WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2008/8633 sayılı dosyaları ile aynı taşıt kredisi rehin sözleşmesine dayanılarak takip yapılmış ise de; 2008/5660 sayılı dosyada şikayet edenin de kefil olarak yer aldığı kefiller hakkında ilamsız takip yapıldığı, 2008/8633 sayılı dosyada ise araç sahibi şirket hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, bu şekilde takip yapılmasına yasal engel bulunmadığı, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2008/8633 sayılı dosyasının vekalet ücreti tahsil edilmemiş olup hitama erdirilmediği, ayrıca Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2008/8633 ve 2008/5659 sayılı dosyalarının da aynı borca ilişkin, fakat farklı araçlar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip olup, takiplerin mükerrer olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.Mükerrerlik iddiası borca itiraz niteliğinde olup, itirazın, İİK.nun 62/1.maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerekir....

İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı imzaya ve borca itiraz davasında alınan raporda senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet nedeniyle (2008/1632 Hz.No.) alınan raporda imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, keza yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda da imzanın davacı eli ürünü olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak Adli Tıp Kurumu raporunda “Mukayese Belgeler” bölümünde yer alan belgelerin tarihleri senet tanzim tarihi sonrasındaki tarihleri taşımaktadır....

Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar. İcra takip dosyası içerisinde Örnek 10 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda borçlunun yetkiye ve borca itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekir. Çeke dayalı takip, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.), muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK. 10.md.) ve yine İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacaklar niteliğinde olduğundan, bu alacaklar için BK'nun 89/1. maddesi uygulanmaz. Yani kambiyo senedi alacaklısı, kendi yerleşim yerinde takip yapamaz. Öte yandan İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun 30.03.2015 tarihli dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce "borçlunun itirazının süresinde olması halinde takibin durdurulmasına" karar verildiği, alacaklının şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurusunda,borçlunun imzaya ve borca usulüne uygun bir itirazının bulunmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasına dair icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; borçlunun 30.03.2015 tarihli dilekçesinde her ne kadar açıkça borca itiraz ifadeleri yer almasa da kuşku durumunda...

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Müşteki kurumun, Borçlu şirket aleyhine 24.01.2014 tarihinde ilamsız icra yolu ile takibe giriştiği, borçlu şirketin 12.02.2014 tarinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı ve mahkemece itirazın iptaline karar verildiği, kararın şikayet tarihinden önce 24.03.2015 tarihinde kesinleştiği, itirazın iptali ile birlikte takibin kaldığı yerden devam edeceği anlaşılmakla, dosya kapsamına göre sübut bulan ticareti terk eyleminden dolayı sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sanıkların beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma...

Taraflar arasındaki borca itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; TK m. 21/1'de belirtilen usule riayet edilerek yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, borçlunun itirazının süresinde olmadığını, davacının hacizden 13.04.2021 tarihinde haberdar olduklarını, 17.04.2021 tarihinde ilgili icra dosyasına gecikmiş itirazını sunduğunu beyan ettiğini, İİK m. 65/2'ye göre; gecikmiş itiraz üç gün içerisinde yapılması gerektiğini, Kanunda belirtilen süre geçtikten sonra yapılan borca itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketinin Türkiye Antalya Şubesi adresine "örnek 7" icra emri gönderidiği, ödeme emrin 7201 Sayılı TK'nın 21/1. maddesi gereğince "Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakınkomşu/kapıcı/yönetici adres kapalıdan sorulmuş muhatabın ......gittiği sözlü beyan edilmiş imzadan imtina edilmiştir....

DAVA Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı lehine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarına havi olmadığını, hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, ödeme emri yerine icra emri gönderilemeyeceğini, alacağın tespitinin yargılama gerektirdiğini, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan ederek, takibin ve buna bağlı olarak icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı banka tarafından şikayetçi borçluya İstanbul 27....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının, borçlu aleyhinde bir adet bonoya dayanarak başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; borçlunun senetteki imzaya itiraz ettiği, mahkemece uzman bilirkişi görüşü doğrultusunda istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İcra Mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, borca ve imzaya itiraz halinde İİK'nun 169/a ve 170. maddeleri uyarınca inceleme yapabilir....

İİK'nun 168/4-5. maddesi gereğince kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borca itiraz ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetin yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda borçlulara ödeme emrinin 17/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin 22/07/2013 pazartesi günü sona erdiği halde, borçlunun süresinden sonra 26/07/2013 tarihinde icra mahkemesine müracaatla takibin iptalini talep ettiği, tebligat usulsüzlüğü yönünde bir itiraz da ileri sürmediği anlaşılmıştır. İİK 168/5 maddesi uyarınca talebin süreden reddi gerekirken işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu