WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Aile Mahkemesinin 2017/665 Esas sayılı dosyasıyla açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davasının 04/07/2017 tarihinde feragat nedeniyle reddedilerek kararın 12.12.2017 tarihinde kesinleştiğini,davacı-davalının ortada geçerli bir sebep yokken ortak haneyi terk ettiğini, sonrasında açtığı ilk boşanma davasından feragat ettiğini, davacı-davalının dilekçesinde 13 Mayıs 2017 tarihinden sonra tarafların bir araya gelmediğini beyan ettiğini, feragat edilen davada da aynı vakıalar ileri sürüldüğünden davacı-karşı davalının açmış olduğu asıl davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, davacı kadın eş tam kusurlu olduğundan açtığı davanın ve taleplerin reddi ile davalı-davacı erkek eşin maddî ve manevî tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini, davacı-davalı yararına yasal koşulları oluşmayan yoksulluk nafakası talebinin reddi gerektiğini belirterek, kararı; kusur tespiti, asıl davanın kabulü, nafaka ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf...

İş sayılı dosyası ile terk ihtarı gönderdiğini, müvekkilinin evi terk etmek kastı olmadığını, yaşanılan olaylar nedeniyle tarafların bir araya gelmesine imkân bulunmadığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına 500TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000TL maddi, 10.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı İstemi: 5. Davalı-karşı davacı vekili 29.03.2012 tarihli karşı dava dilekçesinde; davacının evine ve eşine karşı ilgisiz olduğunu, 1979 yılından beri yatağını ayırdığını, son olarak torununa bakma bahanesi ile evi terk ettiğini, bir daha dönmediğini, yakın çevresine ayrılmak istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin tüm barışma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını ve son çare olarak Ankara 8....

Buna göre davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu, ispat yükü altındadır. Davacı taraf, iddiasını ispat için, taraflar arasında görülen boşanma davalarına delil olarak dayanmıştır.... Hukuk (Aile) Mahkemesi'nde görülen ... sayılı ve 26.09.2009 kesinleşme tarihli boşanma kararı incelendiğinde; davacı kocanın şiddetli geçimsizlik nedeni ile açtığı boşanma davası reddedilmiştir. Bu davanın kesinleşmesinden sonra davacı koca tarafından fiili ayrılık nedeniyle açılan boşanma davası sonucu, Afyonkarahisar Aile Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davacı kocanın davalı kadına yönelik olarak fiziki şiddet uyguladığı, müşterek evden kovduğu, davacının kusurlu olduğu, davalı kadına atfedilecek bir kusurun ispat edilemediği tespit edilmiş, hüküm derecaattan geçerek kesinleşmiştir. ./.....

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının davacıyı dövmesi nedeniyle, davacının müşterek çocukları ...'ı da alarak müşterek haneyi terk ettiğini ve baba evine sığındığını, davacının gördüğü şiddet üzerine evden çıktığını ve hiçbir eşyasını alamadığını, boşanma davası devam ederken bu eşyaların davalıdan istendiğini ancak iade edilmediğini, belirterek 124 gr 22 ayar bilezik, 50 gr 14 ayar takı seti, Pırlanta yüzük, 10 gr 14 ayar bilezik, 40 tane küçük altın, 44 gr 22 ayar bilezikten oluşan ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir....

Dairenin 29.11.2022 tarihli ve 2022/7831 Esas, 2022/9707 Karar sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararında, kayınpederi ile yaşadığı tartışma nedeniyle evi terk etmesini gerektirir bir durum olmamasına karşın evi terk eden ve eşini kıskanarak huzursuzluk çıkaran kadın ile her ne kadar iş nedeniyle de olsa iş saatlerini kendisi ayarlayabildiği halde eve geç gelen ve ihtiyaçları karşılamayarak birlik görevlerini yerine getirmeyen erkeğin eşit kusurlu olduğuna hükmedildiği, erkeğin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları nedeniyle kadının evden ayrılmak zorunda kaldığı, haklı sebeple evden ayrılan kadına “eşini terk ettiği” vakıasının kusur olarak yüklenmesinin doğru bulunmadığı, kaldı ki ortada terk hukuki sebebine dayalı bir dava da bulunmadığı, bu itibarla, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda eve geç gelen ve birlik görevlerini yerine getirmeyen erkeğin eşini kıskanarak huzursuzluk çıkaran kadına nazaran ağır kusurlu olduğu, tarafların...

Değerlendirme 1.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının ispatlanmış olması gerekir. Mahkemece, davalı kadının evi terk ederek birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olmayıp davacı erkek tarafından terk hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış bir boşanma davası da bulunmamaktadır. Davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışı ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilecek yerde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2....

TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASINDA UYGULANACAK MEDENİ KANUN "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalıya 30.1.2002 tarihinde tebliğ edilen ihtar kararında "...tebliğden itibaren 1 ay içerisinde ortak haneye dönmesi" ihtar edilmiştir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164. maddesine göre, "...terk eden eşe 2 ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğinin ihtar edilmesi..." zorunludur, ihtar kararı Türk medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olsa bile, tebliği kanunun yürürlüğünden sonra olduğu için 4722 sayılı Yürürlük Kanununun 9/1. ve 3. maddeleri gereğince yeni kanuna tabidir. Yeni Türk Medeni Kanununun 164. maddesi hükmü karşısında ihtar geçersiz duruma gelmiştir....

TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASINDA UYGULANACAK MEDENİ KANUN "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalıya 30.1.2002 tarihinde tebliğ edilen ihtar kararında "...tebliğden itibaren 1 ay içerisinde ortak haneye dönmesi" ihtar edilmiştir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164. maddesine göre, "...terk eden eşe 2 ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğinin ihtar edilmesi..." zorunludur, ihtar kararı Türk medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olsa bile, tebliği kanunun yürürlüğünden sonra olduğu için 4722 sayılı Yürürlük Kanununun 9/1. ve 3. maddeleri gereğince yeni kanuna tabidir. Yeni Türk Medeni Kanununun 164. maddesi hükmü karşısında ihtar geçersiz duruma gelmiştir....

A.H.( Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki birleştirilerek yapılan davanın muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı tarafından 02.09.2005 tarihinde kaleme alınan ihtar dilekçesi davalıya 07.10.2005 tarihinde tebliğ edilmiştir. Terk nedeniyle boşanma davası ise iki aylık yasal süre beklenmeden 10.11.2005 tarihinde açılmıştır. #Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, ihtarın Türk Medeni Kanununun 164. maddesi ile 27.3.1957 günlü 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun bulunmamasına göre geçersiz ihtara dayanılarak açılan davanın reddi doğrudur....

DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kadının hiç bir haklı sebebi olmaksızın davacıyı bakıma muhtaç bir şekilde bırakıp gittiğini, müvekkilinin sağlık sorunları bulunduğunu, davalı kadının birbirine bakma yükümlülüğünden kaçmak amacı ile ortak evi tüm özel eşyalarını alarak terk ettiğini, terk ihtarına dayalı boşanma davası açıldığını ancak eve dön ihtarının usulsüz olması sebebiyle davanın reddedildiğini ileri sürerek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu