nin yararlandığını, ayrıca bu taşınmazların kira gelirlerinden elde edilen para ile alınan 1829 ada 13 parseldeki 17 no.lu bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiğini, yine bedeli muris tarafından ödenerek satın alınan 159 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki 2 no.lu ve 166 ada 31 parsel sayılı taşınmazdaki 6 no.lu bağımsız bölümlerin de davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine, olmadığı takdirde dava konusu 159 ada 20 parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 6 no.lu bağımsız bölümlerin kira gelirlerinden elde edilen miktardan şimdilik her biri için ayrı ayrı 1000 TL ecrimisilin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. II....
nin yararlandığını, ayrıca bu taşınmazların kira gelirlerinden elde edilen para ile alınan 1829 ada 13 parseldeki 17 no.lu bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiğini, yine bedeli muris tarafından ödenerek satın alınan 159 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki 2 no.lu ve 166 ada 31 parsel sayılı taşınmazdaki 6 no.lu bağımsız bölümlerin de davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine, olmadığı takdirde dava konusu 159 ada 20 parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 6 no.lu bağımsız bölümlerin kira gelirlerinden elde edilen miktardan şimdilik her biri için ayrı ayrı 1000 TL ecrimisilin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. II....
İl Defterdarlığı DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması Kararının Kaldırılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı/kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, ... ili...İlçesi,... Mahallesi 2272 ada 17 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin mirasçıları olduklarını belirterek kayyımlık kararının kaldırılmasını talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulü ile, davaya konu ... ili,...ilçesi, ...Mah. 2272 ada, 17 parselde kayıtlı 279,00 metrekare yüzölçümlü kargir ev vasıflı taşınmazın tapu kaydına...1. Sulh hukuk Mahkemesi'nin 27/05/2010 tarih ve 2008/1095 Esas 2010/541 Karar sayılı ilamı ile konulan kayyımlık şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kayyımlık kararının kaldırılması talebine ilişkindir....
Mahkemece, kadastro tutanağının 24.01.1983 tarihinde vakıf şerhi bulunmadan kesinleştiği, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17.01.1995 tarihinde mahkeme kararı olmaksızın Türk Medeni Kanununun 1026/1 maddesine aykırı olarak idarece vakıf şerhi işlendiği nedeniyle davanın kabulüne, davacının hissesi üzerinden vakıf şerhinin terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir. Dava, vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Dava konusu 373 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın 24.01.1983 tarihinde kesinleşen kadastro beyannamesinde " ... " vakfından şerhinin işlenmiş bulunduğu, bu nedenle kadastro tutanağında mevcut bulunan vakıf şerhinin dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine 17.01.1995 tarih 108 sayılı ... Bölge Müdürlüğünün yazısı üzerine yeniden aynen aktarılması Türk Medeni Kanununun 848 ve 849. maddeleri hükmü gereğidir....
Taraflar arasındaki aile konutu şerhinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... İlçesi, ......
Tapu maliki Sefer Erdoğan'ın 08.01.2008 tarihinde ölümü ile, dava tarihi itibariyle mirasçı olarak çocukları davacı ... ve kardeşleri .... kalmıştır. Davacı 27.01.2012 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile, kiralananın tahliyesinin yanı sıra kiralanana ilişkin kira parasından payına düşen miktarın ödenmesini talep etmiştir. Davanın açıldığı tarihte taşınmaz elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup, davacı mirasçının tek başına terekeye dahil kiralanana ilişkin kira parasından payına düşen bölümünü isteme hakkı bulunmamaktadır. Bununla birlikte yargılama sırasında mirasçılar arasında görülen davada .... Sulh Hukuk Mahkemesi 2010 / 1392 Esas 2011 / 1151 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar vermiştir. Hüküm 28.02.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Dava devam ederken kiralanan taşınmazda paylı mülkiyete geçilmiş ve davacının da taşınmazdaki payı 1 / 5 olarak belirlenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kullanım kadastrosu sırasında .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan 313 ada 13 parsel sayılı 417,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nun kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında bulunduğu iddiasıyla adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmış, yargılama sırasında , dava konusu taşınmazın çalılık ve kayalık vasfında olduğunu belirterek taşınmazdaki kullanıcı şerhinin iptali istemiyle davaya katılmıştır....
Başka bir ifade ile, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ayrı bir davanın konusu yapılamaz. O halde, davaya konu ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması yönündeki davanın reddi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü doğru değildir. Kabule göre de; yukarıda değinildiği gibi eldeki dava konusu 5471 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki mevcut ihtiyati tedbir şerhinin tapu müdürlüğünün yevmiye defterinin 467 yevmiye sırasında yazılı dava dosyalarından hangisi kapsamında şerh verildiğinin araştırılması gerekirken, dava konusu taşınmazla ilgisi olmayan 1993/172 Esas sayılı dosya kapsamında şerh konulduğu kabul edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının 01/04/1976 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu belirterek aylık kira bedelinin 01/04/2007 tarihinden geçerli olmak üzere brüt ....250 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, .......... ile müvekkili arasında en son 01/04/1985 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin, kiraya veren .....'...
İcra Müdürlüğü'nün 2010/2 İflas dosyasında başlatılan takibe istinaden müvekkillerinin maliki bulunduğu bağımsız bölümlerin tapu kayıtları üzerine iflas şerhi konulduğunu, müvekkilleri ile müflis kooperatif arasında herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını, konulan şerhin haksız olması nedeniyle iflas şerhinin kaldırılması taleplerinin İcra Müdürlüğü'nce reddedilmesi üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'ne yaptıkları şikayetin “iflas şerhinin kaldırılması isteminin yargılamayı gerektirmesi ve dar yetkili icra mahkemesinde uyuşmazlığın çözümünün mümkün bulunmaması” nedeniyle reddedildiğini, taşınmazların üzerinde herhangi bir yapı olmadığını, halen boş arsa olduğunu ileri sürerek, müvekkillerine ait olan tapu kayıtları üzerine konulan iflas şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


