İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A.İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/840 Esas, 2019/223 Karar sayılı kararıyla; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine ve ortak çocuğa fiziksel şiddet uygulayan, aşağılayan, uzun süredir evi terk eden, evi terk ettikten sonra ihtiyaçlarla ilgilenmeyen ve eşine ve çocuğuna ilgisiz davranan erkeğin tam kusurlu olduğu, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin üstün yararına olacağı, velâyet kendisine verilmeyen eşin çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü olduğu ve kadının ziynet alacağı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; boşanma davasının kabulü ile tarafların...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının annesinin tarafların evliliğine karıştığı, davalının ise davacıyı dövdüğü, davacıyı arayıp sormadığı, her ne kadar davacı, tarafların ortak evden ayrılmış ise de davacının evi terk etmesinin sebebinin davalının davacıyı dövmesi nedeniyle olduğu, haklı sebeple evden ayrıldığı, her ne kadar davacı evden ayrılırken ortak çocuğu davalıda bıraktığı ve bu sürede çocuğa davalının annesinin baktığı anlaşılmakta ise de, daha sonrasında tarafların ayrı kaldıkları dönemde davacının çocuğu görmek istemesine rağmen davalının çocuğu davacıya göstermediği, davacının evi terk etme sebebinde halkı olması, somut olayda çocuğu bırakmasının ise eylemli terk hali olmadığı ve çocuğu görmek istediği anlaşılmakla boşanmaya sebep olan olaylarda davalının ağır, davacının az kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin...
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının babasını çağırarak menkullerini, nakit para ve altınlarını alarak evi terk ettiğini, ailesinin eşini doldurduklarını, saatlerce annesi ile telefonda konuştuğunu, uzun süreler annesinde kaldığını, annesinin müvekkiline anne-babasının yanında hakaret ettiğini, beddualarda bulunduğunu, baldızı Nurten'in sürekli telefonda evliliği bitirmesi konusunda etkilediğini, kadının kasık ve cinsel organındaki rahatsızlığı nedeniyle verilen ilaçları kullanmadığını, kadınlık görevlerini yerine getirmediğini, evi terk ettikten 9 gün sonra dava açtığını, belirterek bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 100.0000,00 TL maddî ve 50.0000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık anlatımlarından kocanın dava dışı bir kadınla birliktelik yaşamak suretiyle sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve birliğin sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrasının koşulları oluştuğu İlk Derece Mahkemesi'nin kusur tespiti ve buna bağlı kadının boşanma davasının kabulü usul ve yasaya uygun olduğundan davalı erkeğin boşanma davasının kabulü ve kusur tespitine yönelik istinaf talebinin esastan reddine, kadın yararına 40.000,00 TL maddî ve 35.000,00 TL manevî tazminat takdiri ve miktarının hakkaniyete uygun olması nedeniyle tarafların tazminatlara yönelik istinaf taleplerinin reddine, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi nazara alındığında, davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının az olduğu ve boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten geçerli olmak üzere aylık 1.000,00...
terk ettiğini belirterek, çocuğun velâyetinin davalıya verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, hükmün boşanmaya ilişkin gerekçesinde, davalının evin geçimini teminde ihmalkâr davrandığı, davacıya saygı ve sevgi göstermediği, davacıya karşı küçük düşürücü sözler sarf ettiği, davacının ise müşterek haneyi terk edip gittiği, tarafların bir yıldır ayrı yaşadıkları, davacı erkeğin bu sorumsuz davranışları nedeniyle ağır kusurlu sayıldığı belirtilmiş, hükmün tazminatlara ilişkin gerekçesinde ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda iki tarafın da eşit kusurlu olduğu belirtilerek, davacının maddi-manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin kadına evliliğin başından beri fiziksel şiddet uyguladığı, küfür ve hakaret ettiği, bu haliyle süregelen fiziksel ve psikolojik şiddetinin sabit olduğu, yaşanan süreçte kadının dava tarihi ile aynı tarihte erkeğin kendisine şiddeti ve ölüm tehdidi nedeniyle yaptığı başvuru üzerine erkek hakkında tedbir kararının uygulandığı dikkate alındığında kadının birlik görevlerini yerine getirmemek amacı ile evi terk etmesi söz konusu olmayıp erkeğin şiddeti ve ölümle tehdidi karşısında evden ayrılmaya zorlandığı anlaşıldığından kadına evi terk etme kusurunun yüklenmesinin hatalı olduğu, erkeğin tam kusurlu olduğu ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kadın yararına hükmolunan manevî tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile hükmün ilgili bentleri kaldırılarak; davalı-davacı erkeğin tüm istinaf taleplerinin reddine, davacı-davalı kadının kusur belirlemesine yönelik istinaf talebinin...
Ancak erkeğin boşanma davası yönünden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilenden alınmasına karar verilir. Vekâlet ücreti de yargılama giderindendir. Davacı-karşı davalı kadın yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Bu nedenle kadın lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre erkeğin davasının reddinden kaynaklanan vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Kadın lehine erkeğin davasının reddi nedeniyle maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sık sık ailesinin yanında zaman geçirmek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığı ve müşterek evi terk ettiği, ayrıca celp edilen HTS kayıtlarından davacının sık ve yoğun görüşmeler yaparak güven sarsıcı şekilde davrandığı, davacının kusurlu hareketleri nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davacı tarafından davalı-karşı davacıdan kaynaklanan geçimsizliği kabule elverişli durumların varlığı ispatlanamadığı, kadının tamamen kusurlu olduğu, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesinin üstün yararlarına olacağı ve velâyet kendisine verilmeyen eşin çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü olduğu gerekçesi ile; asıl davanın...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, tanık beyanlarından Figen'in ailesinin Zafer'den başlık parası istediği, Zafer'in başlık parasının bir kısmını Figen'in ailesine verdiği ancak 5.000,00 TL'lik kısmı ödemediği ifade edilmiş, tanık beyanları ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerden Figen'in evi terk etmesini gerektirecek haklı bir sebebin olmadığı, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davalı kadının evi terk etmesini gerektirecek bir neden olmamasına rağmen evi terk ettiği anlaşıldığından, kadının tam kusurlu olduğu, ... kadın tarafından açılan asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ... kadın lehine 500,00 TL tedbir nafakasına, erkeğin manevî tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL tazminatın davacı-karşı davalı ......


