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir. Dava konusu taşınmaz, öğrenci yurdu olarak kullanılmakta olup, her bir katta bulunan odaların emsalleri ile karşılaştırılması yapılarak,makul bir kiraya hükmedilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, fahiş kira takdiri doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararımıza uyularak yapılan yargılama neticesinde yıllık kiranın 720.000 TL. olarak tespitine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, bozma kararına uyulmakla birlikte, bozma kararının gereği yerine getirilmemiştir....

Mahkemece, dava konusu 92 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının vakıf şerhi içermeksizin 23.10.1972 tarihinde kesinleştiği, ancak revizyon tapu kayıtlarında vakıf şerhinin bulunması nedeniyle 04.11.1977 tarihinde tapu kaydı üzerine "Sultan Beyazıt Vakfı" şerhinin konulmuş olduğu, davacının 3/24 oranındaki hisseyi vakıf şerhi bulunduğu halde 15.05.1984 tarihinde tapuda satın almış olduğu, böylece tapulama tutanağının kesinleştiği 23.10.1972 tarihinden dava tarihi olan 18.10.2007 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 5737 sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir....

Dava, kiraya verenin, kiracı ve alt kiracı aleyhine açtığı kira sözleşmesinden kaynaklanan taşınmazdaki alt kiracı GSM şirketi tarafından kurulan baz istasyonunun kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 1091 sayılı parsel 21.150 m2 tarla cinsli taşınmaz kaydı üzerindeki "... Vakfı" şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava konusu 1091 sayılı parselin dayanağı olan tapulama tutanağı getirtilerek tutanak üzerinde vakıf kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....

Dava konusu 5262 sayılı parselin evveliyatının 840 parsel sayılı tapulama tutanağı olup olmadığı tapu müdürlüğünden açıkça sorularak alınacak cevaba göre tapulama tutanağında mevcut bulunan vakıf şerhinin tapu kaydı üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğünün yazısı ile yeniden aynen aktarılması Türk Medeni Kanununun 848 ve 849. maddeleri hükmü gereğidir. Bu nedenle Türk Medeni Kanununun 1027. maddesine aykırılıktan söz edilemez. Bu yönde yapılacak araştırmadan sonra dava konusu parselin dayanağı olan tapulama tutanağında vakıf şerhi bulunması halinde 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 55 sayılı parsel 8800 m2 tarla cinsli taşınmaz kaydı üzerindeki "... Vakfı" şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava konusu 55 sayılı parselin dayanağı olan tapulama tutanağı getirtilerek tutanak üzerinde vakıf kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....

Tek taraflı işlemle tapu kaydı üzerine işlenen vakıf şerhinin Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince terkini gerekir. Böyle bir durumda davalı Vakıflar Genel Müdürlüğünün iddiaları ise ancak tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesi istemi ile açacağı bir davada dikkate alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.07.2011 tarihli 2011/14-396 Esas ve 2011/463 sayılı Kararı da bu yöndedir. Dava konusu 5934 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların dayanağı olan kadastro tutanağı getirtilerek kadastro tutanağı üzerinde (hükmen tescil edilmiş ise tescil hükmünde) vakıf kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....

UYAP Entegrasyonu