WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

KARŞI OY YAZISI Dosya kapsamından; Davalı ...’nın gece vardiyasında olduğu günlerde, davacı ...’nin müteaddit defalar ...’yı müşterek haneye aldığı, son olayda davalının isteği üzerine davalının babası tanık...’nin gece 01.00 sularında tarafların müşterek hanesine gittiği, evin önünde ...’nın ekmek arabasını gördüğü, tarafların müşterek hanesinin kapısını çaldığı, kapının yaklaşık beş dakika sonra açıldığı, ayrıca kapının önünde ...’ya ait ayakkabıları gördüğü, şüphelenmesi nedeniyle önce odalara baktığı daha sonra banyoya yöneldiği, davacının tanığı banyoya sokmadığı, tanığın da kızarak evi terk ettiği, bu olaydan sonra tarafların ve bir kısım tanıkların bu olayı görüşmek amacıyla toplandıkları, bu görüşmeler sırasında davacının tanık ...ve ...’a...’yi eve aldığını birlikte olduklarını itiraf ettiği, tanık ...’a da ... ile istemeden birlikte olduğunu söyleyip ağladığı anlaşılmıştır. Davacının dosyaya yansıyan eylemleri, zina eylemini kabule yeterlidir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşanma davaları ile birlikte talep edilen ve boşanmanın eki niteliğinde olması nedeniyle ayrıca harca tabi olmayan istemlerin kabulü ya da reddi nedeniyle taraflar yararına ayrıca vekâlet ücretine hükmedilemeyecek olması karşısında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin tamamı bir bütün olarak gözetildiğinde, boşanmanın eki niteliğinde ki bu taleplere yönelik bozma sonrası kanun gereği duruşmalı olarak yapılan yargılama nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesince haklılık durumu gözetilerek yeniden vekâlet ücretine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü, 326 ncı, 356 ncı maddesinin birinci fıkrası, 358 inci ve 369/1 inci, 370 inci, 371 inci ve 373 üncü maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin tamamı. 3....

Temyiz Sebepleri Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin boşanma için haklı bir nedeni olmamasına rağmen davasının kabul edilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, geçerli bir nedeni olmaksızın evini ve ailesini terk ettiğini, ailesini maddi yönden zor durumda bıraktığını, kök ailesinin etkisi altında kaldığını, tazminat taleplerinin taraflarca yargılama aşamasında her zaman dile getirilebileceğini bu sebeple tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen hükmün hatalı olduğunu, ergin kızı ile birlikte kaldığını ve günün enflasyon koşulları dikkate alındığında mahkemece hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının az olduğunu, tarafların bir araya gelememesindeki kusurun erkekte olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kadına yüklenmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat talepleri hakkında karar verilmemesi, yoksulluk nafakasının miktarı ile yargılama giderleri ve vekâlet...

Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 15. Öte yandan, söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....

Taraflar, 2004 yılında evlenmişler, ilk boşanma davasını davacı koca 01.02.2006 tarihinde açmış, mahkemece davacı kocanın kusurlu olması nedeniyle boşanma davasının reddine karar verilmiş, karar kesinleştikten sonra davacı koca tarafından TMK'nun 166/3. maddesi uyarınca ikinci kez 15.11.2010 tarihinde boşanma davası açılmış ve boşanmayla sonuçlanmıştır.İlk boşanma davasının davacının kusurlu olması nedeniyle reddine karar verildiğine göre, boşanma ve evliliğin kısa sürmesinden davalı kadının sorumlu tutulması söz konusu edilemez. Dava konusu taşınmaz davacı tarafından davalı eşe bağışlandığına ve bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği kabul edilemeyeceğine göre, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Davacı-karşı davalı (erkek) vekili tarafların 11 yıldır süren evliliğine rağmen cinsel ilişki yaşamadıklarını, taraflar arasındaki cinsel uyumsuzluğun huzursuzluğa sebep olduğunu, bu sebeple çıkan tartışmada evi terk etmek zorunda kaldığını ileri sürerek boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı (kadın) vekili, cinsel uyumsuzluğun müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının hiçbir şekilde tedaviye yanaşmadığını, evin hiçbir ihtiyacını karşılamadığını, evi terk etmeyi alışkanlık haline getirdiğini belirterek tam kusurlu olan davacının boşanma davasının reddine, karşı davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesini, 10.000, -TL maddi, 100.000, -TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir....

ın iş kazası geçirerek malul kaldığı tarihe kadar tarafların arasında herhangi bir anlaşmazlığın bulunmadığı, söz konusu kazadan sonra davalının ailesi ile davacı arasında anlaşmazlıkların baş gösterdiği ancak söz konusu kazadan sonra davalının ailesi ile yaşanan sıkıntılar nedeniyle davalıya herhangi bir kusur atfının mümkün olmadığı, bu bakımdan davalı ...'...

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflara usulünce tebliğ edilmiş, taraf vekilleri temyiz süresi içerisinde dosyaya 10.10.2022 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünü sunmuşlardır. İş bu anlaşmalı boşanma protokolü başlıklı dilekçeden, tarafların boşanma ve boşanmanın mali sonuçları ile velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesi konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılmaktadır. O halde, boşanma ve boşanmanın fer'îlerine ilişkin anılan protokol hükümleri dikkate alınarak, taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri yönünden sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI....

CEVAP Davalı -karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde; erkeğin evi terk ettiğini, otuz iki aylık evliliğin yirmi dört ayının gemide geçtiğini, kadının eşini kırmamak için işinden ayrılarak gemide yaşamayı kabul ettiğini, şiddete meyilli olduğunu, bahsedilen mesajların kadına ait olmadığını, sürekli boşanmak istediğini söylediğini, kadının boşanmak istememesine rağmen ısrarla pazarlık yapmak istemesi nedeniyle kadının da boşanmak için talep ettiği miktarı söylediğini, kıskanç olduğunu, kadının eşyalarını karıştırdığını, alkol alıp hakaret ettiğini, çocuk sahibi olmak istemediğini, kadının ailesi ile sorun yaşadığını, kadının ailesi ve arkadaşlarının ortak konuta gelmesini istemediğini, eve gelmemeye başladığını, aldattığına dair ciddi şüpheler olduğunu ve maddî yardımda bulunmadan evi terk ettiğini iddia ederek; erkeğin davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları karşısında kadına kıskanç davrandığı kusurunun yüklenemeyeceği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin tam kusurlu olması nedeniyle erkeğin davasının reddine karar verilmesinin gerekeceği ancak kadının davasındaki boşanma hükmünün kesinleşmiş olması sebebiyle erkeğin davasının konusuz kalmış olduğu, erkeğin davasında haklılık durumuna göre kadın lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiği, kadının istinaf edilmeksizin kesinleşen boşanma davası hakkında yeniden boşanma hükmü kurulmasının doğru olmadığı, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile sona ermiş olan tedbir nafakalarının İlk Derece Mahkemesinin son kararının tarihi itibariyle artırılmasının usul ve kanuna uygun olmadığı, çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakalarının ve kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatın miktarının...

UYAP Entegrasyonu