İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalı hakkında ilamsız takip yolu ile 24.11.2017 tarihinde Gölhisar İcra Müdürlüğünün 2017/1048 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, takibin itiraz üzerine durduğu, dosyada alacaklı tarafça her hangi bir feragat beyanının bulunmadığı gibi itiraz üzerine 29.11.2017 tarihinde duran takibe karşı herhangi bir girişimde bulunmadan 08.11.2018 tarihinde Gölhisar İcra Müdürlüğünün 2018/753 E. sayılı takibine başlanıldığı ve itiraz üzerine de itirazın iptali davasının açıldığı, itirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olan bir dava türü olup, dava şartlarından birinin de geçerli bir icra takibinin bulunması olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 inci maddesinin birinci fıkrasının ''alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren altı ay içerisinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir, bu süre içerisinde itirazın kaldırılması...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/12/2011 NUMARASI : 2010/201-2011/263 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan N.. U.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalılardan N.. U..'un kredi borçlusu diğer davalıların da müvekkili ile birlikte müteselsil kefil bulunduğu Genel Kredi Sözlemesine ait borcun ödememesi üzerine dava dışı bankaca başlatılan icra takibinde 26.04.2010 tarihinde 79.000 TL'lik ödeme yaptığını, BK. 488. maddesi uyarınca hisseleri oranında rücu hakkını kullanmak için ödediği miktar yönünden asıl kredi borçlusu ve diğer kefillere karşı başlattıkları icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı N.....
'ün ölümü ile mirasçıları olan eşi ve çocuklarına karşı icra takibine konu edildiği, takibe itiraz eden davalıların yargılama sürecinde borçlu olmadıklarını ispat edemedikleri, delil sunmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların ... ı İcra Müdürlüğü'nün 2013/2225 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe yaptıkları itirazların iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, bonoya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılardan ... ve ... takibe yapmış oldukları itirazlarında takip konusu senetteki keşideci imzasının ... ’e ait olmadığını belirterek, ayrıca imza itirazında da bulunmuşlardır....
Bankasındaki hesabından davalının hesabına 24.10.2017 tarihinde açıklamalı olarak havale eden davacı bonoya bağlı borcunu süresinde davalıya ödediğini, ancak davalının bedelini aldığı bonoyu davacıya iade etmediğini aksine değinilen ödemeden sonra söz konusu bonoyu yine kendi avukatının vekil olarak takip ettiği bir başka şahıs adına muvazaalı olarak Serik ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasından tekrar icra takibine konu ettirip bedelsiz kalan bono karşılığı davacının hakları saklı kalmak üzere Serik ......
Davacı ..., aleyhine kambiyo senedine dayanarak başlatılan icra takibine karşı menfi tespit isteminde bulunmuş, birleşen davada ise davacı ... 26.09.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali için dava açmıştır. Menfi tespit davasında lehtar davalı ... hakkında ceza mahkemesinde dava açılmış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse de, hukuk mahkemelerinde bu karar bağlayıcı olarak kabul edilemez. Davacı, boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı belgeyle kanıtlamak zorundadır. Birleşen davada ise, 26.09.2008 tarihli sözleşme altındaki imza davalı ... tarafından inkar edilmediğinden, mahkemece sözleşme aslı getirtilip sözleşme hükümlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tanık ifadelerine itibar edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir....
Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı yanca davalı aleyhine açılan davada, alacağın kaynağı olarak 20/10/2010 tanzim, 15/09/2015 vade tarihli ve 23.500,00 TL bedelli, zamanaşımına uğramış bir adet bonoya dayanılmıştır. Davacı vekili 27/03/2023 tarihli beyan dilekçesi ile itirazın iptaline konu borcun esas ilişkiye dayandığını beyan etmiştir. Şu halde takip konusu alacağın bonoya dayanmayıp, temel ilişkiye dayandığı, davacının bonoya bir kambiyo senedi olarak değil bir ispat vasıtası olarak dayandığı kabul edilmelidir. Buna göre, zamanaşımına uğramış bono, delil başlangıcı niteliğinde olup, temel ilişki yönünden ispat yükü davacıdadır. Davacı, dava dilekçesinde dava konusu takibe konu edilen bononun taraflar arasındaki ticari ilişkiye karşılık verildiğini ileri sürmüş, davalı davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluların yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı bononun alacaklı ile aralarında düzenlenen 15/04/2015 tarihli sözleşme gereğince teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece İİK'nun 170a. maddesi gereğince takibin iptaline karar verildiği görülmektedir....
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, takip konusu bonodan dolayı davalı borçlunun davacı dışındaki mirasçıların payına isabet eden kısmı ödediği sabit ise de, davacının payına düşen kısmı ödediğini ispat edemediği, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 22.687,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu durumda dava, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğindedir. Aynı Kanunun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 133 üncü maddesi. 3....


