Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, davalı idare tarafından örgütle iltisak ve irtibatına ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden iptali gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir....
Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ile üzerine atılı zimmet suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle davacının beraatine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği; bu durumda, davacının hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan fiili nedeniyle hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği ancak zimmet suçundan yürütülen ceza yargılamasında verilen beraat kararının kesinleşmesi karşısında, sübuta ermediği anlaşılan söz konusu fiil ile ilgili olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte...
tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra ortaya konulan delillerin dikkate alınamayacağı, işlem tesis edilirken somut herhangi bir delile dayanılmadığından işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu, olağanüstü hal döneminde, olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceğinden, olağanüstü halin sona ermesi ile birlikte mesleğinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının kalmadığı, 667 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin suç ve ceza içeren düzenleme mahiyetinde olmasına rağmen geçmişe etkili olarak uygulanması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ile suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkelerinin ihlal edildiği, hakim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracak iş ve işlemlerin 2802 sayılı Kanun kapsamında yapılması gerektiği, Anayasa'nın 139. maddesinde düzenlenen hakimlik ve savcılık teminatının ortadan kaldırılmasına sebebiyet...
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kendi isteği ile 03.05.1984 tarihinde emekli olduktan sonra 13.08.1997 tarihinde yaşanan bir olay nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile "adam öldürmek" suçundan cezalandırılan ve bu nedenle hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemi tesis edilen davacının, infazın tamamlanmasından sonra Türk Ceza Kanununun 53.maddesi uyarınca hak yoksunluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle çıkarma cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir....
emekli aylığı almaya başlayan davacı hakkında, anılan yargı kararı çerçevesinde, 1. derecenin 1. kademesi üzerinden emeklilik işlemleri yapılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir....
Dava; davacı tarafından hakkında kesilen cezaların silinmesi ve haksız yere el konulan ehliyetinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi'nce; 14.10.2015 tarihinde kesinleşen ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı beraat kararı ile 27.09.2013 tarihinde alkollü araç kullanma fiilini davacının işlemediğinin anlaşıldığı, mahkeme kararı ile davacının işlemediği sabit olan fiil nedeniyle cezai işlem uygulandığından ve ceza kaldırılmadığından bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir....
ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yönünde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ......
Bakılan uyuşmazlıkta iptali istenen, cevap verilemek suretiyle başvurunun reddine ilişkin işlemin İzmir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'ne ait olduğu anlaşıldığından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi, 1. fıkrası uyarınca, İzmir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün bulunduğu yer idare mahkemesi olan İzmir İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde İzmir İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın İzmir 4. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 23. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/01/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Gümrük vergileri tanımı içerisinde yer aldığından bahisle kaynak kullanımı destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca para cezası istenmiş olup, anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre tahakkuk ettirilen fon payı üzerinden para cezası hesaplanması, Anayasa'nın 38. maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, fon payı üzerinden 4458 sayılı sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin belirtilen gerekçeyle iptali gerekmekte olup, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle işlemin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1…. Bölge İdare Mahkemesi …....


