davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile şahsi ilişki kurulmasına, ortak çocuk yararına aylık 350,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın lehine 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir....
temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL manevî tazminatın ve 100.000,00 TL maddî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili kanun maddelerinin incelenmesinde yarar görülmektedir. 13. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir” hükmünü içermektedir. 14. Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; davalı kadının, müvekkilini sekiz yıldır abşka bir erkek ile aldattığını ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin öğrenildiğini beyanla, davalı kadının zinası sebebiyle tarafların boşanmalarına, mümkün görülmez ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın, davaya cevap vermemiştir. III....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki evlilik birliğinin tarafların sabit kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığı ve her iki taraf içinde çekilmez hale geldiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda başka kadınla zina boyutuna varan ilişki yaşayan, karısını haksız olarak anne babasına kötüleyen, borçlanacak düzeyde kumar ve bahis oynayan kocanın ağır kusurlu, kocasının ailesine soğuk davranan, evlerine gelmesini istemeyen ve geldiklerinde ilgi göstermeyerek kocasına duygusal şiddet uygulayan kadının ise daha az kusurlu olduğu gerekçesi ile; davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocuğu Duru Erva'nın velâyetinin anneye verilerek baba ile çocuk kişisel ilişki tesisine, çocuk için aylık 350,00 TL tedbir ve 350,00 TL iştirak nafakası ile...
Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
K. adında bir şahıs ile kaçtığını ve zina fiilinde bulunduğunun tespit edildiğini, kadının giderken altınlarını beraberinde götürdüğünü iddia ederek, tarafların zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, anne ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin kısıtlanmasına, erkek yararına hükmün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II....
Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 14. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 15....
CEVAP Davalı- davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin davacı ile maddî manevî ilgilendiğini, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının talep ettiği nafakanın fahiş olduğunu iddia ederek asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine 300.000,00 TL maddî, 300.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
CEVAP Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin açtığı davanın reddine, karşı davanın kabulü ile öncelikle tarafların zina nedeni ile boşanmalarına, mahkeme aksi görüşte ise haysiyetsiz yaşam sürme nedeni ile boşanmalarına, her iki sebep mahkeme tarafından kabul edilmezse evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....


