Davalı, davacının zamanaşımına uğramış bonoya alacağını dayandırarak yazılı delil başlangıcı olarak dosyaya sunmakta olduğunu, davacı ile hukuki bir ilişkisinin olmadığını, senedi kendisinden borç alan dava dışı şahıstan borcun tahsil edilmesi amacıyla cirolayarak 3. kişiye verdiğini, alacaklı olduğu halde borçlu durumuna düştüğünü, borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı ile davalı tarafından ciro edilen senede dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi İtirazın İptaline ilişkin davada Konya 5. Asliye Hukuk ve 5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın bonoya dayalı alacak davası olduğu, davanın ticari dava olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Dava esasen, zamanaşımına uğrayan senetlere dayalı olarak keşideci yönünden sebepsiz zenginleşme,---- alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Bonoda zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte ---- maddesi ile poliçedeki zamanaşımına dair ---- maddelerine yollama yapılmaktadır. Ancak poliçede zamanaşımının kesilmesini düzenleyen ---- maddeleri bonoya doğrudan uygulanabilir ise de poliçede zamanaşımı sürelerini düzenleyen ----maddesi bononun niteliğine aykırı düşmeyecek şekilde uygulanacaktır....
İnceleme konusu karar, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6644 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Daire belirlenmek üzere Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine, 13.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine keşidecisi davalı, lehdarı davacı olan 15.7.2014 düzenleme, 30.9.2014 vade tarihli 82.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, aynı bononun daha önceden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine konu edildiği fakat takibin icra mahkemesi marifetiyle iptal edildiği, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır....
Davacı alacaklı, 09.04.2010 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin 2009/4005 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, İcra Mahkemesince durdurulan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İİK'nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan bir dava olup, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe İcra Mahkemesine yapılan itiraza karşı açılamaz. Davacı vekili, 08.12.2010 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali şeklindeki talebini alacağın tahsili şeklinde ıslah ettiğini bildirmiştir. Islah tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmeleridir. Davacı ıslah ile dava sebebini veya talep sonucunu değiştirebilir. Somut olayda davacı itirazın iptali talebini alacak talebi olarak ıslah ettiğini bildirmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonoya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. ''Zamanaşımına uğrayan bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan yararlanamayacak ve hatta adi senede dahi dönüşemeyecektir. Zira zamanaşımına uğrayan bono fiziki olarak ortada olsa bile maddi hukuk anlamında artık hiçbir şey ifade etmemekte sadece ispat hukuku alanında delil başlangıcı olarak kabul edilmektedir (Öztan, s. 878; Kendigelen/Kırca, s. 264). Bu itibarla zamanaşımına uğrayan bono adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacak, bununla birlikte sadece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi kapsamında bir (yazılı) delil başlangıcı olarak kullanılabilecektir....
(Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmüne amirdir. Dava esasen, zamanaşımına uğrayan bonoya dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Bonoda zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nin 778/1 -h maddesi ile poliçedeki zamanaşımına dair TTK'nin 749 ilâ 751. maddelerine yollama yapılmaktadır. Ancak poliçede zamanaşımının kesilmesini düzenleyen TTK'nin 750 ve 751. maddeleri bonoya doğrudan uygulanabilir ise de poliçede zamanaşımı sürelerini düzenleyen TTK’nin 749. maddesi bononun niteliğine aykırı düşmeyecek şekilde uygulanacaktır....
İcra takibine dayanak yapılan senedin teminat olarak verildiği iddiası İİK.nun 169.maddesi kapsamında borca itiraz olup, bu itirazın aynı Kanunun 168/5.maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren (5) günlük sürede icra mahkemesine bildirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, borçluya örnek (10) nolu ödeme emrinin 12/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise açıklanan yasal beş günlük süre dolmadan 17/07/2013 günü icra mahkemesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde teminat olgusunu ileri sürmediği, bu süreden sonra yargılama devam ederken, alacaklının kollukta vermiş olduğu ifade tutanağını ibraz ederek senedin teminat amaçlı verildiği iddiasında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü ve takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, itiraz ve şikayetlere müdahale yolu ile katılmaya yasal imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle icra dosyasında taraf sıfatı dahi olmayan ....'...
Mahkemece, takip konusu bononun zamanaşımına uğradığı, davacının senedi keşideci olarak imzalayan davalıya karşı TTK.644.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvuru hakkına sahip ise de, zamanaşımı nedeniyle davacının bir alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, yargılama aşamasında mal sattığı davalıdan alacağını talep ettiğini beyan etmiştir. Davacının bu beyanı, davalı savunması ve tüm dosya kapsamından davacının, aralarındaki temel borç ilişkisine dayalı olarak yapılan icra takibinde söz konusu bonoya belge olarak dayandığı anlaşılmaktadır....


