İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kanıtlanan maddî olgu ve olaylara göre; taraflar arasında, yaşanan olaylar nedeniyle evlilik birliğinin eşlerden devam ettirmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı ve eşler arasında şiddetli geçimsizlik bulunduğu, birleşen dosya davacısı kadının tarafların ayrılmaya neden olan olayda evi terk etmesi nedeniyle az kusurlu olduğu, buna karşılık davalı erkeğin düşük tehlikesi olduğu dönemde, hastahanede ve sonraki süreçte eşini yalnız bırakıp onunla ilgilenmediği, ortak çocuğun doğumunda dahi yanında olmadığı, doğumdan sonra dahi çocuğunu görmeye gitmediği, bu nedenle davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmış, ayrıca evlilik birliğinin devamında taraflar ve toplum yönünden korunmaya değer bir yararın da tespit edilmediği gerekçesiyle asıl davanın reddi ile birleşen davanın boşanma yönünden kabulü ile tarafların tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı her ne kadar davalının, davacıdan habersiz evlerini sattığı, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, davacıya harçlık vermediği, eve geç gelerek eşi ve ailesiyle ilgilenmediği, yaşanan tartışma sonrası davalının evi terk ederek gittiği anlaşılmışsa da tarafların daha sonra barışarak tatile gittikleri anlaşıldığından, bu durumda davacı kadının, davalı erkeği bu eylemi nedeniyle affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşıldığından bu eylemler nedeniyle davalıya kusur olarak yüklenmediği, davalının Kırıkkale 1....
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-davacı kadın vekili erkeğin davasının kabulü, kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddi, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur. 2....
DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya hakaretler ettiğini, bununla da yetinmeyip tartışma çıkarıp küfürler ettiğini, davalı-karşı davacının müvekkiline psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, davalının davacıyı merdivenlerden ittiğini, kaç kez saçından tutarak davacıyı darp ettiğini belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, davacı lehine aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkiline hakaret ettiğini, sık sık evi terk ettiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
de yaşayan annesinin rahatsızlığı nedeniyle davacı erkekten izin alarak rızası ile ...'e kısa süreli ziyaret için geldiğini, sonra ise eve dönmesinin davacı erkek tarafından engellendiğini, müvekkilinin eve dönemeyince mecburen annesinin evine sığındığını, davacı erkeğin evlilikleri süresince müvekkiline maddî, manevî şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, toplum içerisinde rencide ettiğini, defalarca evden kovduğunu, gereksiz kıskançlıklar yaparak hayatı müvekkiline çok zor hale getirdiğini, davacı erkek hakkında açtıkları tedbir nafakası taleplerinin haklı bulunduğunu, nafakanın arttırılması davalarının ise devam ettiğini, davacı erkeğin kendi kusuruna dayanarak boşanma talep etmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, aksi halde müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.05.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece davalı kadına duruşmaya gelip, sorulan sorulara cevap vermediği takdirde başka bir erkekle olan ilişkisini kabul edeceği belirtilerek isticvap davetiyesi çıkarılmış, davalı kadının davetiye tebliğine rağmen gelmemesi nedeniyle bu ilişkinin varlığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Boşanma davalarında tarafların ikrarı hakimi bağlamaz (TMK.m.184/3)....
Ortada terk nedeniyle açılmış bir dava da yoktur. Gerçekleşen bu durum karşısında, davalı kadına izafe edilebilecek kusurlu bir durum kanıtlanamamıştır. Bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde davalı kadının kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bozulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum....
Davacı vekili; davalı ... ile davacının, diğer davalı ...’ün isteği üzerine evlendiğini, bu evlilikten müşterek çocuklarının olduğunu, davalı ...’un evi terk edip Kahramanmaraş iline gittiğini, kendisi ile evlenmeden önce gayri resmi evli bulunduğu kadının yanında yaşamaya başladığını, Kadirli 2. Asliye (Aile) Mahkemesinde açılan boşanma davası sonucu boşanma kararı verildiğini, evliliğin davalılardan ...’ün isteği ile gerçekleştiğini, davalı ...’ün başkası ile evli olduğunu bilmesine rağmen evlenmelerine neden olduğunu, davalı ...’ün ise evliliğin yürümesi için çaba sarf etmediğini, evi terk edip dönmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek, davacının maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir....
ın davacı karşı davalının bir valiz ile evi terk ettiğini beyan ettiği, tanık ...'...
Davacı vekili dilekçesinde, davacı ile davalının karı-koca olduklarını, davalının davacı kadını döverek evden kovduğunu, davalının davacıya ait 2 nolu dairede oturmaya devam ettiğini belirterek haksız işgal nedeniyle davalının müdahalesinin önlenmesi ve 20.06.2008 boşanma dava tarihinden 15.12.2008 bu dava tarihine kadar 2.500 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalının dava konusu taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle müdahalenin önlenmesi talebi konusuz kalmıştır. Davalı vekili cevabında, dava konusu evin davalı tarafından yapıldığını, ortak aile konutu olduğunu, boşanma davası açtıklarını beyan etmiştir. Mahkemece; müdahalenin önlenmesi talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibariyle tarafların evliliklerinin yasal olarak devam ettiği için davalının haksız işgalci olmaması nedeniyle ecrimisil davasının reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....


