WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

S..... vekili 26.07.2006 tarihinde borca itiraz etmiştir. Bu itiraz dilekçesinde (ödeme emri tebligatını 24.07.2006 tarihinde tebellüğ ettiklerini açıklamıştır. Bu tarih itibariyle hakkındaki takipten haberdar olmuştur. O halde İİK'nun 58. maddesi uyarınca borçlunun 02.08.2007 tarihinde yapmış olduğu şikayetin 7 günlük süreye tabi olması nedeniyle süre aşımından reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının Dairemizce bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmelidir. Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür...) gerekçesi ile onama kararı kaldırılıp yerel mahkeme kararı bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir....

Takip ehliyeti, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kamu düzenine ilişkin olduğundan, her zaman (süresiz) şikayet yolu ile ileri sürülebilir. İcra müdürü ve icra mahkemesi, bu işlemlerin geçersizliğini kendiliğinden (re'sen) gözetmelidir. Somut olayda, borçlunun, alacaklının takip ehliyeti bulunmadığı yönündeki başvurusu şikayet niteliğinde olup, genel haciz yoluyla takipte borçlunun, icra dairesinde borca itiraz etmiş olması, icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak, takip ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptalini istemesine engel teşkil etmez. Bir başka anlatımla, borçlunun özetlenen talepte bulunmasında hukuki yararı vardır. O halde, mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun şikayet ve borca itirazlarını ileri sürerek takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ödeme emri tebliğ tarihinin 19.10.2015 olduğu belirtilerek, bu tarihten itibaren 5 ve 7 günlük itiraz ve şikayet sürelerinde mahkemeye başvurulmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davalı alacaklı ... vekili tarafından davacı borçlu ... aleyhine 600.344,93-TL alacağın tahsili için örnek 11 nolu iflas yolu ile başlatılan icra takibinde, ödeme emrinin borçluya 26/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekili aracılığı ile 02/09/2014 tarihinde takibe ve borca tüm ferileri ile birlikte itiraz ettiği, borçlunun aynı süre içinde takip talebinde ve ödeme emrinde senet, senet yoksa borcun sebebinin gösterilmesi gerektiği halde buna yer verilmediği hususunu şikayet konusu yaptığı anlaşılmıştır....

Örnek 10 ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesinin, borca ve imzaya itiraz süresi, takip dayanağı senedin vasfına yönelik şikayet süresi, ödeme süresinin başlaması ve takibin kesinleşmesi gibi nedenlerle borçlular yararına sonuçları doğmaktadır. O halde mahkemece borçluların usulsüz tebligat şikayetinin esasının incelenmesi, ödeme emrinin borçlulara usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti halinde ise, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Borçlunun seçilen takip şekline göre öğrenme üzerine süresinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği de görülmektedir. Bu nedenle şikayet dilekçesinde yazılı 13.9.2004 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edilmiş sayılmasına karar verilmesi ve tebliğ tarihinin bu şekilde düzeltilmesi gerekirken şikayetin reddi isabetsizdir. (HGK; nun 29.12.1993 tarih ve 1993/18-778 E, 1993/876 K.). Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle IİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin şikayet nedenleri dışındaki diğer şikayet nedenlerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....

İİK.nun 168/3-5. maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfına yönelik şikayet ile borca itiraz 5 günlük süreye tâbi olup, bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan ıslah yoluyla dahi ortadan kaldırılamayacağı gibi, mahkemece de re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, ödeme emrinin 26.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.07.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, senedin teminat senedi olduğuna yönelik bir itirazda bulunmadığı, böylece İİK'nun 168. maddesi gereğince, takibe konu senedin teminat senedi olduğu yönündeki itirazın yasal 5 günlük sürede yapılmadığı görülmektedir....

Bu durumda uyuşmazlığın İİK'nın 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 sayılı Kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerekir (HGK'nın 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258E.1991/344K.). Borçlunun şikayet dilekçesinde, ayrıca gecikmiş itiraz deyimini de kullanmış olması, HMK’nın 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı Yasanın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir. O halde İlk Derece Mahkemesince tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilerek borca itirazlarının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu süresinde yaptığı itirazında '' Tarafına gönderilen 2014/22210 nolu icra dosyasına ve içindeki tarafına gönderilen tüm masraflara itiraz ettiğini '' belirtmiştir. Mahkemece davalının geçerli bir itirazı bulunmadığı, itirazda ifade edilmek istenenin icra memur muamelesine karşı şikayet olarak da yorumlanabileceği bu nedenle itiraz geçersiz kabul edildiğinden itirazın kaldırılması talebinin reddine, davalının tahliyesine karar verilmiş ise de; davalının itirazında icra dosyasındaki asıl alacak ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu niteliği ile davalının itirazı borca itiraz niteliğinde olup icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İcra takibine itiraz varsa itiraz kaldırılmadan tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davalının itirazı incelenip sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....

UYAP Entegrasyonu