"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11/01/2017 gününde verilen dilekçe ile intifa şerhinin tapudan fekki ile maddi manevi tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; intifa şerhinin tapudan kaldırılması hususunda karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 13/12/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, intifa şerhinin tapudan terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
Davacı ; davalı aleyhine açtığı boşanma davasının reddedildiğini, sözü edilen dava açılmadan önce ayrıldıklarını, boşanma davasının reddinden sonra da biraraya gelmediklerini, davalının E... G... mahallesinde kendine ait bir evi olduğu, bu evi kiraya vererek kira gelirinden yararlandığı halde, halen davacıya ait 734 parseldeki (16) nolu bağımsız bölümde davalının oturmaya devam ettiğini, davalının kendi evinde oturabileceğini ileri sürerek, (16) bağımsız bölüm numaralı konutun kendisine teslimine karar verilmesini istemiştir. Dava konusu 734 parsel sayılı ana taşınmazdaki (16) bağımsız bölüm nolu (mesken) niteliğindeki taşınmaz, tapuda davacı adına kayıtlı olup, bu taşınmazın tapu kütüğüne 09.02.2004 tarihinde "aile konutu" olduğuna ilişkin şerh konulmuştur. Bu şerh hukuki varlığını devam ettirmektedir. Davacının, aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkin bir davası bulunmamaktadır....
Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez. 6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesine göre "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devralmış kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder." Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınacaktır. Ancak hakim, dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verecektir. Somut olayda; dosya içerisindeki tapu kaydının incelenmesinde dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazdaki 7/50 payı davacı 26.6.2014 tarihinde ... ... ‘ya satış yolu ile devretmiştir....
'ın taşınmazdaki hak sahipliğini 13.09.2012 tarihinde kendisine devrettiğini, taşınmazın hak sahiplerine satışını düzenleyen 6292 Sayılı Yasadan yararlanabilmek amacıyla ... Mal Müdürlüğüne 03.10.2012 tarihinde başvurduğunu ve 2.000,00TL başvuru bedelini ödediğini, ancak çekişmeli taşınmazın tapu kaydında "mera" şerhi bulunduğundan söz edilerek iktisabının mümkün olmadığının bildirildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki “Mera Komisyonu'nun 22/01/2010 tarih 343-712 sayılı yazılarına göre mera olarak tahsisi yapılmıştır.” şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili, idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 164 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “Mera Komisyonu’nun 22/01/2010 tarih 343-712 sayılı yazılarına göre mera olarak tahsisi yapılmıştır.” şerhinin iptaline karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir....
-KARAR- Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine,dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden dava konusu 520 parsel sayılı taşınmazdaki 19 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu anılan yerde davalının kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, çekişmeli yerde davalının herhangi bir akti ilişki olmaksızın uzun yıllardır oturduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı anılan yerde kiracı olduğunu savunmuş; oysa davalı davacının kira alacağı nedeniyle aleyhine başlattığı icra takibine 30.4.2007 tarihli dilekçe ile aralarında herhangi bir kira akti bulunmadığı, bu nedenle borçlu olmadığı biçiminde itiraz etmiştir....
Hükmü, davalı ...Ş. vekili, dahili davalı ... vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, tapu kaydına kira şerhinin yazılması istemine ilişkindir. Bir sözleşme ahlaka, kamu düzenine ve yasaya aykırı hükümler taşımaması halinde tarafları bağlar. Yasanın aradığı biçim koşuluna uygun olarak düzenlenen sözleşmeye dayanarak edimin yerine getirilmesi istenebilir. Geçerli bir sözleşmede taraflara yüklenen edimler kural olarak sözleşmenin kurulduğu anda yürürlüğe girer. Ancak, taraflar sözleşme edimlerini ileride ki bir tarihte yürürlüğe girmesini düzenleyebilecekleri gibi, edimlerin yerine getirilmesini gerçekleşmesi olanaksız veya kanun ya da ahlak düzenine aykırı bulunmayan şarta da bağlayabilirler. Şarta bağlı borçlarda edim, hukuki etkisi gelecekteki vukuu kuşkulu bir olayın gerçekleşmesi ile yerine getirilmesi istenebilecektir. Şarta bağlı borçlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 170 ila 176. maddelerinde düzenlenmiştir....
Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi, konuttaki ipotek şerhinin kaldırılması ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 15.01.2015 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, teslimden itibaren süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı, ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen taşınmazların iadesi ve taşınmazların tapu kaydında bulunan finansal kiralama şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... 29. Noterliğinin 11.04.2012 tarih 05378 yevmiye sayılı finansal kiralama sözleşmesi ve 25.05.2012 tarih ... yevmiye sayılı finansal kiralama tadil sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye konu taşınmazları satın alarak davalı kiracıya teslim ettiğini, davalıya ödemede temerrüde düştüğü finansal kira borçları nedeniyle ... 40....
Davalılar, dava konusu taşınmazlardan davacının ihtar tarihine kadar bir talebi olmadığını, kira isteğinde bulunur bulunmaz davacının hesabına miras payı karşılığı olarak ödeme yapılmaya başlandığını, istenen ecrimisilin fahiş olduğunu, ancak 5 yıl için ecrimisil istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, taraflar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olan çekişme konusu 1551 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 5, 6, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümleri üçüncü kişilere kiraya vermek suretiyle davalıların haksız tasarruf ettikleri, aynı taşınmazdaki 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin boş kaldığı ve bunlardan kira geliri elde edilmediği, kira geliri elde edilen yerler bakımından intifadan mene gere olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi .................’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü....
in temyizine gelince; Hazine dava konusu olan 237 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 334 m2 yüzölçümü ile kerpiç ev vasfında ... adına kayıtlı iken taşınmazın beyanlar hanesinde " 263 m2'lik fazlalık Hazineye aittir" şerhinin yazılı olduğu, daha sonra imar uygulaması sonucu oluşan 75 ada 4 parsel sayılı taşınmazın hisseli halinde davalıya ait hissede 117 m2'lik fazlalığın Hazineye ait olduğu şerhinin bulunduğu halde, cebri satış ve tevhit sonucu taşınmazın tamamı davalı adına tescil edildiğinde bu miktar fazlalığının Hazineye ait olduğu şeklindeki belirtmenin tarih ve yevmiye numarası belirtilmeden terkin edilmiş olduğunu belirterek, bu taşınmazdaki davalının imar parseli oluştuğu sırasındaki Hazineye ait fazlalık kısmının tekrar beyanlar hanesine yazılması için dava açmıştır....


