Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık usulsüz tebliğ şikayeti ile İİK'nın 169. maddesi uyarınca açılmış kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itiraz ve şikayet taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Tebligat Kanunu 21/1. maddesi, İİK'nın 169. maddesi, TTK'nun 750., 814.maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Bu durumda, borçlu ... adına gönderilen ödeme emri tebligatı, usulsüz tebliğ edilmiş olduğundan, adı geçen borçlu yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, şikayet dilekçesinde bildirilen öğrenme tarihi olan 17.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi gerekir. Öte yandan, İİK'nun 168/1. maddesinin 3, 4 ve 5. bentleri gereğince, borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar....
a ait olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime elverişli olduğu, öte yandan borçlular vekili, dava dilekçesinde imza itirazı dışında ödeme emrine karşı şikayet ve borca-faize-faiz oranına da itiraz etmiş ancak mahkemece bu konularda değerlendirme yapılmamış ise de ödeme emrinde icra dairesi banka hesap bilgilerine yer verildiğinin anlaşıldığı, sair borca itirazlar kamu düzeninden olmadığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğinden incelenemediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlular vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlular vekilince, istinaf dilekçesindeki iddialarla kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2....
itiraz edilmediğinden yine icra emri tebliği üzerinde süresinde şikayette bulunulmadığından borca ve faize itirazın değerlendirilemeyeceği ,davacı yeni malikin 93.884,89 TL borçtan sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, ipotek limitinin 180.000,00 TL olduğu, icra emrinde istenen toplam tutarın 93.884,89 TL olduğu limit aşımının bulunmadığı, davacıya hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğine ilişkin şikayet, hesap kat ihtarının davacıya usulsüz tebliğ edildiği iddiasını da içermekte olup bu şikayet yine ilam niteliği bulunmayan belgeye dayanarak takip yapılamayacağı şikayeti ve borcun muaccel olup olmadığı değerlendirilmeden sonuca gidilemeyeceğine ilişkin şikayetin süreye tabi olmadığı, Öte yandan şikayetin hasmı sadece alacaklı olmasına rağmen davalı olarak gösterilen asıl borçlu ... yönünden şikayetin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken bu hususların İlk derece mahkemesince gözetilmemesi isabetsiz ise de sonuçta şikayetlerin reddi gerektiğinden gerekçedeki kısmi hatanın...
Davacı, 08.02.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile düzenlenen ödeme emrinin 27.02.2013 tarihinde borçlu davalıya tebliğ edildiğinden ve takibe itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 02.07.2013 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile davalının tahliyesini istemiş, davalı vekili ise ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığına ilişkin İcra Mahkemesine şikayette bulunulduğunu, ayrıca borca da itiraz ettiklerini ileri sürerek dava nitecesinin beklenmesini istemişlerdir. Dosyada mevcut karar örneğinden, şikayete ilişkin olarak verilen 18.11.2013 günlü 2013/65 esas, 2013/82 karar sayılı mahalli mahkemenin red kararının, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 16.02.2015 günlü 2014/35339 esas, 2015/2920 karar sayılı ilamı ile davalı borçlunun şikayetinin süresinde olduğunun kabulü ile tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin işin esasının incelenmesi gerekçesiyle, davalı borçlu yararına bozulduğu anlaşılmaktadır....
İstinaf Sebepleri Şikayetçi alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkemenin hükme esas aldığı Yargıtay kararının somut olaydan farklı bir olay için verilmiş bir karar olduğunu, Yargıtay kararında gerekçe olarak gösterilmiş olan İcra İflas Kanunu'nun 269. maddesinin, adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddetini düzenlediğini, somut olayda ise adi kira ve hasılat kirası nedeni ile başlatılmış olan bir icra takibi bulunmadığını, İİK'nın 62. maddesinde borca itirazın süresi ve şekline ilişkin hükümler düzenlendiğini, anılan kanun maddesinde ''İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.'' düzenlemesinin yer aldığını, buna göre, borçlu tarafından ödeme emri tebliğ edilmeden önce yapılan itiraz başvurusunun hukuken geçerli kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....
HGK'nun 13.05.20109 tarih 2009/12-185 E., 2009/182 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere itiraz yapılırken belli sözcüklerin kullanılması (borcu yoktur, itiraz ediyorum gibi) zorunlu değildir. Bu konuda kullanılan sözcüklerin sözcük anlamına bakılmaksızın, onu kullanan kişinin gerçek maksat ve isteği göz önünde bulundurulmalıdır. Borçlu dilekçesinde genel olarak itiraz iradesi çıkarılabiliyor ise bu geçerli itiraz olarak kabul edilmelidir. Bu konuda kuşkuya düşülür ise borçlu lehine hareket edilmelidir. Borçlunun itiraz hakkı süre ile kısıtlanmış bulunan borçlunun çıkarı alacaklının çıkarına göre daha korunmaya layıktır. Borçlu, borca itiraz iradesini ortaya koyduğu için itirazın sürede kabul edilerek takibin durdurulmasına ilişkin 11.06.2015 tarihli icra müdürlüğünün durdurma kararının iptali yerine şikayetin reddi kararı isabetsiz olup, bozulması gerekir. Kararın onanması yönündeki Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne bu nedenlerle katılamıyorum. 12.03.2018...
Kaldı ki, takibin mükerrer olduğu hususu takip şekli itibarı ile İİK'nun 62. maddesi uyarınca yasal 7 günlük sürede borçlu tarafça icra dairesine yapılması gereken borca itiraz niteliğinde olup, mahkemece bu hususun re'sen gözetilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece; borçlunun asıl şikayet konuları üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, re'sen gözetilmesi de mümkün olmayan hususlar nazara alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. Borçlunun şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak, böyle bir durumda, borçlu, itiraz edilmeyerek kesinleşen ihtarnamedeki borca takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir. Somut olayda, borçlu adına çıkarılan hesap kat ihtarının, borçluya 24.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan hesap kat ihtarına borçlu tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır....
MUHALEFET ŞERHi Dava, İ.İ.K'nun 67.maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, anılan yasanın 67/1 maddesi hükmü gereğince, icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde böyle bir davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmasının zorunlu olduğu muhakkaktır. Somut olayda davacı alacaklının borçlu davalılar hakkında 11.06.2001 tarihinde icra takibine giriştiği, davalıların borca itiraz ettikleri itiraz dilekçesinin icra dosyasından her nasılsa 2009/14975-2010/9552 alındığı yönünde icra müdürlüğünce tutanak düzenlendiği, bunun üzerine davalıların 16.7.2001 tarihli yeni bir dilekçe ile borca itiraz ettikleri, itiraz dilekçesinin süresinde verilip verilemediği hususunda uyuşmazlık çıktığı, bunun üzerine, ... İcra Tekik Mercii Hakimliğinin 2001/101 esas 2002/100 K sayılı 28.6.2002 tarihli kararı ile borca itirazın süresinde yapıldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır....


